Hava Durumu

#Şehircilik

Yeni Marmara Gazetesi - Şehircilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehircilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

17 Ağustos’un 27. yılında İnegöl’de güvenli şehir için dönüşüm sürüyor Haber

17 Ağustos’un 27. yılında İnegöl’de güvenli şehir için dönüşüm sürüyor

Ülkemizin ve milletimizin hafızasında derin izler bırakan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği, yüz binlerce insanın doğrudan etkilendiği o büyük felaket, deprem gerçeğinin Türkiye için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Aradan geçen yıllara rağmen 17 Ağustos’un bıraktığı acı ve ortaya koyduğu gerçek değişmezken, deprem felaketi Türkiye’nin bir gerçeği olmaya devam etti. İnegöl’ün geleceği için adımlar atılıyor İnegöl Belediyesi, bu gerçeği merkeze alarak deprem başta olmak üzere afetlere karşı ciddi bir hazırlık içerisinde. Başta kentsel dönüşüm uygulamaları olmak üzere farklı alanlarda çalışmalarını sürdüren İnegöl Belediyesi, özellikle şehrin yapı stokunun yenilenmesi ve vatandaşların daha güvenli yaşam alanlarına kavuşması adına yoğun çaba sarf ediyor. Turgutalp ve Alanyurt bölgelerinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları ile Ek Hizmet Binası bölgesindeki dönüşüm süreci, İnegöl’ün daha güvenli ve dirençli bir şehir olması adına atılan adımlar olarak öne çıkıyor. İnegöl, afetlere karşı çok yönlü hazırlanıyor İnegöl Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının yanı sıra afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreçleri kapsayan çok yönlü hazırlık çalışmalarını da sürdürüyor. Bursa’da Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ni alan ilk belediye olan İnegöl Belediyesi tarafından Doğal Afet ve Riskleri ile Mücadele Eylem Planı hazırlanırken, Afet Kriz Merkezi oluşturuldu ve Telsiz Haberleşme Sistemi devreye alındı. Riskli yapı tespitleri, deprem tatbikatları ve bölgesel tatbikatların yanı sıra şehrin Dijital İkizi projesi çalışmaları başlatıldı. Toplam 194 bin 600 metrekare büyüklüğünde 125 toplanma alanı belirlenerek bu alanların rehabilitasyonuna başlanırken, afetlerde kullanılmak üzere 575 bin metrekare büyüklüğünde 14 çadır kent ve 552 bin metrekare büyüklüğünde 8 konteyner kent alanı da belirlendi. Afet sonrası müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla stok çalışmaları ve AFAD deposu kurulmasına yönelik koordinasyon yürütülürken, Afet Çantası Mobil Uygulaması, yapay enkaz alanı ve çocuk odaklı afet hazırlık çalışmalarıyla İnegöl’ün afetlere karşı direnç kapasitesinin artırılması hedefleniyor. "Önceliğimiz vatandaşlarımızın canı ve güvenliği" İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, afetlere karşı mücadelede merkeze insanı koyduklarını söyledi. Bu noktada kentsel dönüşümün öne çıktığına değinen Taban, "Kentsel dönüşümü de yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret görmüyoruz. Bugün 17 Ağustos depreminin yıl dönümü. Ülkemizin hafızasında çok acı bir şekilde yer etmiş bir tarih. O gün kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bu tür acıların tekrar yaşanmaması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Biz belediye olarak bu sorumluluğun farkındayız. Bizim için şehircilik sadece yeni yollar yapmak, parklar oluşturmak veya yeni hizmet binaları inşa etmekten ibaret değil. İnsanlarımızın güvenliğini sağlamak, geleceğe daha sağlam bir şehir bırakmak da bizim temel görevlerimiz arasında. Turgutalp’te, Alanyurt’ta ve Ek Hizmet Binası bölgesinde yürüttüğümüz çalışmaların arkasında da bu anlayış var. Biz insanımızı önemsiyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli, sağlıklı ve nitelikli yaşam alanlarında hayatlarını sürdürmelerini istiyoruz" dedi. "Deprem olmadan önce hazırlıklı olmalıyız" Deprem gerçeğinin yalnızca belirli günlerde hatırlanmaması gerektiğine de dikkat çeken Başkan Taban, şehirlerin dirençli hale getirilmesi için çalışmaların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Taban, "17 Ağustos gibi önemli tarihler bizlere bir kez daha sorumluluklarımızı hatırlatıyor. Ancak deprem hazırlığı sadece bir günün konusu değildir. Bizim bunu sürekli gündemimizde tutmamız gerekiyor. Deprem olmadan önce gerekli tedbirleri almak, yapı stokumuzu güçlendirmek ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek zorundayız. Bugün attığımız her adım, gelecekte yaşanabilecek afetlerin etkisini azaltmak adına büyük önem taşıyor" diye konuştu. Hedef; Daha güvenli, daha dirençli İnegöl Bu noktada atılan her adımın kıymetli olduğunu ancak kentsel dönüşümün hayati öneme sahip olduğunu da vurgulayan Taban, şöyle devam etti: "İnegöl Belediyesi olarak kentsel dönüşüm çalışmalarını yalnızca mevcut yapıların yenilenmesi olarak değil, şehrin geleceğinin planlanması olarak ele alıyoruz. İnegöl’de daha güvenli, modern ve yaşanabilir yaşam alanlarını oluşturmak istiyoruz. Bizim hedefimiz çocuklarımıza, gençlerimize ve gelecek nesillere daha güvenli bir İnegöl bırakmak. Bunun için bugün üzerimize düşen ne varsa yapmak istiyoruz. Kentsel dönüşüm konusunda da aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Şehrimizin ihtiyaçlarını, vatandaşlarımızın beklentilerini ve deprem gerçeğini birlikte değerlendirerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugün merkezde Turgutalp Mahallemizde 15 hektar alanda 850 dolayında bağımsız bölümü kapsayan bir dönüşüm sürüyor. 1. Etapta anahtar teslimlerini 2027 yılında yapacağız. 2 ve 3’üncü etapta temel atma için zemin iyileştirmeler sürüyor. Alanyurt bölgemizde 3 mahallemizi kapsayan 90 hektarlık alanda bir dönüşüm projemiz var. 15 bin insanı doğrudan etkileyecek bir dönüşüm. Burada da hak sahipleriyle görüşmelerimiz sürüyor. Belediyemiz garantörlüğünde vatandaşlarımıza güvenli yapılar sunmak için gayretimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürecek inşallah" ifadelerini kullandı.

