Hava Durumu

#Enflasyon

Yeni Marmara Gazetesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Konut fiyatları ve kiralarda son tablo: İşte artışta öne çıkan iller Haber

Konut fiyatları ve kiralarda son tablo: İşte artışta öne çıkan iller

Türkiye’de konut fiyatları TL bazında yükselişini sürdürürken, enflasyon dikkate alındığında yıllık reel gerileme devam etti. Hürriyet'in aktardığı verilere göre, Temmuz 2026 Konut Değer Raporu, satış fiyatları ve kiralardaki son tabloyu ortaya koydu.Rapora göre, Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 41 bin 703 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5 milyon 212 bin 875 TL olarak hesaplandı. Konut fiyatları yıllık yüzde 23,3 arttı Türkiye genelinde konut metrekare fiyatları son bir yılda nominal olarak yüzde 23,3 yükseldi. Enflasyondan arındırılmış yıllık değişim ise eksi yüzde 6,6 oldu.Temmuz ayında metrekare fiyatları bir önceki aya göre nominal olarak yüzde 1,9, reel olarak ise yüzde 0,5 arttı. Böylece aylık reel fiyat hareketinde sınırlı bir iyileşme görüldü. 30 il arasında Ordu ilk sırada En fazla konut satışı yapılan 30 il içerisinde yıllık konut metrekare fiyat artışının en yüksek olduğu il yüzde 32,4 ile Ordu oldu. Ordu’yu yüzde 28,7 ile Ankara, yüzde 28,5 ile Kocaeli, yüzde 27,1 ile Denizli ve yüzde 26,9 ile Elazığ izledi. Haziran ayında incelenen 30 ilin tamamında yıllık reel değişim negatifken, temmuz ayında Ordu yüzde 0,4 reel artışla pozitif bölgede yer alan tek il oldu. Ankara ve Kocaeli’nde reel değer kaybı sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. Büyükşehirlerde fiyat artışında Ankara önde Nüfusa göre en büyük beş il arasında yıllık konut metrekare fiyat artışında Ankara yüzde 28,7 ile ilk sırada yer aldı. Ankara’yı yüzde 26,5 ile İstanbul, yüzde 25,8 ile Antalya, yüzde 21,7 ile Bursa ve yüzde 21 ile İzmir takip etti. Ortalama metrekare satış fiyatları ise İstanbul’da 65 bin 78 TL, Antalya’da 55 bin 495 TL, İzmir’de 53 bin 974 TL, Ankara’da 38 bin 674 TL ve Bursa’da 36 bin 83 TL olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama konut 7,1 milyon TL’yi aştı Ortalama konut satış fiyatı İstanbul’da 7 milyon 158 bin 580 TL seviyesine ulaştı. İzmir’de ortalama konut fiyatı 6 milyon 476 bin 880 TL, Antalya’da 6 milyon 104 bin 450 TL, Ankara’da 5 milyon 27 bin 620 TL, Bursa’da ise 4 milyon 690 bin 790 TL oldu. İstanbul’da Temmuz 2025’te 5 milyon 864 bin 958 TL olan ortalama konut satış fiyatı, Temmuz 2026’da 7 milyon 158 bin 580 TL’ye yükseldi. Böylece megakentte ortalama bir konutun satış değeri bir yılda nominal olarak yaklaşık 1,3 milyon TL arttı. En yüksek metrekare fiyatı Muğla’da Konut metrekare satış fiyatının en yüksek olduğu il 87 bin 244 TL ile Muğla oldu. Muğla’yı 65 bin 78 TL ile İstanbul, 55 bin 495 TL ile Antalya, 53 bin 974 TL ile İzmir ve 53 bin 387 TL ile Çanakkale takip etti. Ortalama konut satış fiyatında da Muğla zirvede yer aldı. Kentte ortalama konut fiyatı 11 milyon 341 bin 720 TL olarak hesaplandı. Kirada İstanbul öne çıktı Raporda kira fiyatlarına ilişkin veriler de yer aldı. Türkiye genelinde kiralar son bir yılda nominal olarak yaklaşık yüzde 23 arttı. Ancak artışın enflasyonun gerisinde kalması nedeniyle kiralarda reel olarak yüzde 7 gerileme yaşandı. Türkiye genelinde ortalama metrekare kirası 276 TL, aylık ortalama konut kirası ise 27 bin 633 TL oldu. En çok konut satılan 30 il içinde kira değişiminde İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul’da kiralar yıllık yüzde 45’e yakın arttı ve ortalama kira bedeli 44 bin 612 TL’ye yükseldi. Konut piyasasında nominal artış, reel kayıp Temmuz 2026 Konut Değer Raporu, konut satış fiyatları ve kiralarda TL bazındaki yükselişin devam ettiğini ancak yıllık artışların genel olarak enflasyonun gerisinde kaldığını ortaya koydu.Konut satışında incelenen iller arasında Ordu, yıllık yüzde 0,4 reel artışla pozitif bölgede yer alan tek il olurken; Türkiye genelinde konut metrekare fiyatlarının yıllık reel değişimi eksi yüzde 6,6, kiralardaki reel değişim ise eksi yüzde 7 olarak gerçekleşti.

