Hava Durumu

Altının derdi çukur kahveyi de gerdi !

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2024 14:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2024 14:11

Bir arkadaşımın daveti ile iş yerini ziyaret ettim.Tesis güzel, üretim de söylediğine göre yeterliymiş ve de ülkenin önemli bir firmasına tekstilin önemli bir çeşidini ürettiği için bir durgunluk, bir sıkıntı falan da hissetmiyormuş.

Söz konusu firmada duyduğum ve gördüklerim, haber bütenlerinin sıkıcı, ürkütücü ve de moral bozucu konularına ve de alış verişe çıktığımda gördüklerime hiç benzemiyordu. Az da olsa moralli ayrıldım yanından…

Sonra da çukur kahveye bir uğrayayım dedim. İçerde acayip bir sessizlik vardı. Üstelik yakında hiç rastlamadığım biçimde gazete okuyanlara rastladım. Galiba merak uyandıran da İliç’teki maden kazasıydı. Çayını yudumlayanların cümleleri buna işaret ediyordu. Her zaman kahveye gelemeyen prof  lakaplı Mithat abi tok bir ses ile derdini anlatmaya çalışıyordu. “ Yahu böyle bir şey olur mu, adamlar kendi ülkelerinde yasak olan bu tür maden aramasını Türkiye’de yapıyo, üstelik milyonlarla  ifade edilen ülkemize olan vergi borcu da siliniyo, yetmiyo havayı suyu kirletiyorlar. Haa bakın bu da yetmemiş bir de bizim insanımızı, emekçimizi ve maden şirketlerimizi alaya almışlar. ‘Siz taş kırma ve taşıma işini çok iyi yapıyosunuz’ demiş bir yöneticileri …

Düpedüz alay bu be…”

İçerdekilerin bir bölümü bunu pek anlamamıştı. Büyük bir fabrikadan emekli olan delikanlı Tahir hemen devreye girdi, kısa sessizlikten sonra… “Mithat abi, iş baştan kopmuş zaten. Madenin olduğu bölgeden fay hattı geçiyomuş, bunu bile bile izin vermişler,hatta daha önce haritada olan hattı çıkarmışlar. Sonra da çevreye de  zararı yok demişler. Yakın köylerdeki çiftçiler hayvan besleyenle, bu  şartlardan işi bırakmak zorunda kalınca, her haneye bayağı iyi bir para vermiş namussuzlar…Ben böle de…”  Mithat abi sus işareti yapınca Tahir de frene bastı. Kısa bir sessizlik sonra da komik Tayfun devreye giriverdi. “Bırakın onu bunu, her şeye zam, sadece bizim maaşlara sadaka…Ulan şansa bak be, hükümet evlenecek gençlere düğün yardımı yapcakmış. En azından düğün gününü kurtarır bu para... Ama bizim oğlan otuzu geçti, bu yardımı alamıycak. Çünkü başta 28 yaşını geçenler dediler, şimdi de yardımı hak etmek için otuz yaşın altında olunacakmış. Bu gariplerde evlilikte yaşa takılanlar diye tarihe geççek. Benim derdim bu arkadaş Erzincan’dan anlamam…”  Şair Mikail sohbet dışı kalır mı ? “Hooopp fren yap. Erzincan’dan anlamam diyon ama Bursa’yı bilmiyon. Bizim de yeni bir fayımız çıkmış ortaya…Doksan küsur kilometre uzunluğundaymış, hem de  yediden büyük deprem yaparmış.” Bu sözler kahvenin havasını buza çevirmişti. Memur Orhan ince bir noktaya giriverdi bu arada. “Bu gün olmaz yarın olur, biz göçtükten sonra da olur bu deprem…Onun için iki katlı evinizin kıymetini bilin. Üç beş kuruşa satmaya kalkmayın. Bizim hem yapımız hem de evimizin temelleri derin ve sağlam. Önce zemin önemli deprem için…” Konu bir oradan bir buraya gidip geliyordu sürekli…Tayfun moralsiz olmasına rağmen yine de  havayı yumuşatma işini üstlenmişti. “Televizyonda gördüm , Kırklareli’nde bir kadın başkan adayı, roman havasından seçim türküsü yaptırmış. Hem söylüyolar, hem de şimdiki CHP adayı başkanın eksiklerini, vaat edip yapamadıklarını sayıyolar, hem de saydırıyolar…Arada bir de ohh, ohhh diye tempo tutuyolar. İşte böyle olacak aga seçim çalışması…Hem gülcen, hem de söyleycen aksaklıkları. Helal olsun kadına, hem de MHP adayıymış.”

Hava biraz yumuşamıştı bu olaydan dolayı. Söz TV haberlerinden açılınca, Yörük  Himmet abi devreye giriverdi aniden… “Duydunuz mu arkadaşlaa, bir spiker diyo ki  ‘Eskiden bir Türk dünyaya bedel derdik, meğer bir Alman emeklisi beş Türk emeklisine bedelmiş. Neden mi, hemen söyleycem…Çünkü bir Alman emeklisinin maaşı, bizim emeklilerin beş katı kadarmış. Ne güzel demi…? Hani bizi kıskanıyodu her millet, Almanlar dahil…Nede kaldı bu durum şimdi…Hiç kanmeycen bu politikacılara, sürekli gandırıyola bizi…”

Konular insanı bir taraftan alıp, diğer tarafa adeta fırlatıyordu. Daha fazla tadımız kaçmasın diye ben de çayımı içip kendi dünyama geri dönmeye karar verdim ve yola koyuldum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.