Hava Durumu

#Diyabet

Yeni Marmara Gazetesi - Diyabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyabet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2 kişi hayatını kaybetmişti: Hastaların vücuduna antifriz girmiş Haber

2 kişi hayatını kaybetmişti: Hastaların vücuduna antifriz girmiş

Burdur Devlet Hastanesi'nde 25 Mayıs 2024'te tedavi olan 33 kişinin rahatsızlandığı ve farklı hastanelere sevk edildikten sonra 4 kişinin öldüğü olay sonrası hazırlanan iddianame tamamlandı. Ölenlerden 1'inin bu olayla bağlantılı olduğu, diğer ölümlerin ilgisinin olmadığı belirtildi. Savcılık tarafından 3 şüphelinin 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarından yargılanması istendi. Hazırlanan bilirkişi raporlarında ise hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiği tespit edildi. Burdur Devlet Hastanesi'nde 25 Mayıs Cumartesi günü 08.00-12.00 ile 12.00-16.00 seansında diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetlerle hastaneye geri dönmüştü. Bunun üzerine hastane yönetimi gün içinde diyalize giren tüm hastaları hastaneye çağırıp yapılan tetkiklerin ardından, gün içinde diyaliz merkezinde tedavi olan 33 hastayı Afyonkarahisar, Isparta, Antalya, Bucak'ta bulunan devlet hastaneleri ve özel diyaliz merkezlerine sevk etti. Sevk edilen hastalardan 23'ü Antalya'da, 6'sı Afyonkarahisar'da, 3'ü Isparta'da, 1'i ise Denizli'de tedavi altına alınmıştı. Antalya'da entübe halde olan hastalardan Mustafa Demir (70), Saniye Aksöz (88) ve Somali uyruklu Amina Abas Jama (67) hayatını kaybetti. Hastaneye gelerek incelemelerde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı bilirkişilerin raporu sonrasında ihmali olduğu değerlendirilen Burdur Devlet Hastanesi'nde görevli elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve hastane yapımında ve proje aşamasında görevli taşıyıcı şirket makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A., 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden hastane personeli İ.S. ve M.C. savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken mahkemeye çıkarılan hastane yapımında ve proje aşamasında görevli olan yüklenici firma makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A. 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hastaların vücutlarına diyaliz sırasında antifiriz girdiği tespit edildi Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma hazırlanan iddianame çerçevesinde, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda tedavi gören hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiğinin tespit edildiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda ayrıca, olayın sistemde antifrizli suyun varlığı, by-pass hattı üzerinde küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sisteminin arıza vermesine rağmen müdahale edilmemesi nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Hazırlanan iddianame tamamlandı Savcılık tarafından yapılan soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C., hastane yapımında ve proje aşamasında görevli taşıyıcı şirket makine mühendisi Y.A. için 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarında yargılanması talep edildi. Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ardından yargılama sürecinin başlayacağı öğrenildi. Diğer ölümler için ‘ek kovuşturmaya yer olmadığı' kararı İddianamede, Osman Ali Gönüllü'nün ölümüne ilişkin tıbbi evrakların incelenmesinde ölüm nedeninin pankreas kanseri olduğunun ifade edilirken, Burdur Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda Gönüllü'nün 16 Temmuz 2024'te hayatını kaybetmesi ile 25 Mayıs 2024'te meydana gelen olay arasında illiyet bağının bulunmadığına dair rapor düzenlendiği belirtildi. Olayın ardından Antalya'da tedavi altına alınan Saniye Aksöz ve Amına Abas Jama'nın ölümleri hakkında ise iddianamede, "Kanlarında yapılan incelemelerde toksik maddelerin bulunmadığı, bilinç değişikliği, asidoz, aritmi gibi bulguların gelişmemesi, kişilerde mevcut diyabet, hipertansiyon, akut ve kronik böbrek yetmezlikleri, kalp yetmezliği, kalp hastalıkları ve kanlarında diyaliz cihazlarında bulunan 'etilen glikol' bulunmaması nedenleriyle 25 Mayıs 2024'te meydana gelen olayla aralarında illiyet bağının bulunmadığının oy birliği ile mütalaa edildiği" denildi. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlarda da 'illiyet bağının bulunmadığı'nın tespit edildiği kaydedilen iddianamede, bu sebepten dolayı sanık G.A.S., Y.A., İ.S. ve M.C. hakkında 'ek kovuşturmaya yer olmadığı' kararı verildiği belirtildi.