BUSKİ’den her ay zam iddialarına yanıt Haber

BUSKİ’den her ay zam iddialarına yanıt

BUSKİ Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Son günlerde BUSKİ tarafından uygulanan su tarifelerine ilişkin aylık fiyat güncellemesi üzerinden kamuoyunda gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Öncelikle açıkça ifade etmek gerekir ki; söz konusu uygulama yeni dönemde alınmış bir karar ya da mevcut yönetime özgü bir uygulama değildir." denildi. 1996 yılından bu yana uygulanıyor Su tarifelerinden aylık enflasyon oranında güncellemenin geçmiş yıllarda alınmış bir karara dayandığının vurgulandığı açıklamada "BUSKİ’de su ve atıksu tarifelerinin TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) oranında aylık güncellenmesi, 1996 yılından bu yana Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi ve BUSKİ Genel Kurulu kararları doğrultusunda uygulanmakta olan yerleşik bir tarife sistemidir. Bu mekanizma, yönetim değişikliklerinden bağımsız olarak, idarenin sürekliliği ilkesi gereğince yıllardır kesintisiz şekilde uygulanmaktadır." ifadelerine yer verildi. İlgili tüm idarelerde sistem aynı Söz konusu uygulamanın kanuni dayanağının hatırlatıldığı açıklamada "2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un BUSKİ’ye de uygulanan hükümleri uyarınca, su ve atıksu tarifeleri ilgili genel kurul ve belediye meclisi kararlarıyla belirlenmekte; güncellemeler ise bu kararların öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Aylık TÜFE güncellemesi; enerji, elektrik, akaryakıt, işçilik, bakım-onarım, kimyasal madde ve altyapı işletme maliyetlerindeki artışların tarifelere yansıtılmasını sağlayan otomatik bir maliyet güncelleme mekanizmasıdır. Bu uygulama yalnızca BUSKİ’ye özgü değildir. 2560 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren büyükşehir su ve kanalizasyon idarelerinin büyük bölümünde benzer maliyet güncelleme sistemleri uygulanmaktadır." bilgisi paylaşıldı. 30 yıldır her başkan döneminde uygulandı Kamuoyunda tartışmalara konu olan enflasyon güncellemelerinin bu döneme özgü olmadığının altının çizildiği açıklama şu ifadelerle tamamlandı: "Dolayısıyla mevcutta her ay yeniden alınan bir zam kararı değil; yaklaşık 30 yıldır yürürlükte bulunan ve önceden belirlenmiş esaslara göre otomatik olarak işleyen bir tarife güncelleme sistemi bulunmaktadır. Aynı uygulama önceki belediye başkanları ve önceki BUSKİ yönetimleri dönemlerinde de kesintisiz şekilde sürdürülmüştür. BUSKİ’nin temel görevi, Bursa’nın içme suyu ve atıksu hizmetlerini kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir şekilde yürütmektir. Tarife güncellemeleri de bu hizmetlerin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, mevzuat ve ilgili kurul kararları doğrultusunda uygulanmaktadır. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ olarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini esas almaya; eksik veya yanıltıcı bilgiler üzerinden oluşturulmak istenen algılara karşı şeffaflık ilkesi çerçevesinde doğru bilgiyi paylaşmaya devam edeceğiz."

Nureddin Gül: Türkiye’yi adil düzen ile yönetmeye geliyoruz! Haber

Nureddin Gül: Türkiye’yi adil düzen ile yönetmeye geliyoruz!

