Hava Durumu

#Diyetisyen

Yeni Marmara Gazetesi - Diyetisyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyetisyen haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karacabey’de gençlere Obezite ve Sağlıklı beslenme eğitimi Haber

Karacabey’de gençlere Obezite ve Sağlıklı beslenme eğitimi

Karacabey Belediyesi, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla gençlere yönelik farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Düzenlenen seminerde Diyetisyen Özge Gündoğan, öğrencilere sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve obezitenin sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.Seminerde obezitenin yol açabileceği sağlık sorunları, diyabet riski ve ergenlik döneminde dengeli beslenmenin önemi ele alındı. Öğrencilere, doğru beslenme alışkanlıklarının fiziksel gelişimin yanı sıra zihinsel gelişim açısından da önemli olduğu aktarıldı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin toplumun geleceği açısından önemli olduğunu belirtti. Karabatı, özellikle okul çağındaki çocuklarda doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekti.Belediye olarak toplum sağlığını ilgilendiren konularda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Karabatı, düzenlenen eğitimlerle gençlerin obezite, diyabet ve sağlıklı yaşam konularında bilinçlenmesinin amaçlandığını söyledi.Karacabey Belediyesi’nin ayrıca vatandaşlara ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmeti sunduğu belirtilirken, sağlıklı yaşam konusunda farkındalık çalışmalarının devam edeceği bildirildi.

Karacabey’de gençlere sağlıklı yaşam eğitimi Haber

Karacabey’de gençlere sağlıklı yaşam eğitimi

Karacabey Anadolu Lisesi öğrencilerine yönelik düzenlenen seminerde, belediyede görev yapan diyetisyen Özge Gündoğan gençlere sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılmasının önemini anlattı. Seminerde obezitenin sağlık üzerindeki etkileri, diyabet riskleri ve ergenlik döneminde dengeli beslenmenin önemi ele alındı.Eğitim kapsamında öğrencilere sağlıklı tabak modeli, beslenme çantası hazırlama, gıda okuryazarlığı, obezite ve önlenebilir hastalıklar ile gıda zehirlenmelerinden korunma gibi konularda kapsamlı bilgiler verildi. Proje çerçevesinde ilkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarındaki öğrencilere yönelik eğitimlerin devam ettiği belirtildi. Öte yandan Karacabey Belediyesi, vatandaşlara yönelik ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetini de sürdürüyor. Belediye hizmet masalarına yapılan başvurular doğrultusunda oluşturulan randevularla danışanlara kişiye özel beslenme programları hazırlanırken süreç düzenli kontrol seanslarıyla takip ediliyor.Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Fatih Karabatı, sağlıklı nesiller yetiştirmenin toplumun geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, gençlerin doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarını erken yaşta kazanmasının hedeflendiğini ifade etti. Karabatı, belediye olarak toplum sağlığını ilgilendiren konularda eğitim ve farkındalık çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.

Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi Haber

Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi

Gemlik Hisar Mahallesi’nde yaklaşık 9 bin metrekarelik alana konuşlandırılan tesis, toplam 6 bin 80 metrekare inşaat alanına sahip 3 kattan oluşan tesisin 128 metrekarelik termal havuzu, Türk hamamı, 2 adet buhar odası ve 2 adet saunası bulunuyor. 26 yatak kapasiteli 8 odanın ve 7 adet aile hamamının da bulunduğu tesiste, vatandaşlara Burfaş B Kafe de hizmet verecek. 62 araçlık otoparkın yer aldığı termal tesis, modern, güvenli ve konforlu yapısıyla hem teknik hem de kullanıcı deneyimi açısından tamamen yenilendi. Termal tesisi ziyaret ederek son durum hakkında bilgi alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tesisten yararlanan vatandaşlarla da sohbet etti. Bursalıların ve Gemliklilerin uzun süredir beklediği termal tesisin bir süre önce faaliyete geçtiğini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm eksikliklerin giderilerek tesisi hizmete açtıklarını söyledi. Hem sağlık hem de termal açıdan insana fayda sağlayacak olan binanın, yapımı esnasında ve sonrasında uygun olmadığının tespit edildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Yangın güvenliğinden kapılarına kadar birçok konuda değişiklik yapıldı. Akan kısımlar tamamen çözüldü. Binayı güvenli bir yapı haline getirdik. Termal tarafında hizmet veriyoruz. Tüm hemşehrilerimizin buradan faydalanmasını tavsiye ediyorum. Sıcak su kalitesi gayet iyi. Bursalılara yaraşır bir mekan oldu. Aile odalarından ve toplu kullanılan havuzdan da yararlanılabilir. Tesisin hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Gemlik Termal Tesisi'nin bir bölümünün fiziksel aktivite ve sağlık danışma merkezi olarak kullanılacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, ücretsiz olarak psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen desteği verildiğini söyledi. Bir sonraki aşamada ambulansların da tesiste yer alacağını belirten Başkan Mustafa Bozbey, termal tesisin ileride sağlık hizmetleri noktasında da bir merkez haline dönüştürüleceğini ifade etti. Tesiste oluşturulan Burfaş B Kafe’nin de kaliteli ürünlerini uygun fiyata vatandaşla buluşturacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, Bursalıların keyif alacağı bir mekan oluşturulduğunu vurguladı.

