Hava Durumu

#Enflasyon

Yeni Marmara Gazetesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu Haber

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu

Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "Fabrikaların içerisinde yatan fabrikaları keşfetmek istiyoruz" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "Veriyi doğru okuyarak hareket etmek zorundayız" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "Trump gelerek olayı bozdu" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti., "Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "Vatandaş benimsemiyorsa reçete tutmuyor" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi., "Kitleler mantığın değil menfaatin peşinde koşuyor" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "Dijitalleşme dünyanın en önemli başlıklarından biri" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

Nisan ayı enflasyonu açıklandı: Memur ve emekliler ne kadar zam alacak! Haber

Nisan ayı enflasyonu açıklandı: Memur ve emekliler ne kadar zam alacak!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Milyonlarca memur ve emeklinin takip ettiği verilerine göre nisan ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda ise yüzde 32,37 oldu. İlk üç ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta ise yüzde 1,94, oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 10,04 artış kesinleşmişti. Nisan ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. TÜİK’in Nisan ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak dört aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, nisan ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 14,64 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNE YÜZDE 10,51 ZAM Memur ve memur emeklileri toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alıyor. Toplu sözleşme zammına göre memur ve memur emeklileri temmuz ayında 2026 yılının ikinci zammını alacak. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre Memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı yüzde 3,28 olarak oluştu. Böylece yüzde 3,28 enflasyon farkına 8’inci Dönem Toplu sözleşmesi ile belirlenen yüzde 7 ilave edilmesi halinde toplam yüzde 10,51 kümülatif zam meydana gelecek. Net rakam mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileriyle belli olacak. Memur ve memur emeklileri temmuz ayında yüzde 7 de toplu sözleşme zammı alacak.

Bursa'lı esnafa 200 milyonluk kredi müjdesi Haber

Bursa'lı esnafa 200 milyonluk kredi müjdesi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası'nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa'nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye'nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye'nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80'lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa'nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye'nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye'yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna'nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200'den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120'den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı'nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, 'kendine inan, ülkene güven' anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.

Savaş, inşaat maliyetlerini de vurdu Haber

Savaş, inşaat maliyetlerini de vurdu

ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasıyla birlikte küresel ekonomiyi baskı altın alan savaş, birinci ayını geride bıraktı. Petrol türevlerinin inşaat malzemelerinde yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyetlerde yüzde 20 ila 25 arasında artış yaşandığına dikkat çekilirken, özellikle dış cephe mantolama gibi alanlarda bu artışın doğrudan hissedildiği ifade edildi. Artan maliyetlerin nakliye fiyatlarını da yukarı çekmesiyle birlikte enflasyon üzerinde de baskı oluşturabileceği vurgulayan Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, bu sürecin küresel gelişmelerle birlikte Türkiye ekonomisini de zorlayabileceğini dile getirdi. Aydemir, "2025 yılına bakıldığında gayrimenkul sektörünün yaklaşık 1 milyon 690 bin satışla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu hareketliliğin 2026 yılında da devam etmesinin bekleniyor. 2025 yılında daha çok ihtiyaç odaklı alımların gerçekleşirken, yatırım amaçlı alımların ise sınırlı kaldı. 2026 yılında ise vatandaşların büyük metrekareli konutlardan ziyade daha küçük ve kullanışlı 1+1 ve 2+1 dairelere yöneldi. İnşaat maliyetlerinin oda başına 1,5 ila 2 milyon lira seviyesine ulaşması ve alım gücündeki değişim bu tercihte etkili oldu" dedi. "AİDATLAR İNSANLARI MÜSTAKİLE YÖNLENDİRİYOR" Öte yandan yüksek site aidatları da vatandaşların tercihini etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldığını belirten Aydemir, "5 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıkan aidat bedelleri nedeniyle vatandaşlar daha sakin, doğayla iç içe ve şehir merkezine 30-40 dakika uzaklıktaki bölgelere yöneldi. Bu eğilimin önümüzdeki 5 yıl içerisinde daha da artması bekleniyor" diye konuştu. Sektör temsilcileri, 2026 yılının 2025'e göre daha hareketli geçebileceğini öngörürken, yeni konut üretiminin yetersiz kalmasının fiyatları yukarı yönlü baskılayabileceğine dikkat çekti. Özkan Aydemir , "Bu sebeple gayrimenkul ihtiyacı olan vatandaşların önümüzdeki 3-4 aylık süreci iyi değerlendirmesi gerekiyor. Mevcut piyasa şartlarında pazarlık imkanlarının daha yüksek, ancak hareketliliğin başlamasıyla birlikte fiyatlar artabilir" dedi. Diğer yandan emlak sektöründe elektronik ilan doğrulama sisteminin devreye alınmasıyla birlikte fiyat manipülasyonlarının önüne geçilmesi hedeflendiğini belirten Aydemir, fiyat artışlarında usulsüzlük tespit edilmesi durumunda vatandaşların şikayet mekanizmalarını kullanmaları gerektiğini söyledi. Konut kredi faiz oranlarının yüzde 2,30 - 2,40 seviyelerine kadar gerilediğini ifade eden Aydemir, "Faizlerin düşmesi durumunda konut fiyatlarının tekrar yükselme eğilimi gösterebileceği ifade ediliyor. Bu noktada Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların denetimlerini artırması önemine dikkat çekti. Geçmiş dönemde uygulanan yüzde 25 kira artış sınırının da piyasada farklı etkiler oluşturdu. Bu uygulamanın bazı yatırımcıların gayrimenkullerini elden çıkarmasına sebep olduğu ifade edildi" dedi. Türkiye'de kiracı oranının yüzde 50 seviyelerine yaklaştığına dikkat çeken Aydemir, yatırımcıların yeniden gayrimenkule yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Aydemir, "Artan arzın kira fiyatlarını dengeleyebileceği, aksi halde kira enflasyonunun yükselmeye devam edecek. Geçmişte 2-3 bin lira seviyesinde olan kira fiyatlarının günümüzde 25 bin lira seviyelerine ulaştı. Bu durumun asgari ücretle geçinen vatandaşlar için ciddi bir yük oluşturdu. Konut arzının artırılması ve yatırımcının desteklenmesiyle piyasanın dengelenebilir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.