Hava Durumu

#Burs

Yeni Marmara Gazetesi - Burs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Burs haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin tescilli çay tiryakisi şehri Gaziantep Haber

Türkiye'nin tescilli çay tiryakisi şehri Gaziantep

Gastronomi dalında UNESCO'nun "Geliştirici Şehirler Ağına" giren, fıstığı, baklavası ve mutfağıyla ünlü Gaziantep, Türkiye'nin çay tiryakisi şehri oldu. Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen "Antep Baklavası" başta olmak üzere "Antep Fıstık Ezmesi" ve "Menengiç Kahvesi" gibi lezzetlerinin yanı sıra Türk Patent ve Marka Kurumu'nca (TÜRKPATENT) coğrafi işaret tescil belgesi verilen 108 lezzeti ve zengin yemek mutfağıyla sıkça adından söz ettiren Gaziantep, çay tiryakiliğinde de zirveyi kaptı. Misafirperverliğin, dostluğun, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmazı ve sembol içeceği olan çayın en çok tüketildiği şehir olan Gaziantep, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından Türkiye'deki çay tüketim alışkanlıklarına yönelik hazırlanan listede zirvede yer aldı. Gece uyuyana kadar çay içiyorlar Türkiye'nin en çok çay içen şehri olan Gaziantep'te tiryaki vatandaşlar, sabah kahvaltısından itibaren içmeye başladıkları çayı gece uyuyana kadar tüketiyor. Türkiye'de en fazla çay tiryakisi olan şehirlerin başında gelen Gaziantep'te ince belli bardakta sunulan çay, koyu muhabbetlerin, samimiyetin ve misafirperverliğin en güçlü simgesi olarak ön plana çıkıyor. Çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri geride bıraktı Çay tüketiminin adeta bir yaşam tarzına dönüştüğü Gaziantep'te gün boyu çay ocaklarında, evlerde, iş yerlerinde ve kahvehanelerde demlikler hiç soğumuyor. Tiryakilikte çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri geride bırakan Gaziantep'te çay o kadar sık tüketiliyor ki Gazianteplilerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Günün her saatinde çay hazır Zengin mutfak kültürüne sahip Gaziantep, çay tüketimindeki yükselişiyle de yeni bir kimlik kazanırken, çayın kentte günün her saatinde aile ve dost toplantılarında önemli bir yer tutuyor. Kahvehane ve çay ocağı alışkanlığının yaygın olduğu Gaziantep'te vatandaşlar, özellikle de yemekten sonra içecek olarak çay içmeyi tercih ediyor. Çay tüketiminin yanı sıra çay ocakları ve kahvehanelerdeki hareketliliğiyle dikkat çeken Gaziantep'te günün her saatinde tüketilen ve sosyal hayatın merkezinde yer alan bir unsur olduğunu bir kez daha kanıtlayan çayın tanesi çay ocaklarında 10 ile 20 TL'den satılıyor. "Gaziantep çok çay tüketiyor" 50 yıldır çay ocağı işleten Aladdin Demir, Gazianteplilerin çayı çok sevdiğini, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmaz içeceğinin çay olduğunu söyledi. Türkiye'nin en fazla çay tüketilen şehrinin Gaziantep olmasına şaşırmadıklarını belirten Demir, "7 yaşından beri bu işi yapıyorum. Gaziantep'te çay tiryakiliği bir bambaşkadır. Ben bir müşterinin 33 tane çay içtiğini gördüm. Çayı içtikten sonra 'şimdi kafam yerine geldi' dedi. Çay karın doyurucu bir içecek değil. Keyif içeceğidir. Yemeklerden sonra 4-5 tane çay içilir. Arkadaş sohbeti olduğu zaman mutlaka çay içilir. Kahve pek tutmuyor. Genelde çay tiryakiliği çok var. Doğru bir araştırma yapmışlar. Gerçekten de Gaziantep çok çay tüketiyor. Ama şu da var. Gaziantep'in çay demleyişi çok güzel ve biz çayı buharda demliyoruz. Ateşe koymuyoruz. Bu da çayın acı olmasını önlüyor. 10 tane çay içseniz bile ne mideye dokunur ne de siz rahatsız eder. En az çay içen 3-5 tane içiyor. Vallahi çay yetiştiremiyoruz. Dükkanlara da götürüyoruz. Gaziantep misafirperver bir şehir olduğu için herkese de çay ikram edilir. Misafirperverlik Gaziantep'in özünde var" dedi. "Günlük 15-20 bardak çay içiyorum" Çayın Gaziantepliler için olmazsa olmaz içecek olduğunu belirten vatandaşlardan Hakan Demir ise sabahtan akşama kadar çay içtiklerini ifade ederek, "Çay tiryakisiyiz ve çay içmeden duramıyoruz. Çay içmediğimiz zaman başımıza ağrılar giriyor. Çay denildiği zaman akan sular duruyor. Sabah gözümüzü açtığımızda çay içiyoruz. Öğlen olduğunda çay içiyoruz. Akşam olduğunda çay içiyoruz. Misafir geldiği zaman veya misafirliğe gittiğimiz zaman çay içiyoruz. Ben günlük 15-20 bardak çay içiyorum ama bazı arkadaşlarımız 30-35 bardak içiyor" şeklinde konuştu. "Çay olmazsa olmazımız" Çay içmeyi çok sevdiklerini belirten Mehmet Yılmaz ise günde koyu muhabbet ve sohbetlerin olduğu ortamlarda 50 bardak çay içtiğini belirterek, "Gaziantep sohbetiyle, muhabbetiyle misafirliği seven bir memlekettir. Misafirlerle otururken çay içilir. Çayın özellikle kışın çok içilmesinin sebebi insanı sıcak tutmasıdır. Sabahleyin kahvaltıdan başlayarak uyuyana kadar çay içeriz. Günde 40-50 bardaktan az çay içmiyoruz. Sohbet bol olunca çay da bol içiliyor. Gaziantep halkı çayı çok sever. Yemeklerden sonra mutlaka çay içilir. Gece uyuyuncaya kadar çay içeriz. Çayı çok severiz. Çay olmazsa olmazımız" diye konuştu.