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri Video Galeri

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri

     Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.      Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur      Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı?      Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli?      İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan'da sıvı tüketimi önemli      Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.

Diyetisyen Burcu Akbeyaz: "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir" Haber

Diyetisyen Burcu Akbeyaz: "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir"

Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Diyetisyen Burcu Akbeyaz, Ramazan sonrasında yeni ve dengeli beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğini söyleyerek, "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir" dedi.   Bayramdan sonra hafif ve sindirimi kolay besinlerin tüketilmesi gerektiğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Diyetisyen Burcu Akbeyaz, "Ramazan başlamasıyla 3 ana öğün beslenmeden 2 öğün ana öğün beslenmeye geçildi. Bunlar biri iftar ve diğeri de sahurdu. Tabii Ramazan sonrasında bayramla birlikte de beslenme düzenimiz de değişmeye başlıyor. Biliyoruz ki oruçluyken öğün sayısında azalma, su miktarında sınırlanmalar oluyor ve bu yüzden de aslında metabolizmada yavaşlama söz konusu. O nedenle vücudun yeniden dengelenmesi, beslenme düzeninin oluşturulması bu süreçte çok önemli. Ramazan sonrası bayram başlangıcı ile birlikte aslında yeni beslenme düzenimizi oluşturmamız gerekiyor. İlk günler küçük ve dengeli öğünler tercih edilebilir. Aksi takdirde mide rahatsızlıkları yaşanabilir. Bizim burada yapmamız gereken şey aslında öğün sayısını arttırıp porsiyonları biraz daha azaltmak. Bu süreçte bayramdan sonra hafif ve sindirimi kolay besin tüketimini de arttırmamız gerekiyor" dedi.  Sindirimi kolay, besleyici besinler tercih edilmeli  Akbeyaz, tüketilecek besin gruplarına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Meyve ve sebze tüketimi aynı şekilde lif açısından çok zengindir. Sebze olarak havuç, kabak, brokoli tercih edebilirken meyve olarak da yine elma ve muzu günlük beslenme programımızın içine ekleyebiliriz. Protein açısından en kaliteli ve en sağlıklı proteinler, beyaz et ve balık etidir. Bunlar hem protein ihtiyacımızı karşılar hem de kas yapımını destekler. Sindirimi de kırmızı ete göre daha kolaydır. Yoğurda bakacak olursak da probiyotik açısından çok zengindir. Sindirimi aynı şekilde protein ihtiyacımızı destekler. Bağırsak sağlığı için de çok önemlidir. Bu süreçte eklememiz gereken diğer besin grubu ise sağlıklı yağlardır. Bunlar avokado, zeytinyağı ve ceviz olabilir. Bu besinler, vücudu besler ve uzun süre tok kalmamıza yardımcı olur. Gün içerisinde mutlaka öğünlerin içine eklenmeli" ifadelerini kullandı.  Bayram sonrası egzersize başlamak çok yararlı  Ramazan sonrasının egzersize başlamak için güzel bir dönem olduğunu söyleyen Akbeyaz, "Günlük su tüketimine de özellikle önem vermemiz gerekiyor. Özellikle Ramazanla birlikte aslında su tüketiminde sınırlamalar çok arttı. Bu süreçte bizim günlük olarak 2-2,5 litre miktarında su tüketimini arttırmamız gerekiyor. Ramazan sonrası canımız şekerli, hamur işi gıdalar isteyebilir. Hatta bunlar çok çekici de gelebilir. Bunların şekeri hızlı yükselttiğini, gün içerisinde şeker dalgalanmalarına sebebiyet verdiğini unutmamalıyız. Mesela şerbetli tatlı yerine meyve ya da sütlü tatlı tercih edilebilir. Yine aynı şekilde yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte taze meyveleri de tüketerek aslında tatlı ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Ramazan sonrası, egzersize başlamak için en güzel dönemdir. Hem metabolizmayı hızlandırır hem de kilo kontrolüne yardımcı olur. Bu düzenlemelerle eğer yeni bir beslenme programına başlarsak hem daha sağlıklı hem de hem de kilo dengemizi korumuş oluruz. Ramazan sonrası mide rahatsızlığı, şekerdeki dalgalanmalar gibi olumsuz faktörlerden de uzak durmuş oluruz" dedi. 

