Hava Durumu

#Enflasyon

Yeni Marmara Gazetesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklanıyor: Beklentiler piyasalar için kritik Haber

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklanıyor: Beklentiler piyasalar için kritik

Yılın ilk Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamları, enflasyonun seyri ve ekonomik beklentiler açısından piyasalar tarafından yakından izleniyor. Piyasa Beklentileri: Aylık ve Yıllık Oranlar Aylık enflasyon tahminleri: Ekonomistler arasında yapılan anketlerde Ocak ayı TÜFE artışının aylık bazda ortalama yaklaşık %4,2 ila %4,3 civarında olması öngörülüyor. Katılımcıların tahmin aralığı ise yaklaşık %3,6 ile %4,96 arasında değişiyor. Yıllık enflasyon beklentisi: Anketlerde yıllık enflasyonun bir önceki ayki seviyeye yakın seyretmesi veya sınırlı bir gerileme göstermesi bekleniyor. Bu kapsamda ekonomistler, Aralık 2025’teki yıllık enflasyon oranının seviyelerini koruyabileceğini tahmin ediyor. Merkez Bankası anketi: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın piyasa katılımcıları anketine göre de Ocak TÜFE artış beklentisi önceki döneme göre yükselerek %3,76’ya çıktı. 12 ve 24 ay sonrası enflasyon beklentileri de genel olarak yavaşlayan bir enflasyon görünümüne işaret ediyor. Neden Bu Kadar Önemli? Ocak ayı enflasyon rakamları, sadece fiyat artışı trendini göstermekle kalmıyor; aynı zamanda maaş zammı, kira artış oranları, faiz politikaları ve ekonomik beklentiler üzerinde etkili oluyor. Özellikle memur ve emekli maaş artışlarının belirlenmesinde bu verilerin rolü büyük. Önceki Veriler ve Trendler TÜİK’in Aralık 2025 verilerine göre yıllık enflasyon yaklaşık olarak %30,89 seviyesinde gerçekleşmişti. İstanbul’daki öncü göstergeler de Ocak ayında fiyat artışının sürdüğüne işaret ediyor. Sonuç: İlk İpucu Yarın Geliyor Ocak ayı enflasyon verileri, ekonomik görünüm ve para politikası beklentileri açısından yılın ilk somut göstergesi olacak. Piyasalar ve uzmanlar, rakamların beklentilerle uyumlu olup olmadığını değerlendirerek ilerleyen dönemdeki ekonomik trendlere dair sinyaller arayacaklar.

Gümüş fiyatları neden altından daha hızlı artıyor? Haber

Gümüş fiyatları neden altından daha hızlı artıyor?

Altına benzer şekilde enflasyon ve küresel belirsizlik dönemlerinde yatırım aracı olarak görülen gümüş, aynı zamanda yenilenebilir enerji, elektronik, otomotiv ve tıbbi teknolojiler gibi sektörlerde yoğun olarak kullanılıyor. Özellikle güneş paneli üretiminde artan talep, gümüş fiyatlarını yukarı yönlü destekleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. Arz tarafında ise madencilik üretiminin sınırlı artış göstermesi ve bazı ülkelerde üretim maliyetlerinin yükselmesi, piyasada gümüş arzını baskılıyor. Talepteki artışla birlikte arzın aynı hızda büyümemesi, fiyatların daha sert yükselmesine neden oluyor. Piyasa uzmanları, gümüşün altına kıyasla daha küçük ve likiditesi daha sınırlı bir piyasa yapısına sahip olmasının da fiyat dalgalanmalarını artırdığını ifade ediyor. Bu durum, yatırımcı giriş ve çıkışlarının gümüş fiyatlarında daha hızlı hareketler yaratmasına yol açıyor. Ayrıca gümüşün, altına göre daha düşük fiyat seviyesinde olması, bireysel yatırımcılar için erişilebilir bir alternatif oluşturuyor. Bu durumun, artan yatırımcı ilgisiyle birlikte fiyat artışlarını hızlandırdığı değerlendiriliyor. Ekonomistler, gümüş fiyatlarının seyrinin küresel ekonomik büyüme, sanayi üretimi, enerji dönüşümü yatırımları ve yatırımcı talebine bağlı olarak şekillenmeye devam edeceğini belirtiyor.