Kentte esnaf ve vatandaşlarla buluşan Gül, partisinin üye sayısındaki hızlı yükselişe dikkat çekerek, ilk seçimlerde Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın Cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladı. Yeniden Refah Partisi, saha çalışmalarına ve teşkilat buluşmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Bursa'ya gelen Yeniden Refah Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nureddin Gül, kentte yoğun bir program gerçekleştirdi. Bursa İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ve partinin hedeflerine dair önemli açıklamalarda bulunan Gül’e, Yeniden Refah Partisi Bursa İl Başkanı Av. Ahmet Gök ve çok sayıda partili eşlik etti. "TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ PARTİSİ KONUMUNDAYIZ" Düzenlenen basın toplantısında teşkilatların özverili çalışmalarına ve vatandaşın artan teveccühüne değinen Genel Başkan Yardımcısı Nureddin Gül, partisinin güncel üye sayısını paylaştı. Yeniden Refah Partisi'nin an itibarıyla 700 bin üyeye ulaştığını vurgulayan Gül, bu rakamla Türkiye’nin en büyük üçüncü partisi unvanını koruduklarının altını çizdi. Sahadaki heyecanın sandığa yansıyacağını belirten Gül, parti teşkilatlarının vatandaşlardan gelen yoğun taleplere yanıt vermekte ve yeni üye kayıtlarına yetişmekte zorlandığını ifade etti. “BU ÜLKEYİ ADİL DÜZEN SİSTEMİYLE YÖNETECEĞİZ” Türkiye'nin içinden geçtiği süreçte çözümün "Milli Görüş" prensiplerinde yattığını savunan Gül, partisinin iktidar vizyonunu da net kelimelerle özetledi. Olası bir erken veya zamanında yapılacak ilk seçimde Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın kesin olarak Cumhurbaşkanı adayı olacağını duyuran Gül, "Bu ülkeyi Milli Görüş ruhuyla ve Adil Düzen sistemiyle yöneteceğiz," diyerek kararlılık mesajı verdi. "İLK SEÇİMDE ADAYIMIZ DR. FATİH ERBAKAN" Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik ve sosyal süreçlerde çözümün ancak geçmişte olduğu gibi bugün de Milli Görüş prensipleriyle sağlanabileceğini savunan Gül, Yeniden Refah Partisi'nin iktidar vizyonunu net kelimelerle çizdi. Olası bir seçim senaryosunda partisinin yol haritasını kamuoyuyla paylaşan Gül, "Zamanında ya da erken yapılacak ilk seçimde Yeniden Refah Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı tartışmasız olarak Genel Başkanımız Sayın Dr. Fatih Erbakan’dır. Ülkemizi yıllardır özlemi duyulan Milli Görüş ruhuyla ve herkes için adaleti, refahı tesis edecek Adil Düzen sistemiyle yeniden ayağa kaldıracağız," diyerek iddialı bir duruş sergiledi.x "ÜYE KAYITLARINA YETİŞEMİYORUZ" İl binasındaki basın toplantısı ve teşkilat içi durum değerlendirmelerinin ardından Bursa sokaklarına inen Genel Başkan Yardımcısı Nureddin Gül ve beraberindeki heyet, kentin kalbinde esnaf ve vatandaşlarla buluştu. Dükkanları tek tek dolaşarak esnafın ekonomik sıkıntılarını, enflasyon karşısındaki yaşam mücadelesini ve yerel düzeydeki beklentilerini birinci ağızdan dinleyen Gül, Yeniden Refah Partisi'nin ekonomik çözüm reçetelerini anlattı. “BU COŞKU, İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZÜN AYAK SESLERİDİR" Saha çalışmaları sırasında Bursalıların heyete gösterdiği yoğun ilgi dikkat çekerken, Gül karşılaştıkları manzara için, "Bursa sokaklarında bugün şahit olduğumuz bu kucaklaşma, Türkiye'nin genel özetidir. Teşkilatlarımız sahadaki bu heyecana, vatandaşımızdan gelen yoğun katılıma ve yeni üye kayıtlarına yetişmekte adeta zorlanıyor. İnsanlarımız akın akın partimize katılıyor. Bu coşku, iktidar yürüyüşümüzün ayak sesleridir" ifadelerine yer verdi.

Milyonlarca memur ve emekliyi ilgilendiriyor: 5 aylık zam farkı belli oldu Haber

Milyonlarca memur ve emekliyi ilgilendiriyor: 5 aylık zam farkı belli oldu

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, mayıs ayında enflasyon aylık bazda yüzde 1,71 olarak gerçekleşti. Bu veriyle birlikte milyonlarca emekli ve memurun temmuz ayında alacağı maaş artışına ilişkin hesaplamalarda son aşamaya girildi. Kesin zam oranları, 3 Temmuz’da açıklanacak haziran ayı enflasyon verisinin ardından belli olacak. SGK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 16,60 zammı hak etti Açıklanan verilere göre SGK ve Bağ-Kur emeklileri, yılın ilk beş ayında oluşan enflasyon oranları doğrultusunda toplam yüzde 16,60’lık artışı şimdiden hak etmiş durumda. Beş aylık dönemdeki enflasyon oranları şu şekilde gerçekleşti: * Ocak: Yüzde 4,84 * Şubat: Yüzde 2,96 * Mart: Yüzde 1,94 * Nisan: Yüzde 4,18 * Mayıs: Yüzde 1,71 Bu verilerin birikimli hesaplanmasıyla 5 aylık toplam enflasyon oranı yüzde 16,60 oldu. Nihai zam haziran verisiyle kesinleşecek Temmuz ayında maaşlara yansıtılacak zam oranı için gözler şimdi haziran ayı enflasyonuna çevrildi. Haziran verisinin de eklenmesiyle birlikte yılın ilk 6 aylık enflasyon oranı hesaplanacak ve emekli maaşı zammı kesinleşecek. Memur ve memur emeklilerinde enflasyon farkı Memur ve memur emeklileri, toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alıyor. Mayıs ayı itibarıyla oluşan hesaplamalara göre memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı yüzde 5,04 seviyesine ulaştı. Bu orana, 8. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında belirlenen yüzde 7’lik zam eklendiğinde toplam kümülatif artış oranı yüzde 12,40 olarak hesaplanıyor.

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu Haber

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu

Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "Fabrikaların içerisinde yatan fabrikaları keşfetmek istiyoruz" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "Veriyi doğru okuyarak hareket etmek zorundayız" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "Trump gelerek olayı bozdu" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti., "Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "Vatandaş benimsemiyorsa reçete tutmuyor" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi., "Kitleler mantığın değil menfaatin peşinde koşuyor" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "Dijitalleşme dünyanın en önemli başlıklarından biri" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.