Bursa Barosu, Bursa Valiliği'nin Orhangazi ilçesinde kurulu bulunan Döktaş Dökümcülük’e ek tesis kurması için verdiği “ÇED kapsamı dışındadır” kararının yürütmesinin durdurulması talebiyle açtığı davanın ardından, Orhangazi Belediyesi tarafından verilen yapı ruhsatının iptâli için de dava açtı.

Valiliğin kararına karşı açılan davanın ardından Orhangazi Belediyesi'nin de tesis için inşaat ruhsatı verdiği duyumları üzerine Av. Sedat Ata ve Bursa Barosu Çevre Komisyonu üyesi Av. Erol Çiçek, belediyeye dilekçeyle tesis için yapı ruhsatı verilip verilmediğini sordu. Belediye son dilekçeye verdiği cevapta ruhsat verdiğini bildirdi. Fakat ruhsat kopyası talebini “ruhsat evrakı mal sahibine yönelik” olduğu gerekçesiyle reddetti.
Belediyenin ruhsat verdiğini açıklaması üzerine, yürütmesinin durdurulması ve iptâli talebiyle açılan dava Bursa 2. İdare Mahkemesi’nde 2021/1425 E. sayılı dosyada görülecek.
Daha önce, söz konusu fabrikayı işleten Finlandiyalı Componenta Şirketi’ne aynı fabrika alanı içinde yine ek tesis için verilen yapı ruhsatı, Bursa İdare Mahkemesi'nce iptal edilmiş (2014); karar Danıştay 6. Dairesi tarafından 2016 yılında onanmıştı.
Emsâl kararın iptâl gerekçesinde “ülkemizin korunması gerekli doğal hayat alanı ve su havzası olan İznik Gölü'ne ait koruma alanı içinde ve 1/100.000 ölçekli planda irdelenecek sanayi alanında diğer bir deyişle mevcut kullanımı üst ölçekli plan kararları ile çeliştiği için 1/100.000 ölçekli plan kararları ve uygulama hükümleri doğrultusunda tekrar ele alınarak sağlıklaştırılması gereken alanda kalan metal döküm tesisine mevcut kapasitesini ve çalışma, inşaat alanını genişletecek şekilde izin ve ruhsat verilmesinin 1/100000 ölçekli plan ve plan hükümlerine, 1/25000 ölçekli plan ve plan hükümlerine, İznik Gölü havzası koruma ilkelerine ve ilgili mevzuata aykırı olduğu” sonucuna varılmıştı.
Bu davada yürütmeyi durdurma kararının geç verilmesinden dolayı tesis inşaatı bitmişti. Ruhsat iptali kararı ise belediye tarafından bugüne kadar uygulanmadı. O günden bugüne tesisin bulunduğu bölgenin hukuki statüsünde hiçbir değişiklik olmamasına rağmen yeni bir ruhsat verilmesinin suç olduğu ifade edilen Bursa Barosu açıklamasında şöyle denildi:
“Yürütmesinin durdurulması ve iptalini istediğimiz son işlem, açıkça mahkeme kararlarını yok sayma anlamına gelmektedir. Orhangazi Belediyesi ve fabrika yetkilileri mahkeme kararını yok saymalarına rağmen, bir yaptırımla karşılaşmamalarından cesaret almış olsa gerek, bir kez daha, bilerek ve isteyerek yeni bir hukuksuzluğa kalkışmakta tereddüt etmemişlerdir.
Oysa ek tesisin yapımının planlandığı alan, İznik Gölü Sulak Alanı Tampon Bölgesi’nde kalmakta, metal üretimi ve işlenmesinin de sulak alan koruma bölgelerinde yapılması yasak olan faaliyetler arasında yer aldığı bilinmektedir.
Üzülerek izlemekteyiz ki, Türkiye Cumhuriyeti kurumları ve memurları, hukuka aykırı, ticari çıkarları gözetmek için suç teşkil eden eylemlere katılmakta; Türk milleti adına yargı yetkisini kullanan mahkeme kararlarını yok sayarak, tıpkı Cargill sürecinde olduğu gibi, Türk Milleti’nin egemenlik hakkına tecavüzde bulunmaya devam etmektedirler.”