Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Yeni Marmara Gazetesi - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Münih Güvenlik Konferansı sona erdi Haber

Münih Güvenlik Konferansı sona erdi

Almanya’da Cuma günü başlayan 62. Münih Güvenlik Konferansı (MSC 2026) önemli isimlerin katılımıyla bugün sona erdi. Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların ve çözüm önerilerinin ele alındığı en önemli platformlardan biri olan Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger kapanış konuşmasında, Avrupa'nın geleceği için artık sadece konuşmanın yeterli olmadığını, eyleme ve sağlam bir plana ihtiyaç duyulduğunu belirtti. SAVUNMA, GÜVENLİK, DIŞ POLİTİKA, EKONOMİ VE HİBRİT SALDIRILAR ÖNE ÇIKTI Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in açılış konuşmasıyla Cuma günü resmen başlayan 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda üç gün boyunca savunma, güvenlik, dış politika, güncel küresel sorunlar, ekonomi ve hibrit saldırılar başta olmak üzere dünyanın karşı karşıya olduğu temel problemler ele alındı.Rusya Ukrayna savaşının sona erdirilmesi, Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya olan desteklerini teyit ettikleri ve Rusya’ya yönelik yeni yaptırım taleplerinin öne çıktığı mesajların da verildiği Münih Güvenlik Konferansı aynı zamanda Kiev için Avrupa Birliği üyeliğinin henüz erken olduğunu da gösterdi. 3 gün boyunca 100’den fazla oturumda katılımcılar, dış politika, savunma, enerji, ekonomi başta olmak üzere güncel konular üzerinde de değerlendirmelerde bulundu. KONFERANSA 50’DEN FAZLA LİDER, 60’DAN FAZLA DIŞİŞLERİ VE SAVUNMA BAKANI KATILDI Yıkım sürecindeki küresel düzen tartışmalarının gölgesinde gerçekleşen MSC 2026’ye 50’den fazla hükümet ve devlet başkanı, 60’dan fazla ülkenin dışişleri ve savunma bakanı katılırken, savunma ve dış politika başta olmak üzere küresel konularda uzman bine yakın davetli de hazır bulundu.

"Türkiye ihracat ve pazar kaybı yaşayacak" Haber

"Türkiye ihracat ve pazar kaybı yaşayacak"

Avrupa Birliği’nin Güney Amerika ülkelerinden oluşan MERCOSUR ve Hindistan ile imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları (STA), Türkiye-AB ticari ilişkilerinde yeni bir tartışma başlattı. Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sini gerçekleştirdiği AB’nin üçüncü ülkelerle ticaretini derinleştirmesi, orta vadede Türkiye’nin ihracat ve pazar payı kaybı yaşayabileceği yönünde değerlendirmelere neden oluyor.AB ile MERCOSUR arasında 17 Ocak’ta imzalanan ve yaklaşık 25 yıldır müzakere edilen anlaşma kapsamında, iki blok arasında gümrük vergilerinin büyük bölümünün kademeli olarak kaldırılması öngörülüyor. Yaklaşık 300 milyon nüfusa ve 3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip MERCOSUR ülkelerinden AB’ye özellikle tarım ürünleri, petrol ve minerallerin ihracatının artması beklenirken; AB’nin bölgeye makine, otomotiv, kimya ve sanayi ürünleri satışı öne çıkıyor. Benzer şekilde yaklaşık 20 yıldır müzakereleri süren AB-Hindistan STA’sı da sonuçlandırıldı. Anlaşma kapsamında ticarete konu ürünlerin yüzde 95’inde gümrük vergilerinin aşamalı olarak düşürülmesi planlanıyor. Küresel hasılanın yaklaşık yüzde 25’ini temsil eden iki taraf arasında otomotiv, makine, kimyasallar ve elektrikli ekipman ticaretinde artış bekleniyor.Türkiye iş dünyası temsilcileri, bu gelişmelerin özellikle otomotiv, makine, kimya, tarım ve elektronik sektörlerinde Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade ediyor. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, AB’nin STA imzaladığı ülkelerin gümrük vergilerinden muaf hale gelmesinin Türkiye açısından dezavantaj yarattığını belirtiyor. Tecdelioğlu’na göre, MERCOSUR ülkelerinde Türk ürünlerine uygulanan yüksek vergiler devam ederken AB menşeli ürünlerin bu pazarlara gümrüksüz girmesi, Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir.İş dünyasının temel eleştirisi, 1996’dan bu yana yürürlükte olan Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin yarattığı “asimetri”ye odaklanıyor. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lara Türkiye otomatik olarak dahil olmazken, bu ülkelerin ürünleri Gümrük Birliği nedeniyle Türkiye pazarına gümrüksüz girebiliyor. Bu durumun hem ihracat kaybına hem de ithalat baskısına yol açtığı vurgulanıyor.Geçtiğimiz hafta Türkiye’yi ziyaret eden AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, hükümet yetkilileri ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi gündeme gelse de, somut bir ilerleme sağlanmadı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğini dile getirdi. TÜSİAD da Türkiye’nin AB’nin üretim ve değer zincirinin önemli bir parçası olmasına rağmen, son dönemde AB’nin yeni ticaret ve sanayi mekanizmalarının dışında kalmasının “stratejik bir çelişki” yarattığı görüşünü paylaştı. Açıklamada, bu durumun uzun vadede yalnızca Türkiye’yi değil, AB’nin rekabet gücünü de olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.Uzmanlar ise kısa vadede ani bir pazar kaybı beklenmemesi gerektiğini belirtiyor. TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt Aran, AB’nin katı standartları nedeniyle Hindistan ve MERCOSUR ürünlerinin Avrupa pazarına girişinin zaman alacağını vurguluyor. Aran’a göre, Türkiye’nin bu süreçte hem Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için daha aktif bir diplomasi yürütmesi hem de AB kurumları nezdinde taleplerini doğrudan dile getirmesi önem taşıyor.