Altının fiyatı ilk kez 5 bin doları aştı Haber

Altının fiyatı ilk kez 5 bin doları aştı

Londra Metal Borsası’nda bir ons altın pazar günü 5 bin 93 dolar seviyesinden işlem gördü. Gümüşün ons fiyatı ise cuma günü 102 doların üzerine çıktı. Değerli metallerdeki bu yükselişin, özellikle ABD’de izlenen politikaların piyasalarda yarattığı belirsizlikle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Altın fiyatlarındaki küresel artış Türkiye piyasalarına da yansıdı. Sabah saatleri itibarıyla altının gramı 7 bin 73 TL, çeyrek altın ise yaklaşık 11 bin 807 TL seviyelerinde işlem gördü. Ocak 2024’te ons altın yaklaşık 2 bin dolar düzeyindeydi. Son iki yıl içinde küresel ölçekte yaşanan siyasi gelişmeler ve ekonomik belirsizlikler, altın fiyatlarında hızlı bir yükselişe neden oldu. Altın, yılın ilk haftalarında yüzde 18 değer kazanırken, geçen yılki yüzde 65’lik artış 1979’dan bu yana bir yıl içinde görülen en yüksek oran olarak kayıtlara geçti. 2025 yılı başından bu yana ise ons altın fiyatı 2 bin doların üzerinde artış gösterdi. Piyasa analistleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez olarak değerlendirilen politikalarının yatırımcı davranışları üzerinde etkili olduğuna dikkat çekiyor. AJ Bell analisti Dan Coatsworth, yatırımcıların yeni ve beklenmedik siyasi adımlar ihtimali nedeniyle değerli metallere olan ilgisini sürdürdüğünü belirtti. Diğer yandan bazı uzmanlar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına ilişkin tartışmaların da piyasalarda tedirginlik yarattığını ifade ediyor. Fed Başkanı Jerome Powell’ın, kurumun merkez binasının yenilenmesiyle ilgili artan maliyetler nedeniyle Adalet Bakanlığı’ndan gelen hukuki süreci “siyasi baskı” olarak nitelendirmesi, belirsizlik algısını artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Analistlere göre yatırımcılar, altın ve gümüşe yönelerek yalnızca siyasi risklere değil, aynı zamanda enflasyon ve artan kamu borçlarına karşı da portföylerini korumayı hedefliyor.

TOFAŞ'ta büyük kutlama Haber

TOFAŞ'ta büyük kutlama

TOFAŞ Fabrikası önünde işçiler meşaleler yakarak anlaşmayı büyük coşkuyla kutladı. Türk Metal Tofaş Şube Başkanı Mustafa Molla, "Metal işçileri ilk 6 ay için ortalama yüzde 31 ilk yıl için ortalama yüzde 47 oranında zam almış oldu" ifadelerini kullandı. Türk Metal Sendikası ile MESS arasında 13 Ekim 2025’te başlayan Grup Toplu İş Sözleşmesi süreci, 21 Ocak 2026 Salı günü başlayan ve 22 Ocak 2026 gece yarısına kadar süren yoğun müzakerelerin ardından metal işçisinin zaferiyle sonuçlandı. Yapılan sözleşmeyle metal emekçilerinin ücret ve sosyal haklarında önemli kazanımlar elde edildi. İmzalanan toplu iş sözleşmesine göre, 1 Eylül 2025 itibarıyla saat ücreti 140 liranın altında olan üyelere, 140 lirayı geçmemek kaydıyla 10 lira iyileştirme yapılacak. İyileştirmenin ardından tüm üyelerin saat ücretlerine yüzde 20 zam uygulanacak. Bunun üzerine oluşan yeni saat ücretlerine ayrıca seyyanen 17,61 lira eklenecek. Bu düzenlemelerle sözleşmenin ilk 6 ayı için saat ücretlerinde ortalama yüzde 28,10 zam yapılmış olacak. Sosyal yardımlarda da Kurban Bayramı yardımı yüzde 75 oranında artırılırken, diğer sosyal yardım kalemlerinde yüzde 50 artış uygulanacak. Sosyal yardımlarla birlikte ilk 6 ay için kümülatif artış oranı yüzde 31,15 artış sağlandı. Sözleşmenin ikinci 6 ayında enflasyon korumalı yüzde 13 artış gerçekleştirilecek. Bu artışla birlikte sözleşmenin birinci yılı sonunda ücretlerde kümülatif artış ortalama yüzde 44,76 olurken, sosyal yardımlar dâhil edildiğinde yıllık toplam artış yüzde 47,81 oranına çıkmış oldu. Üçüncü altı ayda saat ücretleri, enflasyon oranına ek olarak 1,5 puan refah payı ile artırılacak. Dördüncü altı ayda ise ücret artışı enflasyon oranında uygulanacak. Türk Metal Sendikası, anlaşmanın metal işçileri için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, sözleşmenin tüm üyelere hayırlı olmasını diledi.Başta Tofaş Otomobil Fabrikası olmak üzere işçiler sözleşme zaferini şarkılarla kutladılar.