Karacabey’de gençlere Obezite ve Sağlıklı beslenme eğitimi Haber

Karacabey’de gençlere Obezite ve Sağlıklı beslenme eğitimi

Karacabey Belediyesi, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla gençlere yönelik farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Düzenlenen seminerde Diyetisyen Özge Gündoğan, öğrencilere sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve obezitenin sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.Seminerde obezitenin yol açabileceği sağlık sorunları, diyabet riski ve ergenlik döneminde dengeli beslenmenin önemi ele alındı. Öğrencilere, doğru beslenme alışkanlıklarının fiziksel gelişimin yanı sıra zihinsel gelişim açısından da önemli olduğu aktarıldı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin toplumun geleceği açısından önemli olduğunu belirtti. Karabatı, özellikle okul çağındaki çocuklarda doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekti.Belediye olarak toplum sağlığını ilgilendiren konularda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Karabatı, düzenlenen eğitimlerle gençlerin obezite, diyabet ve sağlıklı yaşam konularında bilinçlenmesinin amaçlandığını söyledi.Karacabey Belediyesi’nin ayrıca vatandaşlara ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmeti sunduğu belirtilirken, sağlıklı yaşam konusunda farkındalık çalışmalarının devam edeceği bildirildi.

Diyabet hastaları için sağlıklı beslenme ipuçları Haber

Diyabet hastaları için sağlıklı beslenme ipuçları

Diyabet hastalarında uzun süren açlık esnasında kan şekerinin düşebildiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, "Ancak her diyabet hastası için farklılık gösteriyor. Bu sebeple oruç tutmak isteyen kişinin önce hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Diyabetin tipi, kullanılan ilaçlar, genel sağlık durumu, eşlik eden hipertansiyon, kalp hastalığı gibi başka hastalıkların olup olmaması gibi birçok faktör oruç tutma kararında önem taşıyor. Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, "Diyabeti hafif olan, kan şeker ölçümlerinin iyi seyrettiği doktoru tarafından teyit edilen hastaların oruç tutması, doktor onayı alındıktan sonra önemli bir sakınca oluşturmayabilir. Düzenli olarak parmaktan kan şeker ölçümleri yapılmalı, hipoglisemi riskini artıracağı için yoğun egzersizlerden kaçınmak gerekir. Ramazan ayı boyunca beslenmeye önem göstermeli. Sahurda posadan zengin ve uzun süre tok tutacak gıdalar tercih edilmeli. Çavdar veya tam buğday ekmeği, az yağlı peynir, yumurta, zeytin, bol yeşillik, bir bardak süt veya ayran ve bir porsiyon meyve uygun bir seçenek olabilir. Orucu, salata ve bir kâse çorba ile açıp, 10-15 dakika ara verdikten sonra yemeğe devam ederek ani şeker yükselmelerinden kaçınmak mümkündür. Gece ara öğününde ise, gün boyu yeterince tüketilmeyen meyve, süt veya yoğurt, az miktarda fındık, badem, ceviz gibi besin gruplarına yer verilmeli. Sıvı ihtiyacı için de iftardan sonra bol su ve bunun yanında yanı sıra şekersiz komposto, ayran, süt, şekersiz çay gibi içecekler tüketilebilir" dedi.

