Hava Durumu

#Gıda Güvenliği

Yeni Marmara Gazetesi - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da emziren annenin küflü ürün tepkisi sonrası fırına 52 bin 800 TL ceza Haber

Bursa'da emziren annenin küflü ürün tepkisi sonrası fırına 52 bin 800 TL ceza

Olay, 21 Ekim 2026 tarihinde saat 21.00 sıralarında Mudanya ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde meydana geldi. Bir fırından peynirli ürün satın alan B.K., ürünlerin küflü olduğunu fark etti. Emziren anne olduğunu belirten B.K., yaşadığı durumun kendisi ve bebeğinin sağlığı açısından endişe gösterdiğini ifade etti. "Bebeğime bir şey olsaydı hesabını kim verecekti?" Satın aldığı ürünleri iade etmek isteyen B.K., yaşananları cep telefonu kamerasıyla kayda almak istediğini ancak görüntü çekmesinin engellendiğini öne sürdü. İşletmede daha önce de bayat veya küflü ürünlerle ilgili benzer sorunlar yaşadığını belirten B.K., reyondaki ürünlerin ne zamandır satışta olduğunu sorduğunu anlattı. B.K., işletme çalışanlarının ürünlerin günlük çıkarıldığını söylediğini, kendisine ise "Almasaydın o zaman" şeklinde karşılık verildiğini ileri sürdü. İhbar üzerine resmî denetim yapıldı B.K.’nin sosyal medya üzerinden yaptığı ihbarın ardından Mudanya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda kontrol ekipleri, 22 Ekim 2026 tarihinde söz konusu işletmede resmî kontrol gerçekleştirdi.Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Sosyal medya üzerinden yapılan bir ihbarda, ilimiz Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir fırında satışa sunulan bir ürünle ilgili uygunsuzluk bildirimi alınmıştır. İhbar üzerine Mudanya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda kontrol ekiplerince, söz konusu işletmede 22.10.2026 tarihinde resmî kontrol gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen kontrol sonucunda tespit edilen eksiklikler nedeniyle işletme hakkında idari yaptırım süreci başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." Gıda güvenliği yeniden gündemde Emziren anne olduğunu vurgulayan B.K., "Bebeğime bir şey olsaydı hesabını kim verecekti?" diyerek yaşadığı endişeyi dile getirdi ve gıda güvenliği konusunda denetimlerin artırılmasını istedi. Gerçekleştirilen denetimin ardından işletme hakkında idari işlem başlatılırken, 52 bin 800 TL idari para cezası uygulandığı öğrenildi.

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek" Haber

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı. "Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin? Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var." "Tarım toprakları heba edilmeyecek" Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu. Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi. Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.

Yeşim Grup’tan gıdaların güvenli muhafazasına yönelik farkındalık söyleşisi Haber

Yeşim Grup’tan gıdaların güvenli muhafazasına yönelik farkındalık söyleşisi

Uzun yıllardır sürdürülebilirlik yaklaşımını iş kültürünün merkezine koyarak Eylül ayını bu alanda farkındalık artırıcı etkinliklerle geçirmeye devam eden Yeşim Grup, sürdürülebilirlik ayı kapsamında gıda güvenliği, israfın azaltılması ve sağlıklı beslenme başlıklarını odağına alarak küresel vizyonunu hayata geçirdiği projelerle destekleyen Sofra/Compass Group Türkiye iş birliğiyle "Gıdaların Hazırlanması ve Muhafazası Esnasında Nelere Dikkat Etmeliyim?" başlıklı bir söyleşi düzenledi. Büyük Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte, sürdürülebilir yaşam ve gıda güvenliği konusunda farkındalığın artırılması hedeflendi. Sofra/Compass Group Türkiye Sağlık, Güvenlik, Çevre, Kalite ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Müdürü ve Gıda Mühendisi Handan Aydın’ın konuşmacı olduğu söyleşide güvenli gıda hazırlama, saklama ve dondurma yöntemleri ele alındı. "Sağlıklı Yaşam İçin Güvenli Gıdanın Hazırlanması, Muhafazası, Gıdaların Besin Değerlerini Kaybetmeden Tüketimi ve Toplum Sağlığının Korunması" başlıklı sunumda, bu kurallara uyulmasının toplum sağlığına katkısı ile doğru muhafazanın gıda israfını azaltmadaki önemi paylaşıldı. Etkinliğin sonunda katılımcılara özel olarak hazırlanan sağlıklı smoothie ve detoks içecekler ikram edildi. Yeşimliler, bu deneyim aracılığıyla günlük tüketim tercihlerinin hem bireysel yaşam hem de gezegen üzerindeki etkilerine ilişkin farkındalık kazanma fırsatı buldu.