Bursa'da toplu ulaşıma yüzde 15 zam geldi Haber

Bursa'da toplu ulaşıma yüzde 15 zam geldi

Plan ve Bütçe Komisyonları ile Ulaşım Komisyonu tarafından hazırlanan ücret tarifelerinin belirlenmesine ilişkin müşterek rapor, meclis üyelerinin oy çokluğuyla kabul edildi. Buna göre toplu ulaşıma yüzde 15 oranında zam yapıldı. Zam sonrası yeni tarifeyle tek biniş ücreti 5 TL artarak 35 TL’den 40 TL’ye yükseldi. Gündem maddelerinin tek tek görüşülerek oylandığı toplantıda; Ulaşım Komisyonu’nun Osmangazi ilçesinde, Orhan Bey Mahallesi, 6. Uçak Sokak’ta yer alan ve Tarihi Belediye Binasının altındaki meydana "Zehra Budunç Meydanı" isminin verilmesi ile ilgili raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Meclis toplantısında, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’nun, Nilüfer ilçesi, Beşevler Mahallesi, İzmir Yoluna cephe Koca Yunus Sokak üzeri toplam 2819 metrekare tescil harici alanın "Park Et - Devam Et" sistemi ile vatandaşa ücretsiz olarak kullandırılmak üzere Belediye iştiraklerinden BURULAŞ’a otopark olarak işletme hakkının devredilmesi ve sözleşme imzalanması için Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yetki verilmesi ile ilgili müşterek raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Plan ve Bütçe-Ulaşım Komisyonlarının, ücret tarifelerinin belirlenmesi ile ilgili müşterek raporunun da görüşüldüğü mecliste, ulaşıma yapılması planlanan yüzde 15’lik fiyat güncellemesi teklifi de oy çokluğuyla kabul edildi. Meclis üyelerinin gündeme getirdiği konulara da açıklık getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, su faturalarıyla ilgili yorumlarda niyet okuma algıladığını dile getirdi. Merkezi hükümetin elektrik faturalarında uyguladığı sübvanse işlemini Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de su faturalarında uyguladığını vurgulayan Başkanvekili Gazioğlu, "Bizler de çok farklı bir şey yapmıyoruz. Artışlar hiç birimizin keyfiyetinden olmuyor. Enflasyon hepimizi zorluyor. BUSKİ’nin temel girdi maliyetleri o gün için yüzde 150 artıyordu. Bugün yüzde 200’lere dayanmış durumda. Sadece boru maliyetlerinden bahsediyorum. BUSKİ’yi hep birlikte ayağa kaldırmaya çalışıyoruz" dedi.

Emekli Maaşlarına Zam Tepki Çekti Haber

Emekli Maaşlarına Zam Tepki Çekti

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi Aralık 2025’te aylık yüzde 0,89, yıllık bazda ise yüzde 30,89 olarak gerçekleşti. Altı aylık enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammı ile birlikte memur ve memur emeklilerinin maaş artışı yüzde 18,6 olurken, SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 12,19 oranında zam aldı. Bu artışla en düşük emekli maaşı 16 bin 881 TL’den 18 bin 939 TL’ye çıkarıldı. En düşük memur maaşı 60 bin 737 TL, en düşük emekli memur aylığı ise 27 bin 888 TL olarak belirlendi. Açıklanan rakamların sahadaki fiyat artışlarıyla örtüşmediğini savunan Pars, enflasyonun çarşıda, pazarda ve markette çok daha yüksek hissedildiğini ifade etti. Emekli maaşlarının yalnızca resmi enflasyon verileri dikkate alınarak artırılmasının gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştirdiğini dile getiren Pars, mevcut sistemin emeklilerin alım gücünü korumadığını söyledi. En düşük emekli maaşının yeni açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücretin oldukça altında kaldığına dikkat çeken Pars, bu rakamın TÜRK-İŞ tarafından açıklanan 30 bin 143 TL’lik açlık sınırının ve 98 bin 188 TL’lik yoksulluk sınırının da çok gerisinde olduğunu belirtti. Yapılan artışla emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurgulayan Pars, “Enflasyon kadar zam, emekli için fiilen sıfır zam anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu. Hayat pahalılığının her geçen gün arttığını kaydeden Pars, kira fiyatları ve temel tüketim ürünlerindeki artışların emeklilerin bütçesini zorladığını ifade etti. İşsizlik nedeniyle çocuklarına ve torunlarına destek olmak zorunda kalan emeklilerin yükünün giderek ağırlaştığını belirten Pars, birçok emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini dile getirdi. Pars, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve milletvekillerine çağrıda bulunarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltilmesini, seyyanen zam ve intibak düzenlemesi yapılmasını talep etti. Ayrıca emeklilerin sağlık hizmetlerinde alınan katkı paylarından muaf tutulması ve aylık bağlama oranlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Ekrem Alfatlı’dan asgari ücrete sert tepki Haber

