Hava Durumu

#Alfatli

Yeni Marmara Gazetesi - Alfatli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alfatli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alfatlı: ‘’Küçük yatırımcının birikimi sahipsiz değildir’’ Haber

Alfatlı: ‘’Küçük yatırımcının birikimi sahipsiz değildir’’

Büyük Birlik Partisi olarak sermaye piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Alfatlı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından alınan kararların ardından başlayan sürecin yatırımcılar açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Alfatlı, SPK tarafından 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, söz konusu fonlardaki alım-satım işlemlerinin durdurulması ve sonrasında adli ve mali soruşturmaların başlatılmasının, konunun kapsamlı biçimde incelenmesini gerekli kıldığını söyledi. Fonların tasfiye süreci devam ediyor SPK tarafından belirlenen tasfiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Alfatlı, Tera Portföy fonları için Türkiye İş Bankası’nın, diğer 6 portföy yönetim şirketine ait fonlar için ise Ziraat Bankası’nın yetkilendirildiğini hatırlattı. Alfatlı’nın aktardığı bilgilere göre tasfiye sürecinde fon varlıklarının piyasa koşulları ve yatırımcıların menfaatleri dikkate alınarak nakde çevrilmesi ve elde edilen tutarların yatırımcılara sahip oldukları katılma payları oranında aktarılması öngörülüyor. Alfatlı ayrıca, 21 Eylül 2026 tarihinde yapılan son düzenlemeyle tasfiye için daha önce öngörülen azami 3 aylık sürenin 6 aya çıkarıldığını belirtti. SPK’nın açıklamasına göre sürenin 6 aya çıkarılmasının tasfiyenin mutlaka bu süre içerisinde tamamlanacağı anlamına gelmediğine dikkat çeken Alfatlı, fon portföylerinin yapısı ve piyasa koşullarının uygun olması durumunda işlemlerin daha kısa sürede de tamamlanabileceğini ifade etti. “Asıl mesele yatırımcının zararının nasıl karşılanacağı” Tasfiye işlemlerinin yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından önemli olduğunu ancak tek başına yeterli görülmemesi gerektiğini savunan Alfatlı, geçmiş dönemde gerçekleştirilen işlemlerin de ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi. Alfatlı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Asıl mesele, yatırımcının uğradığı veya uğrayabileceği zararın nasıl ve kim tarafından karşılanacağı ve varsa haksız kazancın kimlerin elinde kaldığının ortaya çıkarılmasıdır.” Alfatlı, bu nedenle soruşturma ve inceleme süreçlerinin yalnızca mevcut fon varlıklarının tasfiyesine odaklanmaması gerektiğini, geçmiş işlemlerin de finansal ve hukuki bağlantılarıyla birlikte ele alınmasının önem taşıdığını belirtti.

Ekrem Alfatlı’dan asgari ücrete sert tepki Haber

Ekrem Alfatlı’dan asgari ücrete sert tepki

Asgari ücret tartışmalarında popülizm yapmadıklarını vurgulayan Alfatlı, rakamlar ve gerçekler üzerinden konuştuklarını ifade etti. 2024 yılında enflasyonun yüzde 44,38 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Alfatlı, asgari ücretliye yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını, bunun da çalışanları yüzde 14–15 oranında reel kayba uğrattığını söyledi. 2025 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 31–32 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Alfatlı, son iki yılın kayıpları birlikte değerlendirildiğinde asgari ücrette ciddi bir telafi ihtiyacı ortaya çıktığını kaydetti. Buna rağmen yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 liranın yeterli görülmesini eleştiren Alfatlı, “Bu yaklaşım yaşanan kayıpları görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı. Kira artış oranlarına da dikkat çeken Alfatlı, yıllık enflasyon yüzde 31–32 seviyesindeyken Aralık ayı kira artış oranının yüzde 35,91 olarak uygulandığını belirtti. Asgari ücretliye yapılan zammın neredeyse tamamının kiraya gittiğini vurgulayan Alfatlı, “En düşük gelir grubundaki bir vatandaş bu farkı nasıl kapatacaktır? Bu mümkün müdür?” diye sordu. Asgari ücret belirlenirken yalnızca kağıt üzerindeki rakamların değil, mutfak ve kira hesabının da yapılması gerektiğini dile getiren Alfatlı, BBP’nin teklifinin net olduğunu açıkladı. Buna göre asgari ücretin net yüzde 50 artırılarak en az 33 bin 50 lira olması gerektiğini söyleyen Alfatlı, “Adaletli olan budur” dedi. Hayat pahalılığı ve enflasyonun sebebinin asgari ücretliler olmadığının altını çizen Alfatlı, yüzde 50’lik artışın son derece makul bir talep olduğunu ifade etti. Bu artışa kadar olan ücret farklarının vergi ve SGK prim yüklerinin kamu tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunan Alfatlı, bunun hem çalışanların alım gücünü koruyacağını hem de işveren üzerindeki maliyet baskısını azaltacağını söyledi. Bu yaklaşımın istihdamın korunmasına ve kayıtlı çalışmanın güçlenmesine katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi. Mevcut tabloda çalışana 28 bin 75 lira reva görülürken, işverene bu tutarın maliyetinin zamanında ödeme indirimi hariç 41 bin 535 lira olduğunu belirten Alfatlı, işveren üzerindeki yüklerin de azaltılmasının elzem olduğunu vurguladı. Açıklanan asgari ücretin çalışanlar açısından derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade eden Alfatlı, “Asgari ücret açlık sınırı değil, insanca yaşam sınırı olmalıdır” dedi. Asgari ücretin yılda iki kez, TÜİK verileri ile bağımsız araştırma kuruluşlarının ortalaması esas alınarak güncellenmesi gerektiğini de dile getiren Alfatlı, Kasım ayı itibarıyla açlık sınırının 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırının ise 97 bin 159 lira olduğunu hatırlattı. Bu şartlar altında 28 bin 75 liralık asgari ücretin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Alfatlı, yükün yine dar ve sabit gelirlinin omuzlarına bırakıldığını ifade etti. “Bu ücretle 2026 yılının geçirilmesi mümkün değildir” diyen Alfatlı, adaletsizliğin bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini belirterek, Temmuz ayında refah payını da içeren bir ara zammın mutlaka yapılması çağrısında bulundu.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.