Düğün yemeklerinde gıda güvenliği uyarısı Haber

Düğün yemeklerinde gıda güvenliği uyarısı

Olayın kesin nedeninin yetkili kurumların inceleme ve laboratuvar sonuçlarıyla ortaya konulacağını belirten Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Veteriner Hekim Melike Baysal, özellikle tavuk eti gibi mikrobiyolojik açıdan risk taşıyabilen hayvansal gıdalarda hazırlama ve muhafaza şartlarına dikkat çekti. Baysal, çiğ tavuk etinin satın alındığı andan itibaren soğuk zincirin korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi; "Çiğ tavuk etinin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmemesi, özellikle yaz aylarında mikroorganizmaların hızlı çoğalmasına neden olabilir. Çiğ ve pişmiş ürünlerin temas etmemesi, kullanılan ekipmanların hijyeninin sağlanması ve tavuğun yeterli sıcaklıkta pişirilmesi temel kurallardır. Piştikten sonra bile bazı mikroorganizmaların toksinlerinin gıdayı riskli hale getirmeye devam ettiğini de düşünürsek, bu sürecin sıradan bir süreç olmadığını daha iyi anlarız. Ancak risk pişirme işlemiyle sona ermiyor. Pişmiş tavuk ve pilavın uygun sıcaklıkta tutulması ve servis süresinin kontrol edilmesi gerekiyor. Özellikle sıcak havalarda, pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi bazı bakterilerin çoğalmasına ve gıda zehirlenmelerine yol açabilecek şartlar oluşturabiliyor. Kanatlı etleri başta Salmonella ve Campylobacter olmak üzere çeşitli gıda kaynaklı patojenlerle ilişkilendiriliyor. Uygun olmayan sıcaklıklarda bekletilen toplu yemeklerde Clostridium perfringens gibi bakteriler de risk oluşturabiliyor. Bununla birlikte, yaşanan herhangi bir olayda etkenin ancak gerekli incelemeler sonucunda belirlenebileceğinin altını çiziyoruz." "Denetim, olay yaşanmadan önce başlamalı" Baysal, gıda güvenliğinin yalnızca tüketicinin dikkatine bırakılamayacağını belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen resmî kontrollerin önemine dikkat çekti. Baysal, "Hayvansal gıdalarda güvenlik; üretimden kesime, parçalamadan taşımaya, depolamadan tüketime kadar yani çiftlikten çatala kadar bütün süreçlerin kontrolünü gerektirir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın risk esaslı resmî kontrollerinin etkin biçimde sürdürülmesi, özellikle hayvansal gıda üreten, işleyen, parçalayan, depolayan ve dağıtan işletmelerde mevzuatın öngördüğü denetim ve veteriner hekim sorumluluklarının etkin şekilde uygulanması halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Merdiven altı üretimlerin olduğunu da biliyoruz, bu konuda da denetimler ve özellikle cezalar arttırılmalı" diye konuştu.Veteriner hekimlerin gıda güvenliği zincirindeki rolünün yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Baysal, hayvansal gıdaların güvenliğinin sağlanmasının doğrudan bir halk sağlığı konusu olduğunu ifade etti. Baysal, özellikle yaz aylarında düğün, mevlit ve benzeri toplu organizasyonlarda vatandaşların şu noktalara dikkat etmesi gerektkiğini belirterek şöyle sıraladı; "Tavuklu yemeklerin uzun süre sıcak ortamda bekletilmemesi. Yemeklerin güneş altında bırakılmaması. Çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayrı tutulması. Tavuk etinin tamamen pişirilmesi. Hazırlama, taşıma ve servis sırasında uygun sıcaklık şartlarının korunması. Şüpheli görünen veya uygun şartlarda muhafaza edilmediği düşünülen gıdaların tüketilmemesi. Gıda zehirlenmelerinin önlenmesi; bilinçli tüketici, hijyen kurallarına uyan işletmeler ve etkin kamu denetiminin birlikte çalışmasıyla mümkündür. Özellikle sıcak yaz aylarında toplu yemek hizmetlerinde zaman ve sıcaklık kontrolü ihmal edilmemelidir. Güvenli gıda bir tesadüf değil, bilimsel kurallara dayanan bir halk sağlığı uygulamasıdır."