Ekrem Alfatlı’dan asgari ücrete sert tepki

Asgari ücret tartışmalarında popülizm yapmadıklarını vurgulayan Alfatlı, rakamlar ve gerçekler üzerinden konuştuklarını ifade etti. 2024 yılında enflasyonun yüzde 44,38 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Alfatlı, asgari ücretliye yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını, bunun da çalışanları yüzde 14–15 oranında reel kayba uğrattığını söyledi. 2025 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 31–32 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Alfatlı, son iki yılın kayıpları birlikte değerlendirildiğinde asgari ücrette ciddi bir telafi ihtiyacı ortaya çıktığını kaydetti. Buna rağmen yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 liranın yeterli görülmesini eleştiren Alfatlı, “Bu yaklaşım yaşanan kayıpları görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı. Kira artış oranlarına da dikkat çeken Alfatlı, yıllık enflasyon yüzde 31–32 seviyesindeyken Aralık ayı kira artış oranının yüzde 35,91 olarak uygulandığını belirtti. Asgari ücretliye yapılan zammın neredeyse tamamının kiraya gittiğini vurgulayan Alfatlı, “En düşük gelir grubundaki bir vatandaş bu farkı nasıl kapatacaktır? Bu mümkün müdür?” diye sordu. Asgari ücret belirlenirken yalnızca kağıt üzerindeki rakamların değil, mutfak ve kira hesabının da yapılması gerektiğini dile getiren Alfatlı, BBP’nin teklifinin net olduğunu açıkladı. Buna göre asgari ücretin net yüzde 50 artırılarak en az 33 bin 50 lira olması gerektiğini söyleyen Alfatlı, “Adaletli olan budur” dedi. Hayat pahalılığı ve enflasyonun sebebinin asgari ücretliler olmadığının altını çizen Alfatlı, yüzde 50’lik artışın son derece makul bir talep olduğunu ifade etti. Bu artışa kadar olan ücret farklarının vergi ve SGK prim yüklerinin kamu tarafından üstlenilmesi gerektiğini savunan Alfatlı, bunun hem çalışanların alım gücünü koruyacağını hem de işveren üzerindeki maliyet baskısını azaltacağını söyledi. Bu yaklaşımın istihdamın korunmasına ve kayıtlı çalışmanın güçlenmesine katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi. Mevcut tabloda çalışana 28 bin 75 lira reva görülürken, işverene bu tutarın maliyetinin zamanında ödeme indirimi hariç 41 bin 535 lira olduğunu belirten Alfatlı, işveren üzerindeki yüklerin de azaltılmasının elzem olduğunu vurguladı. Açıklanan asgari ücretin çalışanlar açısından derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade eden Alfatlı, “Asgari ücret açlık sınırı değil, insanca yaşam sınırı olmalıdır” dedi. Asgari ücretin yılda iki kez, TÜİK verileri ile bağımsız araştırma kuruluşlarının ortalaması esas alınarak güncellenmesi gerektiğini de dile getiren Alfatlı, Kasım ayı itibarıyla açlık sınırının 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırının ise 97 bin 159 lira olduğunu hatırlattı. Bu şartlar altında 28 bin 75 liralık asgari ücretin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Alfatlı, yükün yine dar ve sabit gelirlinin omuzlarına bırakıldığını ifade etti. “Bu ücretle 2026 yılının geçirilmesi mümkün değildir” diyen Alfatlı, adaletsizliğin bir an evvel düzeltilmesi gerektiğini belirterek, Temmuz ayında refah payını da içeren bir ara zammın mutlaka yapılması çağrısında bulundu.