Ramazan pidesini çok sıcak tüketmeyin Haber

Ramazan pidesini çok sıcak tüketmeyin

Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, oruç tutarken dikkat edilmesi gereken beslenme önerilerinde bulundu. Dyt. Arslansoyu, "Aç karnına sıcak pide yemek, kan şekerini hızlı yükselteceğinden kontrollü tüketilmelidir" uyarısı yaptı.   Ramazan ayında beslenme düzeni değişirken, günlük enerji ve besin ihtiyacının karşılanması önem taşıyor. "Oruçla değişen beslenme düzenine bağlı olarak kabızlık, mide yanması, unutkanlık, dikkatsizlik, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi şikayetler görülebiliyor" diyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, süreçte yetersiz beslenmenin bağışıklık sistemini zayıflatabileceği ve hastalıklara yakalanma riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulundu.  "Ramazan ayını sağlıklı ve verimli geçirmek için sahur ve iftar öğünlerinin bilinçli bir şekilde planlanması gerekiyor" diyen Dyt. Arslansoyu, "Ayrıca; diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları olan bireylerin ya da hamile, emziren anne ve büyüme çağındaki çocukların sağlık açısından oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekiyor" uyarısında bulundu.  "Tuzlu yiyecekler, şarküteri ürünleri sahurda tercih etmeyin"  "Sahurda yüksek lifli ve protein ağırlıklı beslenin. Sahurda yapılan besin tercihleri, gün içinde kan şekerinin dengede kalmasını sağlamak açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullanan Dyt. Arslansoyu, tuzlu yiyecekler, şarküteri ürünleri ve kızartmaların susuzluk hissini artırabileceği nedeniyle sahurda tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı.  Dyt. Arslansoyu, "Sahurda yüksek lifli ve protein içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi gerekiyor. Özellikle; tam buğday veya çavdar ekmeği, süt ve süt ürünleri, yumurta, çiğ kuruyemişler, komposto, mevsim meyve ve sebzelerinin sahur için ideal seçenekler arasında yer alıyor" dedi.  "Ramazan pidesini çok sıcak tüketmemeye özen gösterin"  "Ramazan pidesini çok sıcak tüketmemeye özen gösterin" diyen Dyt. Arslansoyu, iftar öğününde yapılan en büyük hatanın hızlı ve fazla miktarda yemek tüketmek olduğunu ifade etti. Bunun mide ve bağırsak sorunlarına yol açabileceğini belirtti.  "Orucumuzu açarken su ve hurma, peynir, mevsim sebzesi, zeytin gibi kahvaltılıklar tüketmek doğru bir seçim olabileceği gibi, hafif çorbalar da iyi bir seçenektir. Orucumuzu açtıktan sonra, mideyi yormamak için 15-20 dakika beklemeliyiz" ifadelerini kullanan Dyt. Arslansoyu, rafine unlu ve aşırı yağlı besinlerden kaçınılması gerektiğinin de altını çizdi. Ramazan pidesinin aşırı tüketilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Arslansoyu, "Aç karnına sıcak pide yemek, kan şekerini hızlı yükselteceğinden kontrollü tüketilmelidir" uyarısında bulundu.  "Sıvı tüketimi en az 2 litre olmalı"  Ramazan süresince günlük en az 2 litre su tüketilmesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, iftar ve sahur arasında sık ve dengeli beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini belirtti. İftar sonrası taze mevsim meyvelerine yer verilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Arslansoyu, sindirimi kolaylaştırmak adına aşırı şekerli ve yağlı tatlılar yerine meyve ve hafif sütlü tatlıların tercih edilmesini önerirken, ayrıca iftardan 1,5-2 saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüşlerin metabolizmayı desteklediğini belirtti. 