Sağlık Çalışanlarından Farkındalık İçin Yürüyüş Haber

Sağlık Çalışanlarından Farkındalık İçin Yürüyüş

Dünya Diyabet Günü'ne dikkat çekmek isteyen sağlık çalışanları, cadde boyunca vatandaşların alkışları arasında yürüdü. Daha sonra ellerindeki yeşil balonları, gökyüzüne saldı. Bursa'da sağlık çalışanları, geleneksel hale getirdikleri diyabet yürüyüşüne vatandaşlar da dahil oldu. Kimi elinde telefonla o anları ölümsüzleştirirken, kimi ise alkışlarıyla sağlıkçılara destek oldu. Gerçekleştirilen yürüyüş, vatandaşların da dikkatini çekerken, Cumhuriyet Caddesi sonunda ise yeşil balonlar gökyüzüyle buluştu. Diyabetin Türkiye'de görülme sıklığı gittikçe artan, ciddi organ yetmezliğine yol açan ve hayat kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalık olduğunu belirten Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul, "Diyabete dikkat çekmek adına her yıl düzenlediğimiz bu yürüyüş, her geçen yıl kalabalıklaşıyor. Yaptığımız farkındalığın, farkına varıldığını görüyoruz. Diyabet halk arasında şeker hastalığı olarak bilinmektedir. Ancak adı tatlı, kendi acıdır. Önemsenmeyen ve ciddiyeti farkında olunmayan bir hastalıktır. Diyabete karşı, harekete geçmeliyiz. 10 bin adım atmalıyız. Sadece diyabete değil, kan şekeri, ruh hali ve kiloya da faydası da vardır. Tüm vatandaşların hareket geçmesini ve sağlığına özen göstermesini önemsiyoruz" dedi. İç Hastalıkları Uzmanı Sümmeyye Memet, "Diyabet dediğimizde sadece kan şekeri yüksekliği değil, kalp göz ve sinir sistemini de etkileyen sağlık sorunlarını da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Kronik bir hastalıktır. Erken teşhis, düzenli takip ve tedaviyle önlenebilecek bir hastalıktır. Sağlık çalışanları olarak her bireyin düzenli kan şekeri kontrolü yaptırmasını istiyoruz. diyabetle en güçlü silahımız bilinç ve farkındalıktır" diye konuştu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nazmiye Şentürk, "Şeker, artık büyük bir sorun olmaya başladı. Artık yüzde 10 anne adaylarında görülmektedir. Anne adayları, gebelik şekerinden korkmamalıdır. Ancak genç kalmaktan korkmak gerekiyor. Erken teşhis, hayat kurtarır. Hamile kalmadan önce, şekere baktırarak küçük bir adım atın. Küçük adımlarla, büyük sonuçlar alın" şeklinde konuştu.