Küfürlü Konuşma Kanlı Bitmişti... Haber

Küfürlü Konuşma Kanlı Bitmişti...

Zonguldak'ta aralarında çıkan küfürlü konuşma tartışmasının kavgaya dönüşmesi üzerine Serkan Akdal'ın hayatını kaybettiği bıçaklı olayın şüphelisi Murat Dereli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Dereli, adliye önünde gazetecilere, üç kişinin kendisine saldırdığını ve kendisini savunmak amacıyla bıçak kullandığını söyledi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, taraflar arasında alacak verecek meselesi bulunduğu, olay öncesinde tartışma yaşandığı ve karşılıklı küfürleşme olduğu öne sürüldü. Şüpheli Murat Dereli'nin (44), Serkan Akdal (44) tarafından aşağılandığı öne sürüldü. Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği tarafından Dereli'nin emniyetteki sorgusu tamamlandı. Gazetecilere, "Yoksa ben ölecektim" dedi "Kasten Öldürme" suçlamasıyla sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında Zonguldak Adliyesi'ne getirilen Dereli, gazetecilerin sorusu üzerine "3 kişi saldırdılar, kendimi savunmak için vurdum. Yoksa ben ölecektim" dedi. Şüphelinin adliyedeki işlemleri sürüyor. Dereli'nin, 2004 yılında eniştesini öldürdüğü gerekçesiyle hapis cezası aldığı, 2012 yılında cezasını tamamlayarak serbest kaldığı öğrenildi. Anavatan Partisi'nin ilçe başkanlığını yapmış Ayrıca Murat Dereli'nin geçmişte Anavatan Partisi'nde Zonguldak Merkez İlçe Başkanlığı görevinde bulunduğu, yakın dönemde ise farklı bir siyasi parti adına il başkanlığı görevine getirildiğini duyurduğu sosyal medya paylaşımlarının bulunduğu belirlendi. Olay Olay, akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile Murat Dereli (44) arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yaşanan olayda Murat Dereli'nin bıçak kullandığı, Serkan Akdal'ın vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralandığı tespit edildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Serkan Akdal, hastanede yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından kaçan Murat Dereli, Yayla Mahallesi'nde saklandığı ağaçlık alanda kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili adli soruşturma devam ediyor.

"Ekmekten başka bir şey veresiye alamazsın" diyen bakkal dükkanını ateşe verdi Haber

