Tek otobüsle başlayan tutku, klasik otobüs müzesine dönüştü
Tek otobüsle başlayan tutku, klasik otobüs müzesine dönüştü
Bursa'da bir otobüsün restorasyonuyla başlayan tutku, yıllar içerisinde 16 araçlık koleksiyona dönüştü. 1950 ve 1960'lı yıllardan kalma otobüsleri yeniden ayağa kaldıran otobüs sahibi Bilal Acar ile restorasyon ustası Ahmet Canbaz, Türkiye'nin toplu taşıma geçmişini gelecek nesillere aktarmak amacıyla otobüs müzesi kurmaya hazırlanıyor.
Haber Giriş Tarihi: 22.08.2026 17:32
Haber Güncellenme Tarihi: 22.08.2026 17:34
Kaynak:
İHA
Ekip, araçların dönemine uygun olması için bulunması güç orijinal parçaları adeta yapboz gibi yurt içi ve yurt dışından temin ediyor.
Bursa'da klasik otobüslere gönül veren Bilal Acar'ın yaklaşık 4-5 yıl önce bir otobüs alarak restorasyon için Ahmet Canbaz'a getirmesiyle başlayan süreç, kısa sürede büyüdü. Bir aracın ardından "Bunu da alalım, şunu da alalım" diyerek farklı dönemlere ait otobüsleri koleksiyona dahil eden Acar, zaman içerisinde araç sayısının 16'ya ulaşmasıyla müze kurma kararı aldı.
Tek otobüsle başladı müzeye dönüştü
Otobüs sahibi Bilal Acar, çalışmaların başlangıçta tek bir araç üzerinden ilerlediğini belirterek, zamanla koleksiyon fikrinin ortaya çıktığını söyledi. Acar, amaçlarının yalnızca eski araçları bir araya getirmek olmadığını, Türkiye'nin toplu taşıma tarihini gelecek nesillere göstermek istediklerini ifade etti. Özellikle 1950'li yıllarda kullanılan otobüslerin dönemin ulaşım şartlarını yansıttığını anlatan Acar, geçmişte insanların Doğu ve Karadeniz'den İstanbul'a günler süren yolculuklar yaptığını belirterek, o dönemin otobüslerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Müze için hazırlanan otobüslerin restorasyonunda en büyük zorluklardan biri ise yıllar önce üretimden kaldırılan parçaları bulmak. Restorasyon ustası Ahmet Canbaz ve Acar, araçları mümkün olduğunca orijinal haline döndürmek için Türkiye'de bulunmayan parçaların izini sürüyor.
Bazı parçalar Almanya başta olmak üzere yurt dışından temin edilirken, yıllarca depolarda veya özel koleksiyonlarda saklanmış parçalar da araştırılarak araçlarla yeniden buluşturuluyor. Kimi zaman tek bir parçanın bulunmasının dahi uzun yıllar sürdüğü belirtilirken, bulunan parçalar adeta bir yapbozun parçaları gibi araçların üzerinde yerini alıyor.
1966 model Mercedes-Benz otobüsün orijinal Hella stop lambalarının yanı sıra Mercedes 321 modeline ait orijinal far ve stop parçalarının da tesadüfen bulundukları ifade edilirken, bazı parçaların ise araçların restorasyonu başlamadan yıllar önce satın alınarak saklandığı aktarıldı.
Tamamen el işçiliğiyle gerçekleştirilen restorasyonlarda bir aracın tamamlanması 1-2 yılı bulabiliyor. Üretimlerinin üzerinden onlarca yıl geçmesi nedeniyle parçaları bulunamayan otobüslerde ise restorasyon süreci daha da uzayabiliyor.
Koleksiyonda 1950 ve 1960'lı yıllardan kalma çok sayıda otobüs bulunurken, amaç her aracı mümkün olduğunca kendi döneminin özelliklerini taşıyacak şekilde yeniden hayata geçirmek.
"Geçmişi göstermemiz lazım"
Bilal Acar, otobüs müzesini gelecek nesillere geçmişteki ulaşım şartlarını göstermek için kurmak istediklerini belirterek, "Kendimiz de toplu taşımacılığın nereden nereye geldiğini bizden sonraki nesillere göstermemiz lazım. İnsanlar 1950'li yıllarda bulunan otobüslerle Doğu'dan, Karadeniz'den İstanbul'a iki günde, üç günde gelmiş. Bunları yaşatmamız lazım. Bizden sonraki nesillerin bunları görmeleri lazım" dedi.
16 otobüslük koleksiyonun daha geniş bir alanda sergilenmesi için de hazırlık yapılıyor. İzmit'de yaklaşık 3 dönümlük yeni bir alan üzerinde proje çalışması yürütülürken, onayların ardından ofis, atölye ve araçların korunacağı kapalı alanların oluşturulması planlanıyor.