Mudanya'da 14 Kasım Dünya Diyabet Günü Farkındalık Etkinliği Haber

Mudanya'da 14 Kasım Dünya Diyabet Günü Farkındalık Etkinliği

Mudanya Belediyesi'nin düzenlediği 14 Kasım Dünya Diyabet Günü farkındalık etkinliğinde, diyabetin riskleri, belirtileri ve korunma yolları uzmanlar tarafından anlatıldı. Şeker ve vücut analizi ölçümü yapılan etkinlikte diyabetlilere özel yemekler ikram edildi.   Mudanya Belediyesi’nin 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği etkinlikte, giderek toplum sağlığı haline gelen diyabet hakkında bilgilendirme yapıldı.MUDAŞ Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilen etkinliğe Belediye Başkan Yardımcısı Av. Baran Güneş, CHP İlçe Başkanı Furkan Atalay, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda Mudanyalı katıldı. Başkan Yardımcısı Av. Baran Güneş, diyabetle mücadele bilincinin artırılması ve sağlıklı yaşamın teşvik edilmesinin önemini vurgulayarak, “Mudanya Belediyesi olarak hemşerilerimizin sağlığını önemsiyor ve adımlarımızı atıyoruz. En kıymetli hazinemiz olan sağlımızı koruyabilmek için hastalıkların farkında olmalı ve bilinçlenmeliyiz. Bu kapsamda şeker hastalığına odaklanan ve farkındalık oluşması amaçlayan Dünya Diyabet Günü’nde düzenlediğimiz etkinlikle herkesi farkında olmaya çağırıyor ve tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum.” dedi.  Sağlıklı beslenme önemli  Mudanya Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Girgin, diyabetin belirtileri ve güncel tedavi yöntemlerini anlatarak, hastalığın iyi kontrol edilmemesi halinde organlara zarar verebileceğini vurguladı. Girgin, “Diyabet eğitimi, sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve iyi bakım hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet tedavisinin ana unsurlarıdır” dedi.  Diyabetli kişilerde sağlıklı beslenme ile tüketilmemesi gereken gıdaları anlatan Uzman Diyetisyen Gönül Tuba Tarıkahya Ciğerli ise su tüketiminin önemine değinerek, ambalajında diyabetik yazan her ürünün kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Üç ana üç ara öğün ile beslenmenin faydalarını anlatan Diyetisyen Beyza Demirsöz Meşhan da, uzun süre aç kalmanın risklerini anlattı.  Diyabet hastalığında genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörlerin de etkili olduğunu söyleyen Psikolog Özge Öztürk, diyabet teşhisi alan kişilerde oluşan psikolojik travmalardan bahsetti. Uygun fiziksel aktivitelerin diyabet hastalığına etkisini anlatan Fizyoterapist Pelin Polat ise yoğun ve şiddetli egzersizleri önermediklerini sözlerine ekledi.  Söyleşinin ardından katılımcılara şeker ve vücut ölçüm analizleri yapılırken, diyabet hastalarına uygun beslenme örnekleri sunan özel yiyecekler ikram edildi. 

Diyabeti Olanlar Dikkat Haber

Diyabeti Olanlar Dikkat

 Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, diyabetin önlenmesi için kilo verme, sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam biçiminin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Bursa'da fazla kiloları sebebiyle diyabet riski bulunan bir vatandaş da hekim tavsiyesine uyarak başvurduğu Yıldırım Sağlıklı Hayat Merkezi'nde 7 ayda 20 kilo verip kan şekerini kontrol altına almayı başardı.   Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, Dünya Diyabet Günü çerçevesinde yaptığı açıklamada diyabetin bir metabolizma hastalığı olduğunu dile getirdi. Eğer etkin bir şekilde tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına, yaşam kalitesinin düşmesine hatta erken ölümlere sebebiyet olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kıyıcı, “Tüm dünyada sık görülen bir hastalıktır. Dünyada her 10 erişkinden birinin diyabetli olduğunu biliyoruz. Uluslararası diyabet federasyonu verilerine göre 2021 yılında 537 milyon diyabetli birey yaşamaktadır. Avrupa'da ise Türkiye, diyabet sıklığı açısından önde gelen ülkelerden biridir. Ülkemizde de 2010 yılında yapılan bir çalışmaya göre yüzde 13,7 diyabet görülmektedir” dedi.  Diyabetin; ağız kuruluğu, çok fazla susama, sık acıkma, sık idrara gitme, gece idrara kalkma, çok yemek yemeye rağmen kilo kaybı gibi belirtilerinin bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kıyıcı, “Bu belirtiler varsa bireylerin mutlaka hekime başvurmasını öneriyoruz. Erken tanı, diyabete bağlı organ hasarlarının önlenebilmesi açısından çok önemlidir. Diyabet pek çok organ ve sistemde hasara yol açabilmektedir. Kalp damar hastalıkları, inme, böbrek hastalıkları, göz hasarı, görme kayıpları, ayak yaraları, kangrene bağlı uzuv kayıpları gibi sorunlar yer almaktadır. Özellikle kilo verilmesi, sağlıklı beslenme, hareketli yaşam diyabetin önlenmesi açısından atılması gereken önemli adımlardandır” şeklinde konuştu.  Kilo verdi diyabet riskinden korundu  Öte yandan Bursa'da yaşayan 46 yaşındaki Zuhal Sencan'ın 7 ay önce yaptırdığı tahlillerde kan şekerinin yüksek olduğu gözlendi. İlaçlı tedavi yerine yaşam tarzını değiştirmek isteyen Sencan, hekim tarafından Yıldırım İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi'ne yönlendirildi. Tahlilleriyle başvuruda bulunan Sencan, doğru beslenme programıyla 7 ayın sonunda 20 kilo vererek 7,3 olan kan şekerini 6,1'e düşürmeyi başardı. Hem kilo vermenin hem diyabeti önlemenin mutluluğunu yaşayan Sencan, “Her türlü aktiviteyi yapabildiğimi görünce kendim de mutlu oldum. Etrafımdakiler benim bu değişimimi görünce çok şaşırdılar. Kilo vermeye hala devam ediyorum. Şekerimi daha da düşüreceğim” diye konuştu.  Sencan'ın kilo verme sürecinde danışmanlık yapan Yıldırım Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görevli Diyetisyen Rabia Tuğçe Etik ise, “Diyabetin önlenmesinde ya da komplikasyonların azaltılmasında sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite önem arz etmektedir. Biz burada hekimlerin yönlendirdiği hastalara tıbbi beslenme tedavisi düzenliyoruz. Onları burada takip ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