Bursa sanayisinde yeni dönem: TEKNOSAB KOBİ OSB ile dev ekosistem hayata geçiyor Haber

Bursa sanayisinde yeni dönem: TEKNOSAB KOBİ OSB ile dev ekosistem hayata geçiyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından 2030 Vizyonu kapsamında hazırlanan TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi (KOBİ OSB) projesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Osmangazi Salonu'nda düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, kamu kurumlarının temsilcileri, iş dünyası ve çok sayıda sanayici katıldı. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi değil, dünyaya örnek gösterilecek entegre bir KOBİ ekosistemi kurduğunu söyledi. Burkay, TEKNOSAB'ın genişleme alanında kurulacak KOBİ OSB ile birlikte Gıda OSB, Savunma OSB, Organize Ticaret Bölgesi, inşaat sektörüne yönelik lojistik depolama alanları ve KOBİ Diyalog Merkezi'nin de aynı ekosistemin parçaları olacağını belirterek, "Üretim, ticaret ve lojistik aynı merkezde buluşacak. Firmalarımız finansmandan yeni pazarlara erişime kadar her alanda desteklenecek. Bursa üretim ve ticarette yeni bir döneme hazırlanıyor" dedi. Burkay, KOBİ OSB'nin TEKNOSAB'ın güçlü altyapısından yararlanacağını belirterek, modern üretim tesislerinin 500 metrekareden başlayıp 3 bin metrekareye kadar farklı büyüklüklerde inşa edileceğini, işletmelerin ortak enerji, arıtma, lojistik ve sosyal hizmetlerden faydalanacağını ifade etti. İlk inşaatların 2027 yılı sonunda başlamasının hedeflendiğini kaydetti. Projeyle savunma sanayisine özel güvenlik sertifikalı üretim alanlarının da oluşturulacağını belirten Burkay, Bursa'da 2013 yılında yaklaşık 20 olan savunma sanayi firmasının bugün 300'ün üzerine çıktığını, TEKNOSAB bünyesinde kurulacak merkezlerle İHA, SİHA ve yüksek teknoloji üretiminin daha da güçleneceğini söyledi. KOBİ Diyalog Merkezi'nin Türkiye'de benzeri olmayan bir model olacağını dile getiren Burkay, KOSGEB, Kredi Garanti Fonu (KGF), İGE ve bankaların KOBİ birimlerinin aynı merkezde hizmet vereceğini, işletmelerin finansmana erişim, danışmanlık ve dış ticaret süreçlerinin tek noktadan yürütüleceğini ifade etti. Organize Ticaret Bölgesi kapsamında inşaat malzemeleri, otomotiv yan sanayi, makine, elektrik-elektronik, otomasyon ve benzeri sektörlerin kümeleneceğini belirten Burkay, BTSO Lojistik AŞ aracılığıyla öncelikli ihracat yapılan ülkelerde lojistik merkezler kurulacağını, böylece ürünlerin müşteriye daha hızlı ulaştırılarak rekabet gücünün artırılacağını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ise Bursa'nın tarih boyunca üretim ve ticaretin öncü şehirlerinden biri olduğunu belirterek, KOBİ OSB'nin bu geleneğin yeni halkası olacağını ifade etti. Projenin yalnızca yeni üretim alanları oluşturmadığını, planlı kentleşme, ulaşım, lojistik ve çevrenin birlikte ele alındığı kapsamlı bir şehircilik hamlesi olduğunu vurgulayan Biba, "Kalkınma yalnızca daha fazla üretmek değildir. Doğru yerde üretmek, planlı büyümek, çevreyi korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir Bursa bırakmaktır" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, projenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, Bursa'nın üretim gücünü daha da ileri taşıyacak KOBİ OSB'nin hayata geçirilmesinde katkı sunan başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. Projenin Bursa'nın ekonomik büyümesi ve planlı sanayi gelişimi açısından önemli bir kazanım olacağını ifade eden Ayyıldız, sürece destek veren tüm kişi ve kurumları kutladı. Lansmanda ayrıca TEKNOSAB KOBİ OSB'nin tanıtım filmi izletilirken, başvuru sisteminin de tanıtımı yapıldı. Daha önce talepte bulunan firmaların bilgilerini güncelleyebileceği, yeni başvuruların ise sektör ve ihtiyaç duyulan üretim alanına göre dijital ortamda alınacağı bildirildi.