"Ekmekten başka bir şey veresiye alamazsın" diyen bakkal dükkanını ateşe verdi

Rize'nin Güneysu ilçesinde bir şahıs mahalle bakkalının "Ekmekten başka bir şeyi veresiye alamazsın" demesi üzerine bakkal dükkanını ateşe verdi. Olay ilçeye bağlı Adacami Mahallesi'nde geçtiğimiz Perşembe günü meydana geldi. Yaklaşık 1 yıl önce işletmesinden sürekli veresiye alan bir şahsın annesi, artık oğluna veresiye vermemesi için Aydın Kızılay'dan ricada bulundu. Bunun üzerine işletmeye gelen şahsa "Bundan sonra ekmekten başka bir şeyi veresiye alamazsın" dedi. Sinirlenen şahıs işletmeden çıktı ve Kızılay'ın iddiasına göre kendisine kin besledi. Son olarak Kızılay'ın dükkanda olmadığı bir saati bekleyen şahıs işletmenin kapalı olduğu saatte camını kırarak içeriye yanıcı madde döktü ve ateşe verdi. Şahıs olay yerinden hemen kaçarken, çevredekiler durumu önce işletme sahibi Kızılay'a sonrasında da 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından yangına müdahale edilse de işletmede bulunan her şey küle döndü. Olayın faili yakalanarak gözaltına alındıktan sonra emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. " 'Dükkandan duman çıkıyor' dediklerinde inanamadım" Yaşadığı talihsiz olayla ilgili konuşan bakkal sahibi Aydın Kızılay, kendisini "Dükkandan duman çıkıyor" diye aradıklarında çok şaşırdığını ve inanamadığını söyledi. Aydın Kızılay "30 yıllık burada bakkalım vardı. Pisipisine yaktı beni. Saat 14.00'da resmi kurumdan bir arkadaş ev ziyareti için yardım istedi, ben de tamam dedim. Kapattım dükkanın kapısını çıktık. Sonra telefonum çaldı ‘Dükkandan duman çıkıyor' dediler. 'Isıtıcım yok, dolaplarım çalışmıyor dükkandan neden duman çıksın' diye düşündüm. Ondan sonra başka bir arkadaş aradı ‘Dükkanın alev aldı, bir gel' dedi. 1 yıl önce yakan kişi benden veresiye mal alıyordu. Hesabı çoğalmıştı. Annesi bu hesabı yavaş yavaş ödüyordu. 30 yıllık sevilen bir esnafım. Hesabı çoğaldığı için annesi ‘Ekmekten başka bir şey verme ona' dedi bana. ‘Tamam' dedim bende. Sonra akşam üzeri geldi 2 ekmek aldı. Çantayı ıvır zıvır doldurdu. ‘Paran varsa alırsın yoksa alamazsın' dedim. Çantayı bıraktı çekti gitti ve ondan sonra bana kin besledi. Bir daha gelmedi ama sonrasında başkasına veriyordu parasını, gönderip aldırtıyordu bir şeyler" dedi. Şahsın eylemi gerçekleştirmeden önce mahalle sakinlerine söylediğini ancak kimsenin böyle bir şeyi yapabileceğini düşünmediğini dile getiren Kızılay "5 yıl önce caminin karşısında oturuyordu. Ben muhtar olduğum için bir yere gittiğimde oğlumu bırakıyordum dükkana. Bana ‘Oğluna 3 bin TL borcum var, vermeyeceğim onu' dedi. Ben de ‘Vermezsen verme, öbür dünyada alırım onu senden' dedim. Ben şimdi ona bir kin besleseydim oğluma da derdim ‘Veresiye verme ona' diye. Akşam kapattıktan sonra camımı kırıyor. İçeriye benzini döküp yakıyor. Arkadaşlara da söylemiş ‘Aydın'ı yakacağım' diye. Yakamazsın demişler, inanmamışlar ona. Önlem alırdım ama inanmadıkları için bana bir şey söylemediler. Ben de ifade alınırken öğrendim. 3 yıllık emeğim pisipisine yandı. 30 senelik varım, yoğum. Buradan geçiniyordum. Nereden bakarsan 3-4 milyon zararım oldu. Devletimiz büyüktür. Benim yüzümde kara yok" ifadelerini kullandı.