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında Haber

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında

Tekstil ve moda endüstrisinin geleceğine yön veren Premire Vision Paris Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Kumaş, iplik, deri, tasarım ve aksesuar alanlarında faaliyet gösteren üreticilerin yer aldığı fuarda, sektöre yön veren yeni trendler ve üretim yaklaşımları öne çıktı. Yaklaşık bin 300 firmanın stant açtığı fuarda, 200 Türk firması yer aldı. Premire Vision Fuarı’na Bursa’dan 54 firma stant açarak katıldı. Fuarda yer alan Bursalı firmalar, yenilikçi koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturma imkânı yakaladı. Bu yıl ustalık, zanaatkârlık geleneği ve gelişmiş üretim kültürünü küresel tasarım ve inovasyon anlayışıyla bir araya getiren fuar, farklı coğrafyaların bilgi birikimi ve üretim becerilerini görünür kılarken, firmalara yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme açısından önemli fırsatlar sundu. Dünya tekstil tedarik zincirinin önemli platformlarından biri olan Texworld Paris Fuarı da sektörün yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 35’ten fazla ülkeden yaklaşık bin 300 katılımcının yer aldığı fuarda Çin, Hindistan, Kore, Tayvan, Bangladeş ve Pakistan gibi küresel üretim merkezlerinin yanı sıra Kamboçya, Vietnam, Ruanda, Mısır ve Myanmar gibi gelişmekte olan tedarik merkezleri de yer aldı. Türkiye’den 54, Bursa’dan ise 17 firma fuarda stant açarak ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sundu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ve BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, her iki fuarı da ziyaret ederek, stant açan Bursa firmalarıyla bir araya geldi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, tekstil sektöründe zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, Bursa iş dünyasının tüm olumsuzluklara rağmen üretim ve ihracat iştahını koruduğunu söyledi. Bu süreçten güçlenerek çıkmak için fuar katılımlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uğur, Türk ihracatçıların uzun yıllara dayanan mücadelesiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere dünya genelinde önemli pazarlara erişim sağladığını ifade etti. Elde edilen bu kazanımların korunması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Uğur, Paris’te düzenlenen fuarın dünyanın en önemli sektörel buluşmaları arasında yer aldığını kaydetti. BTSO olarak KFA Fuarcılık organizasyonuyla firmaların bu önemli fuara katıldıklarını belirten Uğur, ihracat yolculuklarında firmaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi. BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ise BTSO liderliğinde yürütülen çalışmaların firmalara yeni iş birliği fırsatları sunduğunu belirtti. Bayram Uçkun, "Sektörümüz adına küresel ölçekteki yenilikleri yakından görmek ve yeni ticaret köprüleri kurmak açısından önemli bir fuarı yerinde inceleme fırsatı bulduk. BTSO Yönetim Kurulumuza sektörümüze sundukları destekler için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. KFA Fuarcılık’ın yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarla üretici için ihracat ortamı hazırladığını vurgulayan Akdem Tekstil İhracat Yöneticisi Bilal Yüksel da fuar organizasyonlarının ihracat açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu fuar, birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ve bizim özel olarak hazırlandığımız bir fuar. Bu fuarda yedinci yılımız ve bu sürenin tamamında KFA Fuarcılık ile birlikte yer aldık. Kısa süre önce yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla Londra’daydık. Bu organizasyonlar firmalarımız için önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz" dedi.