İnegöl'de iklim zirvesi; Yerelden küresele ortak mücadele mesajı Haber

İnegöl'de iklim zirvesi; Yerelden küresele ortak mücadele mesajı

İnegöl Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, ICLEI ve Town Hall COP iş birliğiyle "COP İnegöl - İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu sürecek olan konferansta "İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu", "Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim", "İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik" ile "COP31'e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri" başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve kalkınmayla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu belirtti. İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğuna dikkat çeken Taban, "Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller ve azalan su kaynakları bu gerçeği bize her gün hatırlatıyor. Bu mücadele hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, sanayi, özel sektör ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadır. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar" dedi. İnegöl'ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Taban, "Sürdürülebilir olmayan üretimin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Bugün şehirlerin başarısı sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesiyle de ölçülüyor. İnegöl 2050 vizyonumuz kapsamında enerji verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, temiz hava politikalarından su verimliliğine kadar kapsamlı bir dönüşüm iradesini ortaya koyuyoruz" diye konuştu. Program sonunda gerçekleştirilecek İnegöl Yerel İklim Çalıştayı'nın en kritik aşamalardan biri olduğunu belirten Taban, çalıştaydan çıkacak önerilerin uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istediklerini vurguladı. İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise şehirlerin geleceğinin ortak akılla şekilleneceğini belirterek, "Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirler inşa etmenin temel şartıdır. Bugün gerçekleştirilecek oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve paylaşılacak iyi uygulamalar sadece İnegöl'ümüz için değil, ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına da önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da iklim krizinin tüm kurumların ortak anlayışla ele alması gereken küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Tugay, "Ülkemizin tüm ilgili çevrelerinin, başta kamu kurumları olmak üzere iklim kriziyle bağlantılı tüm kurumların ortak bir anlayış geliştirmesi gerekiyor. İklim krizi 1970'li yıllardan bu yana konuşuluyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, tarım ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler artık çok daha belirgin hale geldi. Sanayinin aşırı enerji, tarımın ise aşırı su tüketimini kontrol altına alması şart. Şehirlerde toplu taşımanın geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji planlarının hazırlanması ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Başka çaresi yok" dedi.Konferansta gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda uzman akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim, doğa temelli çözümler ve yerel iklim politikaları konusunda sunumlar gerçekleştirilecek.