Diyabet Hastalarına Müjde! Haber

Diyabet Hastalarına Müjde!

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, diyabet hastalarının şeker oranı yüksek meyveleri tüketmesine yardımcı olacak özel gıda kaplaması materyali geliştirdi. Dut yaprağı ve ipek kozasından yapılan kaplama sayesinde üzüm, hurma gibi şeker oranı yüksek meyvelere, antidiyabetik özellik kazandırılmış oldu.   Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri hazırladıkları, geliştirdikleri ve hayata geçirdikleri ulusal ve uluslararası çaplı projelerle pek çok sorunun çözümcüsü olmaya devam ediyor. Bu kapsamda sektörlere ve topluma yönelik projeler geliştiren BTÜ’lü akademisyenler bu kez diyabet hastaları ve şeker hassasiyeti olan bireyler için harekete geçti. TÜBİTAK 1002-A kapsamında desteklenen "Dut Yaprağı (Folium Mori) Ekstraktından Yenilebilir Fibroin Bazlı Kaplama Geliştirilmesi ve Taze Meyvelerde Uygulanarak In-Vitro Antidiyabetik ve Antimikrobiyal Aktivitesinin Araştırılması" başlıklı proje ile yenilebilir kaplama materyali geliştirildi. Yürütücülüğünü Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Fatma Tuba Kıraç Demirel’in üstlendiği proje ekibinde, BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Adnan Fatih Dağdelen ve Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Şahan bulunuyor.  Taze meyveye raf ömrü etkisi araştırılacak  Proje hakkında bilgi veren Araştırma Görevlisi Fatma Tuba Kıraç Demirel, “Yenilebilir ambalaj malzemelerine, antidiyabetik özellik kazandırmak amacı ile dut yaprağı ekstresi dâhil edilmesiyle yenilebilir ambalajlar konusuna yeni bir yaklaşım getirdik. Kaplanan meyvelerin antidiyabetik özelliğinin yanı sıra kaplandığı ürünün kalite özellikleri araştırılacak ve ilgili uygulamanın taze meyvede raf ömrü üzerine etkisi değerlendirilecek” dedi.  Çözelti ile ürün kaplanacak, şeker oranı düşecek  Dut yaprağının içeriğindeki bileşenlerin antidiyabetik özelliklere sahip olmasından dolayı, bu bileşenlerin ipek kozasındaki proteinler ile birleştirilerek bir kaplama materyali geliştireceklerini belirten Kıraç Demirel, “Bu kaplama çözeltisi içerisine meyveler daldırıldığında yüzeyleri kaplanabiliyor ve bu sayede üzüm gibi meyvelerdeki şekerin, diyabet hastaları tarafından sorun yaşanmadan tüketilecek hale dönüşmesi sağlanabiliyor” ifadelerini kullandı.  Laboratuvar çalışmaları başarılı  Çalışmanın laboratuvar aşamasında ön denemelerin başarılı sonuç verdiğinin altını çizen Proje Yürütücüsü Fatma Tuba Kıraç Demirel, “Projemiz tamamlandığında, üzüm, hurma gibi glisemik indeksi yüksek meyveleri, diyabet hastası veya şeker oranına dikkat eden bireyler, üzerine kapladığımız materyal sayesinde şekeri fazla yükselmeden tüketmiş olacak. Projemiz meyve, meyve bar ya da şeker oranı yüksek farklı bir gıdaya da rahatlıkla uygulanabilecek” dedi.  Patent başvuruları yapıldı  Araştırma Görevlisi Fatma Tuba Kıraç Demirel, kaplama materyalinin yanında bir de yenilebilir film üreteceklerini belirterek, ürünlerle alakalı patent başvurusunda bulunduklarını belirtti. Kıraç Demirel, projenin özel beslenme gereksinimi olan bireyler için büyük fayda sağlayacağını umduklarını ifade etti. 

