Hava Durumu

#Verim

Yeni Marmara Gazetesi - Verim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım Arazisine kaçak yapıya son: Bağ evi ve bungalov için izin zorunlu, kaçak yapılar yıkılacak Haber

Tarım Arazisine kaçak yapıya son: Bağ evi ve bungalov için izin zorunlu, kaçak yapılar yıkılacak

Resmî Gazete’de yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile tarım arazilerine yapılacak yapılar yeniden düzenlendi. Buna göre, bağ evi, bungalov ve konteyner ev gibi yapıların inşası için kurul izni alınması zorunlu olacak. Kaçak yapılan yapılar için yıkım süresi bir ay olarak belirlendi; belediyeler yıkımı gerçekleştirmezse, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girerek yıkımı sağlayacak ve masrafları belediye bütçesinden tahsil edecek. Yönetmelik kapsamında bağ evi yapımı için en az 5 dönüm arazi şartı aranacak ve yapı taban alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı yapılar inşa edilebilecek ve bir parselde yalnızca bir bağ evi yapılabilecek. Dikili tarım arazisi olarak sınıflandırılan arazilerde ise 30 metrekarelik yapı için 1 dönüm arazi yeterli olacak. Yönetmelik ayrıca, tarım arazilerinin kullanımını denetleyecek “Toprak Koruma Kurulu” oluşturulmasını öngörüyor. Bağ evi, “tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. Dikili tarım arazisi vasfı kazanmış arazilerde ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan, verim, doğal afet veya diğer mücbir sebepler dışında arazi sınıfı beş yıl süreyle değiştirilemeyecek. Bu düzenlemelerle Türkiye’de tarım arazilerinin korunması ve düzenli kullanımının sağlanması hedefleniyor.

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında Haber

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında

Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlesi kapsamında çiftçinin en büyük gider kalemlerinden biri olan gübrede fiyatları yarı yarıya düşürecek önemli bir destek sundu.Belediye iştiraki Tarım Peyzaj A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıldan bugüne kadar 210 bin litre yerli sıvı gübre üretimi gerçekleştirildi.Geçen yıl üretimi başlayan sıvı gübrede bugüne kadar yüzde 100 ve yüzde 50 hibeli olacak şekilde çiftçilere destekte bulunuldu. Nisanda düzenlenecek 2. Büyük Çiftçi Buluşması'nda 5 bin çiftçiye beşer litrelik sıvı gübre hediye edilecek. 5 litrelik sıvı gübreler, 25 dekarlık bahçeye tek seferlik kullanılabilecek.Tarım Peyzaj A.Ş'nin Mustafakemalpaşa'daki tesislerinde sıvı gübre üretimi aralıksız sürerken, ziraat odalarından gelen talep karşılanmaya çalışılıyor. Dört farklı ürünle tam destek Çiftçilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edilen gübreler, bitki gelişimini destekleyen zengin içerikleriyle dikkati çekiyor. Üretimi tamamlanan dört çeşit ürün şöyle: Vitamin kompleksi: Tüm bitkilerde kullanılabilen, organik madde, serbest aminoasit ve çinko takviyeli özel bir karışım. Sıvı çinko: Bitkisel gelişimi tetikleyen özel formül. Sıvı kalsiyum: Ürün kalitesini ve dayanıklılığını artıran takviye. Sıvı bor-çinko: Meyve tutumu ve gelişimi için kritik öneme sahip ikili kombinasyon. Ziraat odaları aracılığıyla yüzde 50 indirimli satış Piyasa şartlarına göre yüzde 50 daha uygun fiyatla çiftçiye ulaştırılan bu gübrelerin satışı, ziraat odaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Yüzde 50 hibeli gübre, savaş nedeniyle ciddi oranda girdi maliyetleri yükselen çiftçilerden büyük ilgi görüyor. Üreticiler, indirimin yanı sıra denedikleri gübrelerin piyasadakilere göre daha kaliteli olduğunu belirterek, verim üzerinde doğrudan olumlu etkisi bulunduğu için de özellikle almak istediklerini kaydetti. "TARIM VE GIDA BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ" Kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.Küresel gelişmelerin ve artan maliyetlerin çiftçi üzerindeki yükünü hafifletmek istediklerini ifade eden Başkan Bozbey, şunları söyledi. "Fide, fidan, gübre, mazot ve sulama hortumu gibi temel girdilerde çiftçimizin yanındayız. Tarımsal üretimin devamlılığı bizim için hayati önem taşıyor. Gıda güvenliği ve tarım, belediyecilik vizyonumuzun birinci önceliğidir. Kırsalda üretimi güçlendirmek adına elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz."