Türk dünyasıyla bilim köprüleri güçleniyor Haber

Türk dünyasıyla bilim köprüleri güçleniyor

BTÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki kurum ve üniversiterle iş birliğine giderken, Türk dünyasıyla da akademik bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında üniversiteler ve çeşitli kurumlarla bir araya gelerek eğitim, araştırma ve teknoloji odaklı iş birliklerine yönelik önemli temaslarda bulundu. Rektör Çağlar’a ziyaretlerinde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Program kapsamında ilk olarak Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş’ı ziyaret eden Rektör Çağlar, görüşmede bilimsel iş birlikleri, teknoloji odaklı yükseköğretim vizyonu ve Türk dünyasıyla akademik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede BTÜ’nün mühendislik, doğa bilimleri ve Ar-Ge alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi paylaşılırken, Özbekistan’daki üniversiteler ve kurumlarla ortak projeler geliştirilmesine yönelik hedefler ele alındı. Üniversitelerle yeni iş birlikleri için imza Özbekistan temasları kapsamında Taşkent’te bulunan Turin Polytechnic University’yi ziyaret eden BTÜ heyeti, iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzaladı. Görüşmelerde mühendislik, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortak projeler geliştirilmesi ile öğrenci ve akademisyen değişim programlarının hayata geçirilmesi konuları değerlendirildi.Rektör Çağlar daha sonra Semerkand Devlet İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi’ni ziyaret etti. Üniversite yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmelerde mühendislik, mimarlık, şehircilik, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve akademik değişim programları başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışma fırsatları ele alındı. Ziyaret kapsamında iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, ortak araştırma projeleri ve bilgi paylaşımını artıracak çalışmalar konusunda görüş birliğine varıldı. BTÜ heyetinin Özbekistan programındaki bir diğer durağı ise Buhara Teknik Üniversitesi oldu. Burada imzalanan iş birliği anlaşmasıyla eğitim, araştırma, öğrenci ve personel hareketliliği ile bilimsel ortak çalışmaların geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında ayrıca Buhara Devlet Üniversitesi de ziyaret edildi. İki üniversite arasında akademik ve bilimsel iş birliği protokolü imzalanırken, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile ortak araştırma projelerinin geliştirilmesine yönelik iş birliği alanları değerlendirildi. Özbekistan ziyaretlerini değerlendiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türk dünyası üniversiteleriyle geliştirilen ilişkilerin yalnızca akademik iş birliklerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Türk dünyasıyla ortak tarih, kültür ve gelecek hedefi etrafında güçlü bilim köprüleri kuruyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak teknoloji odaklı eğitim, Ar-Ge ve uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda, Türk dünyası üniversiteleriyle sürdürülebilir akademik ilişkiler geliştirmeyi önemsiyoruz. İmzaladığımız anlaşmaların ortak araştırma projelerine, öğrenci ve akademisyen hareketliliğine, bilimsel üretime ve teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.

Tarım Arazisine kaçak yapıya son: Bağ evi ve bungalov için izin zorunlu, kaçak yapılar yıkılacak Haber

Tarım Arazisine kaçak yapıya son: Bağ evi ve bungalov için izin zorunlu, kaçak yapılar yıkılacak