O Çeşme Şifalı Kaynak Suyu: Diyabet Hastalarının Yeni Umudu! Haber

O Çeşme Şifalı Kaynak Suyu: Diyabet Hastalarının Yeni Umudu!

Tokat'ın Niksar ilçesine 27 kilometre uzaklıkta bulunan Kapıağzı köyü yakınlarında Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri tarafından keşfedilen kaynak suyu, lezzetiyle dikkat çekiyor. Bölgede yapılan çalışmalar sırasında buz gibi sudan içen ekip üyelerinden şeker hastası olanlar, kan şekeri seviyelerinde belirgin bir düşüş olduğunu gözlemledi. Çeşmenin tamamlanmasıyla birlikte suyun şifalı olduğuna inanan vatandaşlar, zorlu arazi şartlarına rağmen bölgeye akın etmeye başladı. Bölgeye gelenler, bidonlarla su doldurarak evlerine götürüyor. Su sadece yerel halkın değil, çevre illerden gelen vatandaşların da ilgisini çekiyor. Özellikle şeker hastalığı ve diğer rahatsızlıkları olanlar, suyun kendilerine iyi geleceğine inanıyor. Kaynak suyunun sağlık üzerindeki etkileri bilimsel olarak henüz tam anlamıyla kanıtlanmamış olsa da vatandaşların ilgisi ve suyun şifalı olduğuna dair inançları, bölgeyi popüler bir uğrak yeri haline getirdi. Şeker çeşmesi hakkında bilgi veren Kapıağzı köyünün muhtarı Bayram Yıldırım, “Burası Niksar'a 27 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Köyümüz 8 mahalleden oluşuyor. Bu su şeker hastalığına çok yarayışlıdır. Buraya su doldurmaya çok gelen oluyor. Bu sudan çok içen oluyor. Samsun, Amasya ve Sivas başta olmak üzere her taraftan geliyorlar. Bu su şifalıdır. Bu çeşmeyi Orman Müdürlüğü yapmıştı. Orman müdürümüzde şeker hastalığı vardı ve bu su ona çok iyi geliyordu. Yol yapıldı ama kumlaması yapılacak. Buraya zorla geldik. Bu yolun kumlaması olması lazım ki buraya rahat gelsinler. Buranın havası çok güzel. Söz verdiler, kamelyalar yapılacak. Orman işçileri burada çalışırken çadırlar vardı. Orman işçilerinden iki tane şeker hastası varmış. Şeker 500'den aşağı düşmüyormuş. Sudan içtikten sonra 100'e düşmüş. Doktor da nerede durdunuz ki değerler düşmüş diye sormuş. Ondan sonra devamlı bu sudan kullanmaya başladılar. Bunu duyup bu sudan alan şifasını gördü, içen şifasını gördü” dedi. Su almaya gelen vatandaşlar ise, bölgenin turizme kazandırılması gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.