Başkan Özer Matlı’dan  Gümrük Birliği uyarısı Haber

Başkan Özer Matlı’dan Gümrük Birliği uyarısı

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı.Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Çözümün anahtarı: Tam entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

Mudanya AB Gündeminde Haber

Mudanya AB Gündeminde

 Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi’nin öncülüğünde yürütülen "Kadınlar İçin Güvenli Alan" uygulamasına Türkiye’den katılan ilk ve tek yerel yönetim olan Mudanya Belediyesi, "Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı"nı da kabul etmesiyle, öncü bir model haline geliyor. Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi Başkanı Kata Tütt, Mudanya Belediyesi’nin attığı adımları örnek uygulamalar olarak gösterdi.   Mudanya Belediyesi, Avrupa’da yerel yönetimlerde kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında önemli adımlar atan belediyeler arasında yer aldı. Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi’nin öncülüğünde yürütülen #SafePlace4Women" (Kadınlar İçin Güvenli Alan)uygulamasına Türkiye’den katılan ilk ve tek yerel yönetim olan Mudanya Belediyesi, Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nı da kabul ederek uygulamaya alınmasına karar vermişti.  Mudanya Belediyesi, 10-14 Mart tarihlerinde "Genç Seçilmiş Politikacılar Programı "kapsamında Brüksel’de düzenlenen buluşmada da öne çıktı. Programa, AB tarafından seçilen ve Türkiye’den tek davet edilen Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Baran Güneş, Avrupa’nın yerel yönetimlerinde kadın-erkek eşitliği, halkın yönetime katılımı, çevreci politikalar, yenilenebilir enerji ve yapay zekâ uygulamaları gibi konular üzerine gerçekleştirilen toplantılarda Mudanya’yı temsil etti. Güneş, program kapsamında Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi Başkanı Kata Tütt ile bir araya geldi.  Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi ve Mudanya Belediyesi arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, yeni iş birlikleri kurulmasının gündeme geldiği görüşmede Başkan Tütt, Mudanya’da hayata geçirilen çalışmaları takip ettiklerini belirterek, Mudanya’nın bu alandaki öncü adımlarını "çok değerli" bulduklarını ifade etti. Tütt, Mudanya’nın attığı adımları nedeniyle Mudanya halkını, Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ı ve Mudanya Belediye Meclisi’ni kutladığını iletti.  Güneş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Mudanya’nın Avrupa’da örnek bir belediye olarak gösterilmesinin gururunu yaşadıklarını belirterek, "Yerel yönetim olarak Avrupa’daki iyi uygulamaları Mudanya’ya taşımak ve Avrupa’daki platformlarda Mudanya’mızın öncü rolünü daha da ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  "Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı" toplumun tüm kesimlerinin yerel ve bölgesel hizmetlerden eşit faydalanmalarını sağlamayı, "Kadınlar İçin Güvenli Alan" uygulaması ise kadınların güvenliğini sağlayan kamu politikalarını hayata geçirmeyi, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına kesintisiz ve güvenli destek sağlamayı, eğitim ve mücadelede kararlılık göstermeyi kapsıyor. 