Endüstriyel yemekte standart yükseliyor Haber

Endüstriyel yemekte standart yükseliyor

İşletmelerde yemek hizmeti, günlük işleyişin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Hizmet verilen kişi sayısı arttıkça operasyonun ölçeği de büyürken, yemek hizmetinde yaşanabilecek küçük bir aksama dahi iş düzenini etkileyebiliyor. Yankı Yemek Satış ve Pazarlama Müdürü Selime Özdemir, bu nedenle kurumsal işletmelerin yemek hizmetinde fiyat ve menü çeşitliliğinin yanı sıra gıda güvenliği, kalite standardı ve hizmet sürekliliğini de öncelikli kriterler arasında değerlendirdiğini söyledi. Yankı Yemek'in günlük 25 bin kişilik üretim kapasitesine ulaştığını belirten Özdemir, bu kadar yüksek hacimli üretimde asıl belirleyici unsurun kapasiteden çok, bu kapasitenin gıda güvenliği, kalite ve hizmet sürekliliğinden ödün vermeden yönetilebilmesi olduğunu vurguladı. Standart kadar süreklilik de önemli Endüstriyel yemek sektöründe yükselen hizmet standartlarının operasyonel güç ve planlama kabiliyetini daha önemli hale getirdiğine dikkat çeken Selime Özdemir, özellikle yüksek çalışan sayısına sahip üretim tesislerinde hizmetin kesintisiz ve aynı kalite standardında sürdürülmesinin öncelikli beklentiler arasında yer aldığını belirtti. Özdemir, "Bir gün iyi yemek çıkarmak zor değil. Önemli olan bunu her gün, her vardiyada ve aynı standartta sürdürebilmek. Bizim mutfakta çok basit bir ilkemiz var: Yemediğimizi yedirmiyoruz. Kurumsal müşterilerimizle kurduğumuz güven de burada başlıyor" dedi. Müşterilerin yalnızca tabağa gelen yemeği değil, o tabağın arkasındaki süreci de değerlendirdiğini vurgulayan Özdemir, sektörde hammaddenin kabulünden depolamaya, üretimden sevkiyata kadar tüm aşamaların birbirini tamamlayan bir sistem içinde yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Güven mutfaktan önce başlıyor Gıda güvenliğinin üretimden önce başlayan bir süreç olduğuna dikkat çeken Selime Özdemir, Yankı Yemek'te hammaddenin seçiminden tesise kabulüne, depolamadan üretime, soğuk zincirden sevkiyata kadar tüm aşamaların bir bütün olarak ele alındığını belirtti. Özdemir, "Kurumsal müşteriler açısından en önemli konulardan biri öngörülebilirlik. İşletme, bugün aldığı hizmet standardını yarın da alacağını bilmeli. Bizim sorumluluğumuz, müşterimizin sürekli kontrol etmek zorunda kalmadığı, işleyen ve güven veren bir sistem oluşturmak" dedi. Özellikle vardiyalı üretim yapan fabrikalarda yemek hizmetinin günlük çalışma düzeninin bir parçası olduğunu vurgulayan Özdemir, zamanlama ve hizmet sürekliliğinin de ürün kalitesi kadar önem taşıdığını ifade etti. Masanın iki tarafı var Kurumsal yemek sektöründe hizmetin muhatabının yalnızca sözleşmenin tarafı olan işletmeler olmadığına dikkat çeken Selime Özdemir, hizmet alan işletmenin beklentileri kadar her gün sunulan yemeği tüketen çalışanların memnuniyetinin de önemli olduğunu söyledi. Özdemir, hizmet kalitesinin gerçek karşılığının sahada, çalışan memnuniyetiyle görüldüğünü ifade etti. Çalışanlardan ve işletmelerden alınan geri bildirimlerin menü planlamasından hizmet süreçlerine kadar pek çok alanda değerlendirildiğini de belirten Özdemir, uzun süreli iş birliklerinin bu karşılıklı ilişkinin sonucunda oluştuğunu kaydetti. Güven her gün yeniden kazanılıyor Endüstriyel yemek sektöründe büyümenin yalnızca yeni müşteri kazanımıyla ölçülemeyeceğine dikkat çeken Selime Özdemir, mevcut müşterilerle sürdürülen uzun soluklu iş birliklerinin de hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyetinin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Özdemir, "Yeni bir işletmeyle çalışmaya başlamak elbette önemli. Ancak bizim için asıl değer, müşterimizin yıllar sonra da aynı güvenle bizimle çalışmaya devam etmesi. Çünkü bu sektörde güven bir kez kazanılmıyor; her gün yeniden kazanılıyor" ifadelerini kullandı.