Park Yeri Tartışması İki Aydır Sürüyor Haber

Park Yeri Tartışması İki Aydır Sürüyor

Adana'da iki aile arasında park yeri nedeniyle çıkan tartışma iki aileyi karşı karşıya getirdi. Adana'nın Yüreğir ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi'nde park yeri nedeniyle başlayan gerginlik, iki aile arasında aylardır süren bir husumete dönüştü. İddiaya göre, evinin önüne park edilen araç nedeniyle defalarca uyarıda bulunan Nazmiye Polat, aynı kişi tarafından darbedildiğini, biber gazına maruz kaldığını ve ailesinin sürekli tehdit edildiğini ileri sürdü. "Biber gazı sıkarak yüzümden bıçakladı" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Nazmiye Polat (61), "İ.S. isimli kişiyi ne tanırdım ne bilirdim. Benim kapımın önüne 2 arabasını birden park ettiğini gördüm ve uyardım. Eve girmekte zorlandığımı ve başka bir yere park etmesini söyledim. Kendisi bana ağza alınmayacak küfürler ederek arabayı üzerime sürdü. Diğer gün arabasını yeniden benim evimin önüne koyduğunda tekrar uyardım ve kendisi beni darp etti. Aynı kişi eşimin 3 tane dişini kırdı. Eşim KOAH hastası, ben kanser hastasıyım. 27 Kasım günü benim oğlum kapının önünde dururken oğluma laf atıyor. Bende dışarı çıktığımda bana biber gazı sıkarak yüzümden bıçakladı. Her tarafımı mosmor yaptı. Kolumun bir tanesi hiç kalkmıyor. Mideme tekme attı nefes almakta zorlanıyorum. Evlerini terk ettiklerini söylemişler ama evlerindeler. Bu adam 2 aydır burada bize kan kusturdu. Kızlarıma ve bana ağza alınmayacak küfürler etti. Ben bir şey demeye kalkınca beni kameraya almaya başladı. Beni ve kızlarımı gördüğü her yerde kayda aldı. Bunu sayısız defa denedi ve en sonunda bunu yaptı. Zaten planlı olmasa bir adamın elinde biber gazı olur mu?" dedi. "Beni her gördüğü yerde tahrik edip sözlü tacizlerde bulunuyordu" Nazmiye Polat'ın oğlu Furkan Poyraz ise, "Kapının önüne çıktığımda evimizin önüne geldi. Bu adam beni her gördüğü yerde tahrik edip sözlü tacizlerde bulunuyordu. ‘Sen de bekle, sana yapacaklarımı göreceksin' diyordu bana. Bunu söylemesinin nedeni ise annemi ve babamı darp etmiş olması. Her seferinde aynı şeyi yapıyordu. Beni burada defalarca öldürmekle tehdit etti. Peşime mafya tarzı adamlar taktı. Bana yine laflar söylediğinde ben konuşmaya başladığımda telefonu çıkarıp videoya almaya başladı. Videoda da göründüğü gibi ağır bir tahrik var. Buna rağmen ben gitmesini söyledim. Bıçakla anneme saldırınca ben annemi korudum. Paylaştığı videoda kesikler var. Kestiği yerlerde bana hakaretler tehditler yağdırdı ve sonra tekrar kayda başladı" şeklinde konuştu. İddiaların hedefindeki İ.S., eşinin otomobilinin dikiz aynasının kırıldığını, bu nedenle tartıştıklarını ve kendisinin de darbedildiğini belirterek aileden şikayetçi oldu.

Diyarbakır'ın büyülü lezzetleri ve kültürü İstanbul'da coşkuyla tanıtıldı! Haber

Diyarbakır'ın büyülü lezzetleri ve kültürü İstanbul'da coşkuyla tanıtıldı!

Diyarbakır'ın zengin kültürü, eşsiz gastronomisi ve tarihi mirası, Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (DİTAV) ve Diyarbakır Valiliği tarafından düzenlenen "Diyarbakır Tanıtım Günleri" ile İstanbul'da sevenleriyle buluştu. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenen Diyarbakır tanıtım günlerinin açılış töreni, üst düzey protokolün katılımıyla gerçekleştirildi. Törene, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, DİTAV İstanbul Başkanı Aydoğan Ahıakın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Ömer İler katıldı. "Kardeşlik Rüzgarı İçin Bir Fırsat" Törende konuşan DİTAV İstanbul Başkanı Aydoğan Ahıakın, etkinliğin önemine dikkat çekerek, "Bugün başlayan Diyarbakır tanıtım günleri sadece Diyarbakır tanıtım günleri değil, bu etkinlik ülkemizde esen kardeşlik ve barış rüzgarının güçlü bir şekilde esebilmesi için bir fırsattır. Aynı zamanda bu kardeşlik rüzgarını estirmeye öncülük etmesi gereken şehrin Diyarbakır olduğuna inanıyoruz" dedi. DİTAV'ın maddi durumu düşük başarılı öğrencilere burs verdiğini belirten Ahıakın, "Peygamberler ve Sahabeler Şehri" olan Diyarbakır'ı tarihi, kültürü ve manevi yönüyle her platformda tanıtmaya devam ettiklerini dile getirdi. Lezzet ve Edebiyat Birleşimi Ahıakın, etkinlikte sadece yöresel lezzetlerin İstanbullulara sunulmadığını, aynı zamanda Diyarbakır'dan gelen 10’a yakın şair ve yazarın da ağırlandığını belirtti. Bu yazarların Diyarbakır’ın tarihi ve kültürüyle ilgili eserlerini İstanbullularla buluşturmak amacıyla söyleşiler yapılacağını kaydetti. Ahıakın, Diyarbakır'ın kadim bir şehir olduğunu ve büyük potansiyeli bulunduğunu vurgulayarak, tanıtım günlerinin şehrin zengin mirasını tekrar ön plana çıkarmak ve Diyarbakır’ın 2025 yılı turizm destinasyonlarında hak ettiği üst sıralara gelmesi amacıyla gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi. Etkinliğin, Diyarbakırlıların misafirperverliğini ve sıcakkanlılığını İstanbul’a taşımayı da hedeflediği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.