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri Video Galeri

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri

     Bursa'nın Gürsü ilçesinde geçen yıl çıkan yangında yüksek kesimlerde alevlerin arasında yemyeşil kalan iki şeftali bahçesi, bu yıl açan pembe çiçeklerle renklendi.      Geçen yılın temmuz ayında Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasında yükselen alevler, sadece ormanları değil, yürekleri de dağlamıştı. Rüzgarın amansız ıslığıyla beslenen yangın, binlerce dekar yeşil alanı siyaha boyarken, Karahıdır Mahallesi'ne kadar dayanmış, yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmişti. O günlerden geriye, dağların bağrında açılan devasa, kapkara yaralar kaldı. Bugün Gürsu ve Kestel yamaçlarında gezinirken, siyahlaşmış kozalaklar, kömürleşmiş ağaç dalları ve griye çalan çıplak toprak, o kabus dolu günlerin dilsiz tanıkları gibi duruyor. Rüzgar estikçe, yanan ağaçların hüzünlü iniltisi duyuluyor ve geçen yazın ağlatan günlerini hatırlatıyor.      Yükseltilerin arasında, binlerce dekar griye çalan alanın ortasında göz kamaştırıcı bir manzara, bir umut isyanı yükseliyor. Yangının pençesinden sahiplerinin bakımları sayesinden kurtulan, dağların kuytusunda saklı 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle pembe çiçeklere durdu ve büyüleyici bir görsel şölen sundu. Siyah ve pembenin epik savaşı      Doğanın kucağında, siyah ile pembenin epik bir savaşı yaşanıyor adeta. Bir yanda ölümün, yok oluşun ve karanlığın simgesi simsiyah, çıplak yamaçlar; diğer yanda ise yaşamın, yeniden doğuşun ve umudun habercisi, narin ama dirençli pembe şeftali çiçekleri.      Bu manzara, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tefekkür vesilesi. Karamsarlığa, umutsuzluğa kapılan yüreklere, en zifiri karanlığın bile arkasında bir ışık, bir yaşam pırıltısı olduğunu fısıldıyor. Umut çiçekleri Anadolu'nun ruhu      Bu pembe çiçekler, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Anadolu'nun, Türk milletinin dirençli ruhunun da bir yansıması olabilir mi? Yüzyıllardır nice badireler, nice savaşlar, nice doğal afetler atlatmış bu topraklarda, umut hiçbir zaman sönmedi. Her yıkımın ardından yeniden inşa edildi ve her kışın ardından yeniden bahar getirildi.      Karahıdır'daki şeftali bahçesi, bize bu kadim gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyah ile pembenin destansı savaşı, aslında ölüm ile yaşamın, umutsuzluk ile umudun savaşı. Ve bu savaşta zafer, her zaman yaşamın ve umudun oluyor.      Gürsu ve Kestel'in siyah yamaçlarında açan pembe şeftali çiçekleri, sadece Bursa'ya değil, tüm Türkiye'ye umut aşılıyor. Bize, en zor anlarda bile umudu kaybetmemeyi, yeniden doğuşa inanmayı öğretiyor. Siyahların arasında inatla açan, doğayı renklendiren ve yeni bir başlangıcı simgeleyen bu pembe çiçekler, karanlığa sıkılmış bir kurşun, umutsuzluğa atılmış bir tokat gibi görenleri etkiliyor, duygulandırıyor. Çiftçi bu yıldan umutlu      Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden olan ve yanmayan şeftali bahçesinin sahibi Ali Kiraz, geçen yıl yaşanan yangını halen unutamadığını belirterek, "Dağın arkasında başlayan yangın dağ, tepeleri aşarak bizim köye doğru geldi. Mahalleli olarak büyük mücadele verdik ama rüzgara ve alevlere karşı daha fazla savaşamadık. Bahçemizin etrafında birkaç ağaç yandı ama biz alevler gelince terk ettik burayı, yanar dedim ve bahçeyi ağlayarak bırakıp gittim" dedi.      Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük bahçelerinin yangından yara almadan kurtulduğunu ifade ederek, "Şu anda yüzde 80 açtı çiçekler. Bahçemiz pembeye büründü. Şeftali ağaçları siyaha karşı umutla açtıysa biz de umutluyuz gelecekten. Alın teriyle iş yaptığımızın göstergesi, Allah bize yardım ediyor rızkımızı veriyor. Soğuk ve don yapmazsa hava iyi verim alırız inşallah" diye konuştu. Komşuları Hamdi Ülgen'in de bahçesinin yangından aynı şekilde kurtulduğunu anlatan Kiraz, onların bahçesinin de çiçekle renklendiğini kaydetti.

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri Haber

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri

Geçen yılın temmuz ayında Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasında yükselen alevler, sadece ormanları değil, yürekleri de dağlamıştı. Rüzgarın amansız ıslığıyla beslenen yangın, binlerce dekar yeşil alanı siyaha boyarken, Karahıdır Mahallesi'ne kadar dayanmış, yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmişti. O günlerden geriye, dağların bağrında açılan devasa, kapkara yaralar kaldı. Bugün Gürsu ve Kestel yamaçlarında gezinirken, siyahlaşmış kozalaklar, kömürleşmiş ağaç dalları ve griye çalan çıplak toprak, o kabus dolu günlerin dilsiz tanıkları gibi duruyor. Rüzgar estikçe, yanan ağaçların hüzünlü iniltisi duyuluyor ve geçen yazın ağlatan günlerini hatırlatıyor. Yükseltilerin arasında, binlerce dekar griye çalan alanın ortasında göz kamaştırıcı bir manzara, bir umut isyanı yükseliyor. Yangının pençesinden sahiplerinin bakımları sayesinden kurtulan, dağların kuytusunda saklı 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle pembe çiçeklere durdu ve büyüleyici bir görsel şölen sundu. SİYAH VE PEMBENİN EPİK SAVAŞI Doğanın kucağında, siyah ile pembenin epik bir savaşı yaşanıyor adeta. Bir yanda ölümün, yok oluşun ve karanlığın simgesi simsiyah, çıplak yamaçlar; diğer yanda ise yaşamın, yeniden doğuşun ve umudun habercisi, narin ama dirençli pembe şeftali çiçekleri. Bu manzara, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tefekkür vesilesi. Karamsarlığa, umutsuzluğa kapılan yüreklere, en zifiri karanlığın bile arkasında bir ışık, bir yaşam pırıltısı olduğunu fısıldıyor. UMUT ÇİÇEKLERİ ANADOLU'NUN RUHU Bu pembe çiçekler, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Anadolu'nun, Türk milletinin dirençli ruhunun da bir yansıması olabilir mi? Yüzyıllardır nice badireler, nice savaşlar, nice doğal afetler atlatmış bu topraklarda, umut hiçbir zaman sönmedi. Her yıkımın ardından yeniden inşa edildi ve her kışın ardından yeniden bahar getirildi. Karahıdır'daki şeftali bahçesi, bize bu kadim gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyah ile pembenin destansı savaşı, aslında ölüm ile yaşamın, umutsuzluk ile umudun savaşı. Ve bu savaşta zafer, her zaman yaşamın ve umudun oluyor. Gürsu ve Kestel'in siyah yamaçlarında açan pembe şeftali çiçekleri, sadece Bursa'ya değil, tüm Türkiye'ye umut aşılıyor. Bize, en zor anlarda bile umudu kaybetmemeyi, yeniden doğuşa inanmayı öğretiyor. Siyahların arasında inatla açan, doğayı renklendiren ve yeni bir başlangıcı simgeleyen bu pembe çiçekler, karanlığa sıkılmış bir kurşun, umutsuzluğa atılmış bir tokat gibi görenleri etkiliyor, duygulandırıyor. ÇİFTÇİ BU YILDAN UMUTLU Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden olan ve yanmayan şeftali bahçesinin sahibi Ali Kiraz, geçen yıl yaşanan yangını halen unutamadığını belirterek, "Dağın arkasında başlayan yangın dağ, tepeleri aşarak bizim köye doğru geldi. Mahalleli olarak büyük mücadele verdik ama rüzgara ve alevlere karşı daha fazla savaşamadık. Bahçemizin etrafında birkaç ağaç yandı ama biz alevler gelince terk ettik burayı, yanar dedim ve bahçeyi ağlayarak bırakıp gittim" dedi. Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük bahçelerinin yangından yara almadan kurtulduğunu ifade ederek, "Şu anda yüzde 80 açtı çiçekler. Bahçemiz pembeye büründü. Şeftali ağaçları siyaha karşı umutla açtıysa biz de umutluyuz gelecekten. Alın teriyle iş yaptığımızın göstergesi, Allah bize yardım ediyor rızkımızı veriyor. Soğuk ve don yapmazsa hava iyi verim alırız inşallah" diye konuştu. Komşuları Hamdi Ülgen'in de bahçesinin yangından aynı şekilde kurtulduğunu anlatan Kiraz, onların bahçesinin de çiçekle renklendiğini kaydetti.

Topraksız Tarımla Hızlı Üretim Yaptılar Haber

Topraksız Tarımla Hızlı Üretim Yaptılar

Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde 2 yıldır 1 dönüm alan üzerinde topraksız sulu tarımla marul ve salatalık üretimi yapan üretici Hanife Kartal (38), topraklı tarımla 70 günde ürettiği marulu topraksız sulu tarımla 26 günde, 60 günde ürettiği salatalığı ise 30 günde üretiyor. Üretici Hanife Kartal, topraksız sulu tarımla marul ve salatalık yetiştirme süresini kısalttı.  Lapseki ilçesinde 10 yıldır üreticilik yapan Hanife Kartal, topraksız tarım konusunda edindiği tecrübeleri marul ve salatalık yetiştiriciliğinde kullanmaya başladı. Üretici Hanife kartal, Lapseki’de 2 yıl önce 1 dönüm üzerinde topraksız sulu tarımla marul üreticiliğine başladı. Gelen talep üzerine topraksız sulu tarımla salatalık üretimine de geçti. Üretici Hanife Kartal, topraksız sulu tarımla farklı ürünler yetirmek konusunda ar-ge çalışması yaparken, bu alanda daha çok bilgi sahibi olmak için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Lapseki Meslek Yüksekokulu‘ndan Organik Tarım okumaya başladı. Üretici Hanife Kartal, bu girişimciliğiyle bölgedeki diğer kadın çiftçilere de örnek oldu.  1 dönüm alan üzerinde topraksız tarımla marul ve salatalık üretimi yapan üretici Hanife Kartal, topraklı tarımla 70 günde ürettiği marulu topraksız tarımla 26 günde, 60 günde ürettiği salatalığı ise 30 günde üretiyor.  Topraksız tarımla marul ve salatalık üreticiliği yapan Hanife Kartal, 10 yıldır tarımla uğraştığını belirterek, “Maliyetlerin artması üzerine bir araştırmaya girdim. Karşıma topraksız tarım çıktı. Topraksız tarımın avantajlarını araştırdım. Avantajların gayet iyi olduğunu, birim alandan çok fazla verim olduğunu, sağlıklı ve kaliteli ürün alındığını öğrendim. Yaklaşık iki senedir topraksız tarımla uğraşmaya başladım. Topraksız tarım, topraklı tarıma göre çok avantajlı. İlaç girdi olayı çok az. Özellikle su tasarrufu yapıyorsunuz. Küresel ısınmadan dolayı suyun önemi daha çok arttı. Su hayattır. Bu sistemde yüzde 90 su tasarrufu sağlanıyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Lapseki Meslek Yüksekokulu‘ndan Organik Tarım okuyorum. Bu işe başladıktan sonra kendimi daha fazla nasıl geliştirmeliyim diye düşünürken sınavlara girdim. Bu bölüme yerleştim. Hocalarımın tavsiyesi üzerine daha güzel bilgilerle işimi ilerletiyorum. Önce marulla başladık. Daha sonra artan talep üzerine salatalık üretimini devam ettirmeye başladık. Yaklaşık bir dönüm üzerinde çalışmalarımız var. Önce açık alanda başladık. Üretimimizi 12 aya ilerletmek istediğimiz için yarı kapalı, yarı açık alanda devam ediyoruz. Altı ay açık, altı ay kapalı olarak sistemimiz çalışıyor. Salatalık yetiştiriciliğimizde aylık 1.5-2 ton civarında bir verim alıyoruz. Marulda da 30 günde bir hasadımız var. Salatalık da toprağa göre çok hızlı bir gelişim sağladık 26’ncı gün hasata başladık. Toprakta bu 60-70 güne varabiliyordu. Marulda da aynı şekilde 45 ile 60 günde hasat olurken, biz 30 günde hasatımızı yapıyoruz. Birim alandan çokça ve kaliteli sağlıklı ürünler elde ediyoruz. Kadın çiftçi olarak çevreme etkisi oldu. Olumlu tepkiler alıyorum ve herkese öneriyorum. Kesinlikle kendilerine inansınlar, inanmak başarının yarısıdır. Umutlarını ve inançlarını hiçbir zaman kaybetmesinler” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.