Bursa kestane şekeri için markalaşma ve tanıtım vurgusu Haber

Bursa kestane şekeri için markalaşma ve tanıtım vurgusu

Bursa Büyükşehir Belediyesi heyeti, kentin gastronomi kültürünün önemli değerlerinden biri olan kestane şekerinin üretim ve markalaşma süreçlerini yerinde incelemek amacıyla İlka Şekerleme’nin Yaylacık’taki tesislerini ziyaret etti.Genel Müdür Mümin Akgün’ün ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Dr. Abdullah Damar ile Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas katıldı. Programda kestane şekerinin geçmişten günümüze gelişimi hakkında bilgi verilirken, üretim tesisinde de incelemelerde bulunuldu. Coğrafi işaret vurgusu İlka Şekerleme Genel Müdürü Mümin Akgün, kestane şekerinin yalnızca geleneksel bir tatlı olmadığını, Bursa’nın kent kimliği ve gastronomi kültürüyle bütünleşen bir değer taşıdığını belirtti.Geleneksel üretim anlayışını günümüz kalite ve gıda güvenliği standartlarıyla sürdürdüklerini ifade eden Akgün, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazarda, Cardelion markasıyla ise uluslararası pazarlarda faaliyet gösterdiklerini söyledi. Bursa kestane şekerinin BTSO öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda Türkiye ve Avrupa Birliği’nde coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlatan Akgün, bu tescilin ürünün özgünlüğünün ve üretim standartlarının korunması açısından önem taşıdığını kaydetti.Akgün ayrıca kestane şekerinin Bursa’nın tanıtımında daha fazla kullanılmasının yerel üreticilere ve kentin gastronomi turizmine katkı sağlayacağını ifade etti. Kestane şekerinin farklı şehir ve ülkelere ulaştırılmasıyla Bursa’nın gastronomi kültürünün de tanıtıldığını belirtti.

Nilüfer’de güvenli gıda semineri Haber

Nilüfer’de güvenli gıda semineri

Nilüfer Belediyesi, Bursa Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (BESOB) ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, toplum sağlığını korumak ve gıda işletmecilerini bilinçlendirmek amacıyla bir seminer düzenledi. Karaman Dernekler Yerleşkesi’ndeki "Gıda Güvenliği Eğitimi"nde, tarladan sofraya güvenilir gıdaya ulaşmanın yolları ve gıda kaynaklı riskler ele alındı. Esnafımız en önemli paydaşımız Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, güvenilir gıdaya ulaşmanın öncelikli olduğunu belirterek, "Vatandaşımıza güvenilir gıdayı ulaştırmak için denetim ve desteklerimizi sürdürürken, gıda mühendislerimiz ve esnafımızla birlikte yol almak bizim için çok kıymetli" dedi. BESOB Başkan Vekili Fahrettin Tüccaroğlu ise öğrenmenin yaşı olmadığını ifade etti. Tüccaroğlu, "Esnafımızın bu eğitimlere katılımını çoğaltmayı kendimize görev biliyoruz. Gelecek eğitimlerde daha büyük salonları doldurarak bu bilinci yaygınlaştıracağız" diye konuştu. Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş, dünyada her yıl milyonlarca insanın gıda kaynaklı hastalıklarla mücadele ettiğini hatırlattı. Nilüfer Belediyesi ile yapılan protokol çerçevesinde işletmelerin saha analizlerini ve teknik değerlendirmelerini yaptıklarını belirten Durmuş, bu iş birliğinin halk sağlığı adına artarak devam etmesini diledi. Seminerde sunum yapan Gıda Mühendisi Didem Salman ise gıda güvenliğinin sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğunu dile getirdi. Salman, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 1,5 milyon insan güvenli olmayan gıda nedeniyle hayatını kaybediyor. Gıda güvencesi dünya için bir tehlike ve milli güvenlik sorunudur" dedi. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Emine Aksoy, Salman’a teşekkür etti.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.