Türk Tavuğu Avrupa Yolunda Haber

Türk Tavuğu Avrupa Yolunda

Avrupa Birliği'nin (AB) ileri işlenmiş tavuk eti ürünlerine yeşil ışık yakması ile şinitzel, nugget ve tavuk döneri gibi tavuk ürünlerinin ihracatı başlıyor.  Türkiye ve AB arasında kanatlı eti ihracatı konusunda önemli bir gelişme yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın geçtiğimiz yıldan itibaren yürüttüğü yoğun çalışmalar sonuç verdi ve Türkiye'de üretim yapan kanatlı eti işleme tesislerinin AB'ye ısıl işlem görmüş kanatlı eti ihraç etmesini sağlayacak onay alındı. Türkiye'nin beyaz et sektöründe önemli ihracat firması Hastavuk, yakın zamanda Avrupa'ya şinitzel, nugget ve tavuk döneri gibi ileri işlenmiş katma değerli tavuk ürünlerini ihraç etmeye hazırlanıyor.  2024 yılında sektörel bazda ihracatın yaklaşık 3 milyar 800 milyon dolar seviyelerinde gerçekleştiğini belirten firmanın Genel Müdürü Müfit Yavuz, "2024 yılında sektörel bazda en çok ihracat yapılan ülke 630 milyon dolar ile yine Irak oldu. Bulunduğumuz coğrafyada yaşanan savaşlar, dengesizlikler, piyasalardaki belirsizlikler, her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de geleceğe dair planlarımızı zorlaştırmaktadır. Gerek sektör olarak ve gerekse Hastavuk olarak bu durumu avantaja çevirmek, ülkemizin ve çevremizin gıda ihtiyacını karşılamak için gayretli çalışmalar içerisindeyiz. Dünya piyasalarında rekabet edebilmek ve gücümüzü arttırabilmek için ihracatımızın önündeki en büyük engel yüksek finansman maliyetleridir" dedi.  Üretimi arttırmak için kümes ihtiyacının karşılanmasının şart olduğunu belirten Yavuz, "Sektöre yeni kümesler kazandırılmalıdır. Bunun için kırsalda yaşayan halkımızın yönlendirilmesi, üretime teşvik edilmesi ve devlet desteği şarttır. Bu sayede köyden kente göçün azalması, kırsalda yerleşimin ve istihdamın artması, şehirleşmenin önüne geçilerek üretimin artması ve kırsalın kalkınması sağlanacaktır. Yükselen maliyetler bulunduğumuz pazarlarda bizi zora sokarken, yeni pazarlar bulmaya, mevcut pazarlarda elimizi güçlendirecek arayışlara sokmuştur. Devletimizden en önemli isteğimiz kur politikasının istikrarlı, üreticiyi ve ihracatçıyı destekler olması yönündedir" diye konuştu.  "Türkiye'nin üretimde, büyümesinde, ihracatında rekabeti yükseltecek firmalara her zaman ihtiyacı vardır" diyen Yavuz, "Hastavuk firması da bu firmalardan biridir. İhracat pazarlarını genişletmeye yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir. AB, Japonya, Rusya, Çin ve Suudi Arabistan ulaşmayı hedeflediğimiz önemli pazarlardır. AB'ye ihracat için gerek devlet, gerek sektör ve gerekse firmamız yıllardır yoğun çaba göstermemize rağmen bürokratik engeller nedeniyle izin konusu bir türlü aşılamamıştı. Artık o engel de ortadan kalkmış oldu. Çok yakında ileri işlenmiş ürünlerle sektörel bazda AB'ye giriş yapmış olacağız. Avrupa'ya şinitzel, nugget ve tavuk döneri gibi ileri işlenmiş katma değerli tavuk ürünlerimizi yedireceğiz" dedi.  Hedef pazarlarla ilgili olara Yavuz, şunları söyledi:  "2017 yılında Hastavuk'un Japonya ile anlaşmasının ardından sadece firmamızın değil, sektörümüzün de önünün açılması sağlanmıştır. Kalite konusunda aşırı titiz olan Japonya, 2017'den beri Hastavuk ile halkına Türk tavuğu yedirmektedir. Rusya ise hiçbir şekilde Türkiye'den ithalat yapmıyor. Tam tersi ülke içinde üretimini arttırma ve kendisi ihracat yapma çabaları içerisindedir. Çin'e gelince hem potansiyeli hem de kapasitesiyle önemli bir pazar. Bu konuda bürokratik çalışmalar hala devam etmektedir. Dünyanın en önemli alıcılarından biri olan ve Türkiye'ye kapılarını kapatmış olan Suudi Arabistan, 2024 yılında ihracat iznini sadece HasTtvuk'a verdi. Türkiye'den tavuk etini gönderme yetkisini elinde bulunduran firma olmak, kalitemizin tercih sebebi olması ayrıca gurur kaynağı. Avrupa'dan Uzak Doğu'ya uzanan bir coğrafyada firmamızı tanıtmak, Türk tavuğunun dünya sofralarında yer almasını sağlamak, sektöre ve ülkemize hizmet etmek için çabalarımız var. İşletme verimliliğini arttıracak yatırımlarla üreten, üretirken büyüme yaklaşımını benimseyen, dünya için, ülkesi ve halkı için çalışmayı amaç edinen bir firma olarak var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz." 