Koleksiyonun tamamlanmasıyla birlikte ziyaretçilerin yalnızca eski otobüsleri görmesi değil, Türkiye'de toplu taşımacılığın geçirdiği değişime de tanıklık etmesi hedefleniyor. Geçmişin ulaşım kültürünü korumak için çalışmalarını sürdüren Acar ve Canbaz, "Geçmişe sahip olmak güzel bir şey. Geçmişi unutmadan ilerlemek daha da güzel bir şey" anlayışıyla otobüsleri gelecek nesillere bırakmayı amaçlıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Tek otobüsle başlayan tutku, klasik otobüs müzesine dönüştü
Bursa'da bir otobüsün restorasyonuyla başlayan tutku, yıllar içerisinde 16 araçlık koleksiyona dönüştü. 1950 ve 1960'lı yıllardan kalma otobüsleri yeniden ayağa kaldıran otobüs sahibi Bilal Acar ile restorasyon ustası Ahmet Canbaz, Türkiye'nin toplu taşıma geçmişini gelecek nesillere aktarmak amacıyla otobüs müzesi kurmaya hazırlanıyor.
Ekip, araçların dönemine uygun olması için bulunması güç orijinal parçaları adeta yapboz gibi yurt içi ve yurt dışından temin ediyor.
Bursa'da klasik otobüslere gönül veren Bilal Acar'ın yaklaşık 4-5 yıl önce bir otobüs alarak restorasyon için Ahmet Canbaz'a getirmesiyle başlayan süreç, kısa sürede büyüdü. Bir aracın ardından "Bunu da alalım, şunu da alalım" diyerek farklı dönemlere ait otobüsleri koleksiyona dahil eden Acar, zaman içerisinde araç sayısının 16'ya ulaşmasıyla müze kurma kararı aldı.
Tek otobüsle başladı müzeye dönüştü
Otobüs sahibi Bilal Acar, çalışmaların başlangıçta tek bir araç üzerinden ilerlediğini belirterek, zamanla koleksiyon fikrinin ortaya çıktığını söyledi. Acar, amaçlarının yalnızca eski araçları bir araya getirmek olmadığını, Türkiye'nin toplu taşıma tarihini gelecek nesillere göstermek istediklerini ifade etti. Özellikle 1950'li yıllarda kullanılan otobüslerin dönemin ulaşım şartlarını yansıttığını anlatan Acar, geçmişte insanların Doğu ve Karadeniz'den İstanbul'a günler süren yolculuklar yaptığını belirterek, o dönemin otobüslerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Müze için hazırlanan otobüslerin restorasyonunda en büyük zorluklardan biri ise yıllar önce üretimden kaldırılan parçaları bulmak. Restorasyon ustası Ahmet Canbaz ve Acar, araçları mümkün olduğunca orijinal haline döndürmek için Türkiye'de bulunmayan parçaların izini sürüyor.
Bazı parçalar Almanya başta olmak üzere yurt dışından temin edilirken, yıllarca depolarda veya özel koleksiyonlarda saklanmış parçalar da araştırılarak araçlarla yeniden buluşturuluyor. Kimi zaman tek bir parçanın bulunmasının dahi uzun yıllar sürdüğü belirtilirken, bulunan parçalar adeta bir yapbozun parçaları gibi araçların üzerinde yerini alıyor.
1966 model Mercedes-Benz otobüsün orijinal Hella stop lambalarının yanı sıra Mercedes 321 modeline ait orijinal far ve stop parçalarının da tesadüfen bulundukları ifade edilirken, bazı parçaların ise araçların restorasyonu başlamadan yıllar önce satın alınarak saklandığı aktarıldı.
Tamamen el işçiliğiyle gerçekleştirilen restorasyonlarda bir aracın tamamlanması 1-2 yılı bulabiliyor. Üretimlerinin üzerinden onlarca yıl geçmesi nedeniyle parçaları bulunamayan otobüslerde ise restorasyon süreci daha da uzayabiliyor.
Koleksiyonda 1950 ve 1960'lı yıllardan kalma çok sayıda otobüs bulunurken, amaç her aracı mümkün olduğunca kendi döneminin özelliklerini taşıyacak şekilde yeniden hayata geçirmek.
"Geçmişi göstermemiz lazım"
Bilal Acar, otobüs müzesini gelecek nesillere geçmişteki ulaşım şartlarını göstermek için kurmak istediklerini belirterek, "Kendimiz de toplu taşımacılığın nereden nereye geldiğini bizden sonraki nesillere göstermemiz lazım. İnsanlar 1950'li yıllarda bulunan otobüslerle Doğu'dan, Karadeniz'den İstanbul'a iki günde, üç günde gelmiş. Bunları yaşatmamız lazım. Bizden sonraki nesillerin bunları görmeleri lazım" dedi.
16 otobüslük koleksiyonun daha geniş bir alanda sergilenmesi için de hazırlık yapılıyor. İzmit'de yaklaşık 3 dönümlük yeni bir alan üzerinde proje çalışması yürütülürken, onayların ardından ofis, atölye ve araçların korunacağı kapalı alanların oluşturulması planlanıyor.
Koleksiyonun tamamlanmasıyla birlikte ziyaretçilerin yalnızca eski otobüsleri görmesi değil, Türkiye'de toplu taşımacılığın geçirdiği değişime de tanıklık etmesi hedefleniyor. Geçmişin ulaşım kültürünü korumak için çalışmalarını sürdüren Acar ve Canbaz, "Geçmişe sahip olmak güzel bir şey. Geçmişi unutmadan ilerlemek daha da güzel bir şey" anlayışıyla otobüsleri gelecek nesillere bırakmayı amaçlıyor.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler