Hava Durumu

#Yapay Zeka

Yeni Marmara Gazetesi - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye nüfusunun yüzde 14,8'ini genç nüfus oluşturdu Haber

Türkiye nüfusunun yüzde 14,8'ini genç nüfus oluşturdu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Gençlik verilerini açıkladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi oldu. Genç nüfus, toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturdu. Genç nüfusun yüzde 51,2'sini erkek nüfus, yüzde 48,8'ini ise kadın nüfus oluşturdu. BM tanımına göre 15-24 yaş grubunu içeren genç nüfus, 1950 yılında toplam nüfusun yüzde 20,8'ini oluştururken bu oran, 2025 yılında yüzde 14,8 oldu. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,2, 2060 yılında yüzde 10,3, 2080 yılında yüzde 8,8 ve 2100 yılında yüzde 9,6 olacağı öngörüldü. Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,4, 2060 yılında yüzde 9,2, 2080 yılında yüzde 7,2, 2100 yılında yüzde 7,2 olacağı öngörüldü. Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040 yılında yüzde 12,0, 2060 yılında yüzde 11,1, 2080 yılında yüzde 9,8, 2100 yılında yüzde 11,4 olacağı öngörüldü. Türkiye'nin genç nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu. AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2 ile Hollanda ve Danimarka olduğu görüldü. Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya oldu. Türkiye'nin genç nüfus oranının yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü. Genç nüfus oranı dünya ortalaması, 2025 yılında yüzde 15,6 oldu. Türkiye'nin genç nüfus oranın dünya genç nüfus ortalamasının altında olduğu görüldü. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 20,4 ile Şırnak oldu ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 20,0 ile Hakkari, yüzde 19,8 ile Siirt izledi. Genç nüfus oranının en düşük olduğu il yüzde 11,7 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 11,9 ile Ordu ve yüzde 12,0 ile Muğla izledi. Genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü Genç nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17 yaş grubunda, yüzde 20,4'ünün 18-19 yaş grubunda, yüzde 29,2'sinin 20-22 yaş grubunda ve yüzde 20,1'inin ise 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü. Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki gençler için 64,3 yıl oldu Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Türkiye'de çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu görüldü. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Genç erkek nüfusun 2025 yılında yüzde 96,8'inin hiç evlenmemiş, yüzde 3,1'inin evli, yüzde 0,1'inin boşanmış olduğu görülürken genç kadın nüfusun yüzde 88,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 10,7'sinin evli, yüzde 0,4'ünün ise boşanmış olduğu görüldü. En fazla göç hareketliliği 15-24 yaş grubundaki gençlerde eğitim nedeniyle oldu İç Göç İstatistiklerine göre Türkiye'de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu nedenle gençlerin 448 bin 826'sının eğitim, 102 bin 660'ının işe başlamak veya iş bulmak ve 79 bin 831'inin ise hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç nedeniyle göç ettiği görüldü. Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 46,3 oldu Türkiye'de yükseköğretim net okullaşma oranı, 2024/'25 öğretim yılında yüzde 46,3 oldu. Yükseköğretim net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde bu oran yüzde 39,9, kadınlarda ise yüzde 53,0 oldu. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre gençlerde işgücüne katılma oranı, 2024 yılında yüzde 47,2 iken 2025 yılında yüzde 47,6 oldu. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 59,5 iken 2025 yılında yüzde 60,1, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 34,0 iken 2025 yılında yüzde 34,3 oldu. Gençlerde işsizlik oranı, 2024 yılında yüzde 16,3 iken 2025 yılında yüzde 15,3 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı 2024 yılında yüzde 13,1 iken 2025 yılında yüzde 11,7, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 22,3 iken 2025 yılında yüzde 22,1 oldu. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2024 yılında yüzde 22,9 iken 2025 yılında yüzde 23,3 oldu. Genç erkeklerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı 2024 yılında yüzde 16,2 iken 2025 yılında yüzde 16,3, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 30,1 iken 2025 yılında yüzde 30,9 oldu. İstihdamdaki gençlerin yüzde 57,9'u hizmet sektöründe yer aldı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre genç nüfusun istihdam oranı, 2024 yılında yüzde 39,5 iken 2025 yılında yüzde 40,3'e yükseldi. Genç erkeklerde istihdam oranı 2024 yılında yüzde 51,7 iken 2025 yılında yüzde 53,0, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında yüzde 26,4 iken 2025 yılında yüzde 26,7 oldu. Genç nüfusun istihdamı sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025 yılında yüzde 11,6'sının tarım sektöründe, yüzde 30,5'inin sanayi sektöründe, yüzde 57,9'unun ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 11,0'ının tarım sektöründe, yüzde 36,6'sının sanayi sektöründe, yüzde 52,4'ünün hizmet sektöründe yer aldığı görülürken genç kadınların yüzde 12,9'unun tarım, yüzde 17,7'sinin sanayi, yüzde 69,5'inin ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. Gençlerin yüzde 54,4'ü mutlu olduğunu belirtti Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 53,3 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 13,0 oldu. Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 54,4 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 11,9 oldu. Kendini mutlu olarak hisseden 18-24 yaş grubundaki erkek nüfusun oranı yüzde 52,3 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 13,3 oldu. Kendini mutlu hissettiğini belirten 18-24 yaş grubundaki genç kadın nüfusun oranı yüzde 56,7 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 10,4 oldu. Gençlerin mutluluk kaynağı olarak sağlık, ilk sırada yer aldı Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,8 ile başarı, yüzde 16,6 ile para izledi. Mutluluk kaynağı cinsiyete göre incelendiğinde, genç erkeklerde yüzde 33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 24,2 ile para ve yüzde 21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 23,8 ile başarı ve yüzde 20,1 ile sevgi takip etti. Genel sağlık durumundan memnun olduğunu belirten gençlerin oranı yüzde 87,2 oldu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyet oranı 2025 yılında yüzde 68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyet oranının 2025 yılında yüzde 87,2 olduğu görüldü. Bu oran genç erkeklerde yüzde 88,2, genç kadınlarda ise yüzde 86,2 oldu. Gençlerin yüzde 75,5'i işinden memnun olduğunu belirtti Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında, gençlerin yüzde 75,5'i çalıştığı işinden memnun olduğunu, yüzde 52,0'ı elde ettiği kazançtan memnun olduğunu belirtti. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı yüzde 77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet oranı yüzde 54,0 olurken genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 70,8 ve yüzde 47,5 olarak gerçekleşti. Gençlerin yüzde 73,0'ı almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında, gençlerin yüzde 73,0'ı şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran genç erkeklerde yüzde 72,3 iken genç kadınlarda yüzde 73,7 oldu. Genç kadınlar en fazla psikolojik şiddete maruz kaldı Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet ilk sırayı alırken, bunu yüzde 7,3 ile dijital şiddet, yüzde 5,8 ile ısrarlı takip, yüzde 4,6 ile ekonomik şiddet, yüzde 3,8 ile fiziksel şiddet ile yüzde 1,8 ile cinsel şiddet izledi. Gençlerin yapay zeka kullanma oranı yüzde 39,4 oldu Yapay Zeka İstatistiklerine göre 2025 yılında internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı yüzde 39,4 oldu. Üretken yapay zeka kullanan gençler cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın genç erkeklerde yüzde 38,3, genç kadınlarda ise yüzde 40,5 olduğu görüldü. Yapay zeka kullanan gençlerin yüzde 75,3'ü özel amaçlar için, yüzde 53,9'u örgün eğitim için, yüzde 19,7'si ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü. Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin kullanmama nedenlerinin; yüzde 80,7 ile yapay zekaya ihtiyaç duyulmaması, yüzde 8,2 ile yapay zekanın nasıl kullanılacağının bilinmemesi, yüzde 8,1 ile yapay zekanın varlığından haberdar olunmaması ve yüzde 2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu Haber

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu

Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "Fabrikaların içerisinde yatan fabrikaları keşfetmek istiyoruz" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "Veriyi doğru okuyarak hareket etmek zorundayız" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "Trump gelerek olayı bozdu" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti., "Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "Vatandaş benimsemiyorsa reçete tutmuyor" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi., "Kitleler mantığın değil menfaatin peşinde koşuyor" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "Dijitalleşme dünyanın en önemli başlıklarından biri" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

Tarımın başkentinde dijital devrim Haber

Tarımın başkentinde dijital devrim

Akıllı tarımın Türkiye'de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin "e-Devleti" niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri' entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu'da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye'nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu'da, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu'da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi'nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. Başkan Işık, "Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor. Çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor. Sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken, don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor" dedi. GÜRTAM'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi olduğunu belirten Işık, "Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye'nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor" diye konuştu. İstihdamın da dijitalle iş arayan ve iş veren olmak üzere aynı uygulamada buluşturacaklarını belirten Başkan Işık, "106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR'un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor" dedi. 'BİRYERDEN' uygulaması ile belediyenin vatandaşın cebinde olduğunu belirten Işık, "Gürsu Belediyesi, vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulamasıyla, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı'na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor" şeklinde konuştu. Tasarruf ve hibe alanında Türkiye'nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Mustafa Işık, "Coğrafi Bilgi Sistemi'ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Türkiye'de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak" diye konuştu. Tanıtım programının ardından Başkan Işık, yöneltilen soruları cevapladı.

BTÜ ortaokul ve lise öğrencilerini robotlarla tanıştıracak Haber

BTÜ ortaokul ve lise öğrencilerini robotlarla tanıştıracak

BTÜ, gençlerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırmaya yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. BTÜ Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından hazırlanan "Robot Köpeklerle Geleceğe Adım: Yürüyen Teknolojiler" başlıklı proje, Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje ile ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerin bacaklı robot teknolojilerine yönelik farkındalıklarının artırılması ve bu alanda temel bilgi ve beceriler kazanmaları hedefleniyor. Günümüzde arama-kurtarma faaliyetlerinden savunma sanayiine kadar geniş kullanım alanına sahip olan bacaklı robotların çalışma prensipleri, öğrencilere teorik ve uygulamalı eğitimlerle aktarılacak. 80 öğrenciye uygulamalı robotik eğitimi Bursa genelinde eğitim gören 7. ve 8. sınıf ile 9. ve 10. sınıf düzeyindeki toplam 80 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilecek proje, 29 Haziran - 2 Temmuz 2026 ve 31 Ağustos- 3 Eylül 2026 tarihleri arasında iki ayrı dönem halinde düzenlenecek. Özellikle bilim ve teknolojiye ilgi duyan öğrencilerin seçileceği programda katılımcılar, robotik alanında erken yaşta deneyim kazanma fırsatı elde edecek. Dört aşamalı eğitim Proje kapsamında öğrenciler dört ana başlıkta eğitim alacak. İlk aşamada robotik teknolojilerin temelleri ve bacaklı robotların kullanım alanları anlatılacak. Ardından öğrenciler, robotların programlanması ve kontrolü üzerine uygulamalı çalışmalar gerçekleştirecek. Sürecin devamında kendi robot projelerini simülatif ortamda tasarlayan öğrenciler, final aşamasında geliştirdikleri projeleri gerçek robotlar üzerinde test ederek yarışma ortamında sergileyecek. Eğitimler, BTÜ'nün robotik, elektronik ve mekatronik laboratuvarlarında uygulamalı olarak gerçekleştirilecek. Proje sonunda öğrencilerin robotik tasarım ve programlama becerilerinin gelişmesi, takım çalışması ve problem çözme yetkinliklerinin artması hedefleniyor. Gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlıyoruz Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Üniversite olarak yalnızca akademik eğitimle sınırlı kalmıyor, gençlerimizi erken yaşta bilim ve teknolojiyle buluşturmayı önemsiyoruz. Bu proje ile yalnızca üniversite öğrencilerimizin değil ortaokul ve lise öğrencilerimizin robotik ve yapay zekâ alanlarına ilgisini artırarak onları geleceğin teknolojilerine hazırlamayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Alanında uzman akademik kadro görev alacak Proje, BTÜ Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü iş birliğinde yürütülecek. Projenin yürütücülüğünü Dr. Öğretim Üyesi Ekrem Düven üstlenirken, Prof. Dr. Gökhan Gelen, Doç. Dr. Murat Peker, Dr. Öğretim Üyesi Selma Yılmazyıldız Kayaarma ve Araştırma Görevlisi Dursun Alp Kızılöz eğitici kadroda yer alacak. Ayrıca mekatronik mühendisliği bölümü 3 ve 4'ncü sınıf öğrencileri de rehber olarak projeye destek verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.