Doğru Beslenmenin Önemi Haber

Doğru Beslenmenin Önemi

 Diyetisyen Dila Abdik, kış mevsiminde soğuk algınlığı, grip ve diğer enfeksiyon hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirterek, beslenme ile bağışıklığa destek olunabileceğini vurguladı.    Kış aylarında soğuk hava ve azalan güneş ışığı ile birlikte bağışıklık sistemi zorlanabiliyor. Kış aylarında bağışıklığı desteklemek için dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Diyetisyen Dila Abdik, “Mevsiminde taze sebze ve meyve tüketmek, vücudumuza gerekli vitamin ve mineralleri doğrudan kazandırır. Kış aylarında portakal, mandalina, greyfurt gibi narenciyeler, C vitamini bakımından zengindir ve bağışıklığı destekler. Brokoli, karnabahar ve brüksel lahanası gibi turpgiller, antioksidan içeriği ile öne çıkar. Ayrıca, balkabağı ve havuç gibi A vitamini kaynakları, solunum yollarının sağlığını destekler. Tabağınızı renklendirmek, yalnızca göz zevkinizi değil, bağışıklık sisteminizi de güçlendirir. Bağırsak sağlığı, bağışıklık sistemimizin temel taşlarından biridir. Yoğurt ve turşu gibi probiyotik açısından zengin besinler, bağırsak florasını destekler ve vücudu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirir” dedi.  Soğuk havalarda susama hissi azalsa da vücudun suya ihtiyacı var  Dyt. Abdik, “Baharatlar, yemeklerinize lezzet katarken aynı zamanda bağışıklığı da destekler. Zerdeçal, anti-enflamatuar özellikleriyle bilinirken, zencefil solunum yollarını rahatlatarak şifa verir. Tarçın ve karanfil ise yüksek antioksidan içeriği ile öne çıkar. Soğuk havalarda susama hissi azalsa da vücudumuzun suya olan ihtiyacı devam eder. Yeterli sıvı almak, toksinlerin vücuttan atılmasını ve metabolizmanın düzgün çalışmasını sağlar. Suya ek olarak, bitki çayları ve şekersiz kompostolar da harika bir alternatif oluşturur” diye vurguladı.  Kış aylarında D vitamini seviyeleri düşer  Bağışıklık sistemi için proteinlerin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Dyt. Abdik, “Tavuk, balık, yumurta gibi kaliteli protein kaynaklarının yanı sıra, badem, ceviz ve keten tohumu gibi omega-3 açısından zengin besinler de tüketilmelidir. Omega-3, iltihaplanmayı azaltır ve vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla D vitamini seviyeleri düşebilir. D vitamini takviyesinin gerekip gerekmediğini belirlemek için doktor kontrolü önemlidir. Ayrıca, somon, sardalya ve yumurta gibi D vitamini kaynaklarını sofranıza ekleyerek bu desteği artırabilirsiniz” dedi.  Kış aylarında bağışıklığınızı desteklemek için çeşitli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Dyt. Abdik, “Doğru besinleri tercih ederek, enfeksiyonlara karşı daha dirençli bir vücuda sahip olabilirsiniz. Unutmayın, bağışıklık sisteminizin gücü, tabağınızdan başlar” ifadelerini kullandı. 

Sürekli Atıştırmak Yanlış!  Haber

Sürekli Atıştırmak Yanlış! 

Diyetisyen Hande Güngör, “Her öğünde protein içeren besinler bulundurulmalı. Yağsız et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, kuru baklagiller, yağlı balıklar, ceviz, badem, fındık, keten tohumu, susam, tahin, chia tohumu gibi yiyecekler tüketilmeli” dedi.  Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, yavaş yemek yemenin dengeli leptin salınımını destekleyeceği için iştahı kontrol etmeyi ve daha sağlıklı beslenmeyi sağladığına dikkat çekti. Günlük hayatın hızlı temposunun özellikle büyük şehirlerde birçok insanın öğünlerini atlamasına, düzenli ve sağlıklı beslenememesine yol açtığını belirten Güngör, "Bu sebeple de çabuk ulaşılan, yağlı, yüksek kalorili ve doyurmak bir yana, daha çabuk acıktıran besinler tercih ediliyor. Oysa bazı yiyecekler var ki, yenildikten sonra uzun süre midede tokluk hissi oluşturuyor" açıklamasında bulundu.  Tokluk için yüksek kalorili besilerin tüketilmesine gerek kalmayacağını belirten Hande Güngör, "Her öğünde protein içeren besinler bulundurulmalı. Proteinler hem leptin duyarlılığını artırırken, sindirim süresi daha uzun sürdüğü için ghrelin seviyelerini düşürmede ve kilo vermede etkilidir. Yağsız et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, ayran ve kuru baklagillere öğünlerde yer verilmeli. Yağlı balıklar, zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, fındık, keten tohumu, susam, tahin, chia tohumu gibi sağlıklı yağlar tüketilmeli. Böylece omega 3 - omega 6 sağlıklı yağ asitlerinden faydalanarak, mide boşalımı ve tokluk süresini uzatılmış olur. Su tüketimi, kalorisiz, şeker ilavesiz sıvılar tercih edilmeli" diye konuştu.  Sürekli atıştırmak yanlış  Öğün saatlerinin planlanmasının da çok önemli olduğuna değinen Hande Güngör, "Tüm besin öğelerini içeren dengeli ve düzenli bir beslenme planı uygulanmalı. Sık sık atıştırma alışkanlığı ve tıkınırcasına yeme davranışlarından uzak durulmalı. Yemek yeme sürenizi uzatarak, daha yavaş yeme alışkanlığı edinilmeli. Yavaş yemek yemek dengeli leptin salınımını destekleyerek iştahı kontrol etmenizi sağlar. Bunun için yeme sürenizi etkileyen faktörleri fark edip, değiştirmeyi ya da iyileştirmeyi hedefleyin" dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.