Resmî Gazete’de yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile tarım arazilerine yapılacak yapılar yeniden düzenlendi. Buna göre, bağ evi, bungalov ve konteyner ev gibi yapıların inşası için kurul izni alınması zorunlu olacak. Kaçak yapılan yapılar için yıkım süresi bir ay olarak belirlendi; belediyeler yıkımı gerçekleştirmezse, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girerek yıkımı sağlayacak ve masrafları belediye bütçesinden tahsil edecek. Yönetmelik kapsamında bağ evi yapımı için en az 5 dönüm arazi şartı aranacak ve yapı taban alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı yapılar inşa edilebilecek ve bir parselde yalnızca bir bağ evi yapılabilecek. Dikili tarım arazisi olarak sınıflandırılan arazilerde ise 30 metrekarelik yapı için 1 dönüm arazi yeterli olacak. Yönetmelik ayrıca, tarım arazilerinin kullanımını denetleyecek “Toprak Koruma Kurulu” oluşturulmasını öngörüyor. Bağ evi, “tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. Dikili tarım arazisi vasfı kazanmış arazilerde ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan, verim, doğal afet veya diğer mücbir sebepler dışında arazi sınıfı beş yıl süreyle değiştirilemeyecek. Bu düzenlemelerle Türkiye’de tarım arazilerinin korunması ve düzenli kullanımının sağlanması hedefleniyor.

Bursa’nın Tarihi Dönüşümü sempozyumda ele alındı Haber

Bursa’nın Tarihi Dönüşümü sempozyumda ele alındı

Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu” tamamlandı. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte, kentin tarihsel gelişimi akademik açıdan ele alındı.İki gün süren sempozyumda farklı üniversitelerden 28 akademisyen, Bursa’nın fethinden Cumhuriyet dönemine uzanan süreçte yaşanan sosyal, kültürel ve ekonomik değişimleri değerlendirdi. Altı oturum halinde gerçekleştirilen programda, tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi farklı disiplinlerden sunumlar yapıldı. Sempozyum sonunda gerçekleştirilen değerlendirme oturumunda, etkinlikte sunulan bildirilerin derlenerek kitap haline getirileceği açıklandı. Hazırlanacak yayının, Bursa’nın tarihine ve kültürel birikimine katkı sunması hedefleniyor.Oturumda söz alan Gürer Gülsevin, sempozyumun amacına ulaştığını belirtirken; Yusuf Ziya Karaaslan, farklı üniversitelerden katılan akademisyenlerin Bursa’nın tarihsel dönüşümüne ilişkin kapsamlı değerlendirmeler sunduğunu ifade etti. Hatice Şahin ise disiplinlerarası yaklaşımın etkinliğe katkı sağladığını dile getirdi. Katılımcılar, sempozyumun Bursa’nın kültürel hafızasının güçlendirilmesine katkı sunduğunu ve benzer akademik çalışmaların sürdürülmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Yıldırım Belediyesi işçi bulma kurumu gibi... Haber

Yıldırım Belediyesi işçi bulma kurumu gibi...

Yıldırım Belediyesi tarafından yürütülen istihdam çalışmaları kapsamında faaliyet gösteren Yıldırım İstihdam Merkezi, son 7 yılda toplam 45 bin 763 kişinin iş bulmasına katkı sağladı. Belediye verilerine göre işe yerleştirilenler arasında 17 bin 53 kadın ile bin 734 özel gereksinimli birey yer aldı.Belediye bünyesinde yürütülen istihdam odaklı çalışmalar; Yıldırım Sosyal İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, kadın eğitim ve girişimcilik merkezleri ile kadın kooperatifleri gibi farklı birimlerin katkısıyla sürdürülüyor. Bu kapsamda iş arayan vatandaşlara yönelik çeşitli eğitim ve destek programları düzenleniyor. Oktay Yılmaz, ilçede yürütülen projelerde insan odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirterek, kentsel dönüşüm ve şehircilik çalışmalarının yanı sıra sosyal ve ekonomik alanlarda da projeler geliştirdiklerini ifade etti. Yılmaz, meslek edindirme programları, istihdam fuarları ve eğitim faaliyetleri dahil olmak üzere istihdama yönelik 49 farklı projenin hayata geçirildiğini kaydetti.Belediye tarafından ayrıca özel sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler doğrultusunda tekstil, otomotiv ve makine gibi sektörlere yönelik mesleki eğitimler veriliyor. Yetkililer, girişimcilik ve eğitim merkezlerinde bugüne kadar 15 bin 450 kişiye mesleki eğitim sağlandığını, kurulan 15 kadın kooperatifi ve birlikleri aracılığıyla da kadınların üretim ve ekonomik hayata katılımının desteklendiğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.