AB’den Suriyeli Mültecilere Destek Taahhüdü Haber

AB’den Suriyeli Mültecilere Destek Taahhüdü

Avrupa Birliği (AB), Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen 8. Suriye ve Bölgenin Geleceğine Destek Konferansı’nda Suriyeli mültecilere yaklaşık 2 milyar euro destek taahhüdünde bulundu. Taahhüt edilen desteğin 1 milyar eurosu Türkiye’ye ayrıldı.   Belçika’nın başkenti Brüksel’de 8. Suriye ve Bölgenin Geleceğine Destek Konferansı düzenlendi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin Suriyeli mültecilere yaklaşık 2 milyar euro destek taahhüdünde bulunduğunu belirterek, desteğin 2024 ve 2025’te 560 milyon eurosunun Suriye, Lübnan, Irak ve Ürdün’deki mültecilere, 1 milyar eurosunun ise Türkiye’deki mültecilere ayrıldığını açıkladı. Konferansın başında bölgedeki Suriyeli mültecilere finansal yardım taahhütlerinin yeterli olmadığını ve Avrupa Birliği’nin Suriye krizine siyasi çözüm için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini vurgulayan Borrell, “Avrupa Birliği, tüm mülteciler için her zaman ve her yerde eve dönüşün gerçek bir seçenek olmasını dilerdi ancak şu anda Suriye’ye güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüş için şartların mevcut olmadığı hususunda Birleşmiş Milletler ile hemfikiriz” dedi.  Avrupa ve Arap ülkelerinden bakanları bir araya getiren konferansta Borrell, “Ortaklarımızdan uluslararası hukuka, özellikle de geri gönderilmeme ilkesine uymalarını, zorla sınır dışı etme uygulamalarını kınamalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.  Lübnan Dışişleri Bakanı Bouhabib’ten kriz uyarısı  Konferansta konuşan Lübnan Dışişleri Bakanı Abdallah Bouhabib, Lübnan’ın Suriyeli mülteciler nedeniyle bir krizle karşı karşıya olduğunu ve böyle bir krizin yaşanmasının bölge ülkelerini de etkileyebileceği uyarısında bulundu. Lübnan’da mülteciler konusunda mevcut durumu muhafaza etmenin ülke için varoluşsal bir tehdit oluşturacağı konusunda mutabık olduklarını vurgulayan Bouhabib, Lübnan parlamentosunun tavsiyesiyle katılımlarının amacının “Lübnan yasaları tarafından koruma altına alınan özel durumlar haricinde Suriyeli mültecilerin geri dönüşü için ayrıntılı ve programlı bir plan hazırlamak” olduğunu açıkladı. Bouhabib, Lübnan’ın yerinden edilmiş kişilere ev sahipliği yapma külfetini daha fazla taşıyamayacağını ve başka ülkelerin sınır muhafızlığı görevini üstlenemeyeceğini söyledi.  “Yardım sağlanmadığı takdirde mültecilere yönelik hizmetlerimiz azalacak ve mülteciler daha fazla acı çekecek”  Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ise, ülkesinin Suriyeli mülteciler için elinden geleni yapmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Fakat yardım sağlanmadığı ve uluslararası toplum sorumluluk üstlenmediği takdirde mültecilere yönelik hizmetlerimiz azalacak ve mülteciler daha fazla acı çekecek” dedi.  Ülkelerindeki Suriyeli mülteci varlığına karşı olan bir grup Lübnanlı gösterici, Brüksel’deki Suriye Konferansı sırasında protesto gösterisi yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.