Son Dakika! TÜİK Ekim Ayı Enflasyon Verilerini Açıkladı Haber

Son Dakika! TÜİK Ekim Ayı Enflasyon Verilerini Açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 4 Kasım 2024 Pazartesi bugün saat 10:00 itibariyle Ekim ayına dair enflasyon rakamlarını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 4 Kasım 2024 Pazartesi bugün saat 10:00 itibariyle Ekim ayına dair enflasyon rakamlarını açıkladı. Kurumdan yapılan açıklamada aşağıdaki ifadelere yer verildi: Tüketici Fiyat Endeksi, Ekim 2024 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %48,58, aylık %2,88 arttı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Ekim 2024 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %32,24 arttı, aylık %1,29 arttı TÜFE'deki (2003=100) değişim 2024 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,88, bir önceki yılın Aralık ayına göre %39,77, bir önceki yılın aynı ayına göre %48,58 ve on iki aylık ortalamalara göre %62,02 olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup %26,14 ile ulaştırma oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %93,66 ile eğitim oldu. Yİ-ÜFE (2003=100) 2024 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,29 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %27,17 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,24 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %43,93 artış gösterdi. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2024 yılı Ekim ayında  bir önceki aya göre %2,88, bir önceki yılın Aralık ayına göre %39,77, bir önceki yılın aynı ayına göre %48,58 ve on iki aylık ortalamalara göre %62,02 olarak gerçekleşti.

Zehra Kiraz: "Enflasyon muhasebesi, mali müşavirler ile mükellefleri karşı karşıya bırakıyor"  Haber

Zehra Kiraz: "Enflasyon muhasebesi, mali müşavirler ile mükellefleri karşı karşıya bırakıyor" 

GİAT İcra Kurulu Üyesi ve Mali İşler Komitesi Başkanı SMMM Zehra Kiraz hayata geçirilen enflasyon muhasebesi uygulaması hakkında değerlendirmelerde bulundu.    Kiraz yaptığı açıklamada, ''Enflasyon muhasebesi uygulaması alt yapısı oluşturulmadan hayata geçirildiği için SMMM'ler ile vergi mükelleflerini karşı karşıya bıraktı. Açıkçası milyonlarca vergi mükellefini doğrudan ilgilendiren böyle bir uygulamanın alt yapısının sağlam bir zemine oturtulmadan bir anda hayata geçirilmesi ve çok kısıtlı bir zaman dilimi içerisinde bunun uygulanmasının beklenmesi zaten iş yükü yeterince ağır olan Mali Müşavirlerin sırtında ki yükü daha da katmerli hale getirdi. TÜRMOB'un  bu uygulamaya ilişkin haklı uyarılarını bir çok kez ve farklı platformlarda yapmasına rağmen ne yazık ki bu uyarılar dikkate alınmadı. Gelinen noktada piyasalarda ki sıkışıklık nedeniyle zaten zor günler geçiren özellikle küçük ve orta ölçekte ki vergi mükellefleri bu uygulama ile daha büyük sıkıntıların içerisine itilmiş oldu.'' dedi. Enflasyon Trendi Düşüşteylen Uygulamanın Zamanlaması Doğru Olmadı  Zamanlamaylada ilgili konuşan Kiraz, ''Enflasyonun iki yıllık süreçte ki en hararetli dönemlerinde bile hayata geçirilmeyen bu uygulamanın enflasyon düşüş trendine girmişken uygulamaya alınması zamanlama açısından da doğru olmadı. Piyasalar yavaş yavaş güven kazanırken bu uygulamanın hayata geçirilmesi hem vergi mükelleflerini ve piyasaları hem de bu uygulamayı yapacak olan Mali Müşavirleri tedirgin etti. Mali müşavirler ile vergi mükelleflerinin bu şekilde karşı karşıya bırakılması doğru değil. Bu noktadan hareketle TÜRMOB' un yaptığı uyarıların dikkate alınması ve enflasyon muhasebesinşn böyle bir dönemde uygulanmaması gerektiğini düşünüyorum. Maliye Bakanımızın ülkede ki mali disiplinin sağlanması ve ekonomik verilerin düzeltilmesi yönünde ki gayretli çalışmaları piyasalarda pozitif etki oluşturmuşken bu olumlu havanın dağılmaması adına enflasyon muhasebesi uygulamanması kararının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor " dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.